Sendika binasında gerçekleştirilen toplantıda merkez ve ilçe yönetim kurulu üyeleri katıldı. Toplantıda bir konuşma yapan Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Mahir Barışan, sendikanın çeyrek asırlık mücadelelerinde hak ve batıl mücadelesinde her zaman hakkın yanında yer aldığını ifade etti. Sendikanın hiçbir zaman çizgisinden sapmadığını ve belirlediği istikamette hareket ederek faaliyet gösterdiğini vurgulayan Mahir Barışan, "Bizler bu teşkilatın mensubu ve neferleri olarak ne kadar iftihar etsek azdır. Kurulduğumuz günden bugüne ayağımıza vurulan prangaları söküp atmak medeniyet değerlerimizle bezenmiş bir sistem inşa etmek için mücadele ettik ve iyiliği yerleştirmek kötülüğü ortadan kaldırmak için mücadelemiz devam etmektedir" dedi.
“BİZİM NE KADAR BÜYÜK BİR TEŞKİLAT OLDUĞUMUZU BİLİYORLAR”
Ülkenin en nitelikli teşkilatı olarak verdikleri mücadele neticesinde geldikleri noktanın son derece önemli ve kıymetli olduğunu dile getiren Başkan Barışan, "Sadece özlük ve emek mücadelesini vermedik aynı zamanda yasakların kaldırılması içinde mücadele verdik. Katsayı sorunu, başörtüsü sorunu, cuma namazı izni, 4+4+4 ile eğitim ve öğretimin kademeli hale getirilmesi, en son helal gıda sertifikası ve hac izni gibi kazanımlar elde etmemiz, geldiğimiz noktayı göstermek adına önemlidir. 28 Şubat`ta, 27 Nisan E-muhtırasında, 17-25 Aralık ile en son 15 Temmuz hain darbe kalkışmasında bu teşkilatın duruşunu dost düşman herkes görmüştür. Ama görüyoruz ki, bizimle dikenli yollarda revan olduğunu söyleyenler, refik olmak için yarışanlar, iş yanlış giden şeyleri düzeltmek olunca sistemin kanatları altına girerek defansif bir tutum takınmakta herhangi bir beis görmemektedirler. Küçük, lokalize örgütlenmelere verdikleri değer ve itibarın aynısını bize göstermekte imtina etmektedirler. Aslında onlar bizim ne kadar büyük bir teşkilat olduğumuzu biliyorlar. Şu iyi bilinmelidir ki, onların bu ikircikli tavırları büyümemizi ve yürüyüşümüzü engellemeyecektir. Bizler ihya ve inşa sürecinde sadece Yüce Allah`ın rızasını gözeterek mücadelemize devam edeceğiz. Yürümek için ilk adımı attık ve hamdolsun görüyoruz ki, bu ilk adımımız yürüyüşe, yürüyüş koşuşa dönüşmüştür. Medeniyetimizi besleyen değerlerimizi sahiplenerek yaşanılabilir kılmak örgütlülüğümüzün ve mücadelemizin asıl amacıdır. Biz bu noktada hiçbir mazerete sığınmadan hiçbir engele takılmadan durmak bilmeksizin yürümeye , koşmaya devam ederek; ayağımıza takılmak istenen çelmelere rağmen dikleşmeden dik durmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
“2015 YILINDA TOPLU SÖZLEŞME MASASINDA ELDE ETTİĞİMİZ BİRÇOK KAZANIMINDA DEVAMINI SAĞLADIK”
Toplu sözleşme görüşmelerine de değinen Barışan şöyle konuştu, "Ağustos ayında toplu sözleşme masasına oturduk. Kümülatif olarak yüzde 17,5 zam oranını elde ettik. Aynı zamanda 2015 yılında toplu sözleşme masasında elde ettiğimiz birçok kazanımında devamını sağladık. Biliyorsunuz ki toplu sözleşme kazanımlarının süresi iki yıldır. Siz bunu imzalamadığınız zaman ve olay hakem heyetine intikal ettiği zaman getireceği kayıpları da iyi hesap etmelisiniz. Ya keşke imzalamasaydınız iş hakem heyetine gitseydi diyen fikir bezirganları olabilir. Ülkenin etrafının ateş çemberi olduğu beka mücadelesinin verildiği bir dönemde bu teşkilatın küçük hesaplar peşinde koşup Gezi zihniyetine sahip olanlar ile terör örgütlerinin ekmeğine yağ sürmesi beklenemezdi çünkü söz konusu ülkenin ve milletin geleceği olduğunda bu teşkilat 15 Temmuz hain darba girişiminde örneklik teşkil ederek alana ilk inen sivil toplum örgütü olmuş, bu uğurda birçok şehit vermiş ve 240 ‘a yakın gazisi olmuştur. Buda gösteriyor ki, söz konusu Devlet olduğunda, vatan olduğunda, Milli irade olduğunda gerisi bizim için teferruattır."
“BİZ OKULLARIMIZDA SINIFLARIMIZDA SADECE KADROLU ÖĞRETMEN İSTİYORUZ”
Bölgede uygulanan öğretmen istihdam biçimini tasvip etmediklerini de belirten Barışan, "Yaptığımız çalışmalardan da anlaşılacağı üzere bir öğretmenin ilimizde kalma süresi ortalama 1,5 yıldır. Bu sene ilimizden bin 600 civarında öğretmen tayinen başka illere gitmiştir. Tayinen ve ilk atama ile gelen öğretmen sayısı bin 200 civarında okullarımıza gittiğimizde üç çeşit öğretmen istihdam biçimi ile karşılaşıyoruz. Kadrolu öğretmen, sözleşmeli öğretmen ve ücretli öğretmen. Eşit işe farklı ücret. Biz okullarımızda sınıflarımızda sadece kadrolu öğretmen istiyoruz. Öğretmeni burada zorla tutmanın anlamı yok zorla tuttuğunuz, işi ile eşi arasında tercihe zorladığınız öğretmenden verim alamazsınız. Biz öğretmenin burada isteyerek severek çalışmasını istiyoruz bu da ancak, ona iyi bir ücret vermekle, güzel bir yaşama alanı sağlamakla mümkündür. Ağustos ayında ataması yapılıp da hala güvenlik soruşturması devam eden öğretmenlerimiz var. Bunların garabete dönüşen soruşturmalarının ivedilikle tamamlanmasını; en kısa sürede öğretmenlerin öğrencileriyle buluşmasını arzu ediyoruz. Mülakata, mülakatla öğretmen ve idareci alımına karşı olduğumuzu biliyorsunuz. Bu yazın idarecilik mülakatları yapıldı, üyelerimizden barajı geçip de kararnamesi çıkmayan arkadaşlarımız oldu. Herhangi bir terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı olanları tasvip etmemiz mümkün değil, devletimizin gösterdiği refleksi anlıyor ve onaylıyoruz.
“EĞİTİM-BİR-SEN’E BİLİNÇLİ OLARAK YÜKLENMEYE ÇALIŞILMAKTADIR”
Ancak 20 -30 yıl önce kamuda inancını yaşama noktasında belli bir mücadele içerisine girmiş o dönemin kodlarına göre değerlendirilmiş üyelerimizin bugün de, ispatı olmadan aynı muameleye tabi tutulmasını kabul etmiyoruz. Aynı gelenekten beslenenlere yönelik tutum ne gariptir ki illere göre farklılık göstermektedir. Günün modası olarak, eğitim camiasına ilişkin yaşanan olumsuz durumların sorumluluğu da Eğitim-Bir-Sen’e bilinçli olarak yüklenmeye çalışılmaktadır. Bizler hiçbir zaman istişareden, ülke, millet ve dava arkadaşlarımızı savunmaktan geri durmadık ve ne iş yaptığımızın bilincinde olduk. Bugün bazı olumsuz durumlar karşısında istişare ve uzlaşı yolunu kullanarak çözüm önerileri sunuyoruz, önerilerimizin dikkate alınmadığının farkında olduğumuzun bilinmesini isterim. Bugün Diyarbakır ve Batman’da bu düşüncede olan öğretmenler idareci olarak atandılar. Gelin görün ki ilimizde bu arkadaşlarımıza onay çıkmadı. Ve biz halen gerekli mercilerden açıklama ve konu hakkında tatmin edici açıklamaların tarafımıza bildirilmesini beklemekteyiz" dedi.
“TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK SENDİKASIYIZ”
Eğitim Bir-Sen ailesinin çığı gibi büyüdüğünü ve yeni ufuklara yelken açtığını vurgulayan Barışan şu ifadeleri kullandı, "Bulunduğumuz makamlarda en güzel şekilde görev yapalım. İyilik önceliğimiz olsun sorun ve sıkıntılarımızı istişareyle çözelim. Kendimizi tanıtalım çünkü, bu teşkilat sadece ülkemizde değil dünyanın bir çok ülkesinde güzel çalışmalar yapmakta ve ülkemizi tanıtmaktadır. Küresel dalgaya karşı dalga kıran vazifesi görüyoruz. Zulümlere karşı yeni bir söylem geliştiriyoruz emek mücadelesini emperyalizmin ve Siyonizm`in söylem ve kodlarına göre değil kendi inanç değerlerimize göre yeniden tanımlıyoruz. Bunu anlamayanlar olabilir hatta faaliyetlerimizi engelleyebilirler ama biz yılmayacağız ilk günkü aşkla inançla çalışmaya devam edeceğiz. Şunu unutmayalım Türkiye’nin en büyük sendikasıyız."