Şeker fabrikalarının özelleştirilmesiyle ilgili yazılı bir açıklama yapan Maşallah Demir, fabrikaların özelleştirme sürecine değindi. Sosyal ve istihdam amaçlı kurulan fabrikaların terörün önlenmesinde etken bir sektör olan şeker sanayisinin büyüklüğünün tartışılmaz olduğunu dile getiren Başkan Demir, "Türkiye Şeker Fabrikalarının 22 Haziran 2000 Tarihinde özelleştirme kapsamına alınmasıyla başlayan süreçte, Başbakanlık Özelleştirme Yüksek Kurulunun 9 Ekim 2012 Tarih ve 2012/151 sayılı kararı ile iptal edilmesinin ardından, 20 Şubat 2018 tarihinde Türkiye Şeker Fabrikalarına ait 14 Şeker Fabrikasının (Afyon, Alpullu, Bor, Burdur, Çorum, Elbistan, Erzincan, Erzurum, Ilgın, Kastamonu, Kırşehir, Muş, Turhal ve Yozgat) Fabrikalarının özelleştirilmesi için ihale süreci başlamıştır. Yıllardan beri süre gelen hukuki ve toplum yararını merkez alan fiili mücadele sürecimizde işaret ettiği gibi bugün ülkemizin yerli ve milli ekonominin öncelikleri ve ihtiyaçları kırsal ve tarımsal kalkınmaya olan desteklenme potansiyeli istihdam Köyden Kentte göçü ve özellikle doğu bölgelerinde sosyal ve istihdam amaçlı kurulan Fabrikaların terörün önlenmesinde etken bir sektör olan şeker sanayimizin büyüklüğü tartışılmazdır" dedi.
“MİLLİ DEĞER MİLLİ GELECEK DEĞERLİ KONUŞMACILARDAN İSTİFADE ETTİK”
"Ülkemizin kritik bir sınav ve süreçten geçtiği bu günlerde siyasi erkin böylesine hassasiyet taşıyan milli bir konuyu milli bir bakış açısıyla yanaşmak zorunluluğu bulunmaktadır" diyen Başkan Demir, "Özelleştirme konusunda bürokratlarımızın hem siyasilerimize hem de Sayın Cumhur Başkanımız ve Başbakanımıza doğru bilgilerin aktarılmadığını düşünüyoruz. Siyasilerimizin geçmişte bu yanlışa dur demesini sağlayan geçmişte sağlık bilim kurulunun NBŞ`lerin zararlı olmadığını ileri süren raporuna karşı bu gün toplum sağlığını gözeterek NBŞ`lerin zararının ortaya konması teşkilatımızın kadirşinas başarısıdır. 8 Mart 2018 Tarihinde Ankara`da şeker zirvesi sempozyumu gerçekleştirildi. Ekonomik ve sosyal araştırma merkezi (Esam) tarafından gerçekleştirilen sempozyum çok faydalı ve yararlı olmuştur. Şeker-İş Genel Başkanımız Sayın İsa GÖK ve Esam`a teşekkür ederiz. Milli değer milli gelecek değerli konuşmacılardan istifade ettik" ifadelerini kullandı.
“ŞEKER-İŞ SENDİKASI OLARAK KENDİLERİNE TEŞEKKÜR EDERİZ”
Özelleştirmeden vazgeçilmesi için başlattıkları imza kampanyasına da değinen Demir açıklamasını şöyle sürdürdü, "Bölge milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar, üretici birlikleri, ziraat odaları, ticaret ve sanayi odaları, nakliyeciler birliği, yem üreticileri, süt üreticileri, sulama birlikleri, besiciler ve bölge kanat önderleri değerli görüşleri sektörümüze ışık tutmuştur. Hepsi de kaşelerini mühürlerini imzalarıyla anketlerimize destek vermişlerdir. Şeker-İş Sendikası olarak kendilerine teşekkür ederiz. Şeker-İş Sendikası fabrikaların satışına karşı başlattığı kampanyayı 2 ciltlik kitaba topladı. Kitapta AK Parti`nin özelleştirme karşıtı görüşleri de bulunmaktadır. Hükümetin satışa çıkardığı şeker fabrikalarında örgütlü olan Şeker-İş Sendikası özelleştirmeye karşı başlattığı kampanya ya destek verenlerin görüşlerini içeren 2 Ciltlik büyük kitap sayın Cumhur Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan`a en kısa zamanda sunulacak, kitapta muhtarlardan esnafa odalardan sıradan vatandaşa fabrikaların satılmasına karşı çıkan binler görüş yer almaktadır. Şeker fabrikalarının kurtuluşu için milli mutabakat tutanakları fabrikalar satılmasın toplam 1432 sayfadan oluşan Şeker Fabrikalarının kurtuluşu için milli mutabakat tutanakları isimli 2 ciltlik kitapları giriş bölümünde özelleştirmeye karşı toplum genelinde milli bir mutabakat oluştuğuna işaret edildi."
“ŞEKER-İŞ BU İMZA SAHİPLERİNİN BİR BÖLÜMÜNÜN AÇIK GÖRÜŞLERİNİ EL YAZILARI İLE KİTAPTA TOPLANMIŞ OLDU”
"Türkiye`nin uluslar arası şirketlerin pazarı haline gelmesi önlendiği vurgulandı" diyen Demir şunları kaydetti, "Şimdiye kadar Şeker Fabrikaları özelleştirilmesine karşı 1.6 milyonun üzerinde imza toplayan Şeker-İş bu imza sahiplerinin bir bölümünün açık görüşlerini el yazıları ile kitapta toplanmış oldu. Sayın Cumhur Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan`a sunulması kararlaştırılan kitaptaki görüşlerin önemli bir bölümünün doğrudan Cumhur Başkanımıza hitaben yazılmış olması dikkat çekmiştir. Kitaplarda fabrikaların özelleştirileceği il ve ilçelerden 782 muhtarın yanı sıra 81 ilin ziraat odası 79 dernek, vakıf ve sivil toplum örgütü 72 il ve ilçe sanayi ve ticaret odası AK Parti, MHP, CHP, HDP 38 il ve ilçe parti temsilcisi, 17 belediye başkanı ile milletvekillerinin yorum ve görüşleri yer almaktadır. Şeker özelleştirilmesine AK Parti`den Muş, Erzincan, Çorum ve Karaman illerindeki siyasi temsilcilerden gelen itirazlar dikkat çekerken hükümete yakınlığı ile bilinen Hak-İş ve Memur-Sen gibi sendikaların çok sayıdaki temsilcilerinin özelleştirilmeye karşı yönelik tepkisi kitaba yansımıştır. Şeker Fabrikalarının, dedelerimizden bizlere miras kaldığını bizlere düşen görevin üzerine daha fazla değer ekleyip çocuklarımıza miras bırakmak olduğunu hatırlatmak isteriz. Yeşil kuşak avantajlarından yararlanmak yerine Şeker Fabrikalarını kapatmak olmamalıdır.
“PANCAR YOKSA HEPİMİZ YOKUZ”
Muşumuzun tek sanayi kuruluşu olan şeker fabrikasının geçmişte yapılan özelleştirilmelerde (Yaprak Tütün, Yem Fabrikası, Süt Fabrikası, Devlet Üretme Çiftliği vs.) durumuna düşmemesi için Şeker-İş Sendikası olarak bir milli mücadele vermekteyiz. Fabrikamız 3 ilde 7 ilçede 72 köyde 4 bin 37 kayıtlı üreticimiz tarafından pancar ekimi yaptırılmaktadır. Satılması durumunda Muş nüfusumuzun 150 bin kişiye hitap etmektedir. Muş halkı fabrikasına sahip çıktığı için kendilerine teşekkür ederiz. Bu gün şeker pancarı üreticisi, şeker işçisi, tarım ve hayvancılık, nakliyeci, esnaf emeğine ekmeğine sahip çıkma günüdür. Pancar yoksa hepimiz yokuz."