Menü Muş Şark Haber
Tarih: 28.03.2018 19:06
ULU CAMİİNİN GERÇEK ADI FERHAD BEY CAMİİDİR

ULU CAMİİNİN GERÇEK ADI FERHAD BEY CAMİİDİR

Facebook Twitter Linked-in

Tarih Felsefecisi ve Araştırmacı Yazar Güven Aykan, yaklaşık bin yıllık geçmişi olan ve Selçuklu mimarisi ile halen günümüze ışık tutan Ulu Cami’nin gerçek ismini açıkladı. Caminin bulunduğu alanda açıklama yapan Aykan, “Muş şehir merkezinde Alaeddin ve Hacı Şeref Camilerinin batısında yer alıp, avlusunda Şeyh Muhammed Mağribi adlı bir zatın türbesi bulunmaktadır. Bundan dolayı bu kişi tarafından yaptırıldığı halk arasında söylenmektedir. Ancak, “1571 tarihli evkaf defterdeki” bilgiler, bunun doğru olmadığını göstermektedir. Evkaf defterindeki kayıta göre, Şeyh Muhammed Mağribi’nin burada bir zaviyesinin bulunduğu ancak bunun zamanla tahrip olmasından sonra Muş Sancağı Beylerinden Ferhad Paşa’nın burada bir cami yaptırdığı ifade edilmektedir. Yani bu camiinin ismi, Ferhad Bey Camii’dir” dedi.

“FERHAD BEY, MUŞ SANCAĞI BEYLERİNDEN BİRİDİR”

Camiinin Osmanlı yapısı olmadığını ve geçmişinin bin yıllık olduğunu ifade eden Aykan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şunu belirtmek isterim ki, bu caminin Osmanlı yapısı olmadığıdır. Ferhad Bey, Muş Sancağı beylerinden biri olduğu için, bu camii yaptırmıştır. Ayrıca caminin kitabesi de bulunmamaktadır. Yaklaşık 1000 yıllık kadim bir camii olan Selçuklu Dönemi Muş Sancak Bey’i Ferhad Bey tarafından yaptırılan bu camiinin ismi neden değiştirildi? İşte günümüzde nasıl darbe yapılmış ise, geçmişte de kültürel anlamda darbeler yapıldı.”

Yaptığı görüşmelerden örnekler veren Aykan, “Yaklaşık 3 hafta önce Muş Belediye Başkanı Sayın Feyat Asya’yı ziyaretimde, kendisine Muş ile ilgili önemli bir çalışma yaptığımı söyledim ve bu çalışmanın tüm halkımıza duyurulması için önemli bir kültür hizmeti olduğunu belirttim. Ancak Sayın Asya, çalışmaya destek vereceklerini söyledi ama halen bir çalışma yok. Olsun, sorun değil, biz yine çalışmalarımıza devam edeceğiz. Buradan sormak lazım, kadim Muş İlinin tarihini benden daha iyi açıklayan veya bilen biri varsa karşıma çıkarın, ben kendisini alkışlayayım! Sayın Asya Bey’e, “Ulu Camii’nin isminin Ulu Camii olmadığını, Selçuklu Devleti zamanında Muş Sancak Bey’i Ferhad Bey tarafından yapıldığını söylediğim de, şahsıma: “Muş Halkı, sizin bu söylediğinizi aykırı olarak görür, onun için ismi yine öyle devam etsin, karıştırmayın hocam” diye bir cümle kullanınca, ben de kendisine, “Sayın Başkan, Tarihçi bir ilim ve sanat adamı olarak, ben Osmanlı Arşiv Belgeleri’ne göre konuşuruz. Her şey belgeli!” dedim. Benim yaptığım bu akademik çalışmaları, bu memlekette yapan başka biri varsa, çıksın buyursun ve ben kendisini takdir edeyim. Açıkça ifade edeyim ki, destek verilmiyor ve maalesef kültür hizmetinden kimse anlamıyor” dedi.

“MUŞ VALİLİĞİMİZ VE DAKA ŞAHSIMA HER TÜRLÜ DESTEĞİ SUNDULAR”

Verilen desteklerden dolayı teşekkür eden Aykan, şunları söyledi: “Muş Valimiz Sayın. Aziz Yıldırım Bey’e, Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Sayın Halil İbrahim Güray’a, Muş İl Kültür ve Turizm Müdürü Mevlüt Doğan’a, DAKA Muş Koordinatörü Fuat Özkan’a, DAKA Muş Uzmanı Muhammed Ali Bey’e, Muş Eski Belediye Başkanı Şerafettin Yatıcı’ya, MHP Muş İl Başkanı Şükrü Demir’e, Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Fethi Ahmet Polat’a şükranlarımı sunuyorum. Her şeyi Muş Valiliği yapacak diye bir şey yok. Muş Valiliğimiz ve DAKA şahsıma her türlü desteği sundular.

Yerel yönetim olarak, normalde belediyenin yapması ve destek olması gereken çalışmaları, her zaman valilikten bekleyemeyiz. Bu yakışık olmaz. Maalesef ki, Muş Belediyesi, kültür alanında hiçbir şey üretmiyor, üretmediği gibi, çalışma yapan Muşlulara da destek vermiyor. Kani-a Maran ile ilgili ne yaptınız diye sormak lazım Belediye Başkanımıza? Hiçbir şey… Yıldızlı Han ile ilgili, konuşuyorsunuz, şunu yapıyoruz, bunu yapıyoruz, ama hiç bir şey yok ortada? Kiliselerin restorasyonu konusunda ne tür faaliyetleri yaptınız? Hiçbir şey! Muş’ta Varto İlçesi’nde 2 adet altın madeni ve Bulanık’ta bir gümüş madeni tespit ediyorum Osmanlı Arşivleri’nde, ilgilenen yok! Vaktiyle “pamuk tarımında en iyi il olarak bilinen Muş Şehri’nde, şimdi pamuktan eser yok! Bunu belgeler söylüyor. Tarihçi bir ilim adamı olarak, derdimizi kime anlatacağız? Her şeyi Valilik mi yapacak, Belediye ne iş yapmaktadır. Birçok ilin belediyeleri, ki buna büyük şehir belediyeleri de dahil, bana rica ediyor, kendi şehirleri ile ilgili akademik çalışmalar yapmak için ama doğduğum şehrin belediyesi, oralı bile olmuyor! Bu nasıl bir anlayıştır? Sormak lazım kendilerine, “Acaba siz hangi çeşitten bir ilmi donanıma sahipsiniz?”.

“KULAKTAN DUYMA BİLGİLER İLE ŞEHİR TARİHİ VEYA DİĞER TARİHİ MESELELERE İTİBAR EDİLMEMELİDİR!”

“Siz bu çalışmayı, neden Muş halkına duyurmak için, esnafa ve okullara dağıtmak için çaba sarf etmiyorsunuz?” diye soran Aykan, “Eğer siz Muşla ilgili böylesine önemli bir çalışmayı basıp, Muş’taki tüm okullara ve esnafa dağıtmış olsaydınız, Muş Halkı sizin bu yaptığınız kültür hizmetini asla unutmayacaktı! İlmi çalışmalara ve hele özellikle arşiv belgelerine göre yapılmış olan çalışmalara, ilim adamlarına destek vermeniz gerekmiyor mu? Muş’la ilgili Uluslararası Sempozyuma destek sağlamanız sadece, “kısmidir, dostluk bağıdır ve tek örnektir!” Sadece Ulu Camiî değil, Muş’la ilgili bilinen birçok tarihi bilgi, aşiretleri ile ilgili bilgiler yani kısacası hemen hemen tamamı yanlış. Tarihçilik, birinci elden kaynaklarla haşr-ü neşr olmuş bir melekedir ve bir uzman tecrübesi ile yapılır. Kulaktan duyma bilgiler ile şehir tarihi veya diğer tarihi meselelere itibar edilmemelidir!” ifadelerini kullandı.

“BURDAN MUŞ HALKINA SESLENİYORUM…”

Muş halkına seslenen Aykan, “Muş ile ilgili bilinen tüm hataları, Osmanlı Arşiv Belgeleri’ne göre düzelten tek kişi Tarihçi Güven Aykan’dır. Muş’un adından tutun, birçok şeye kadar bilinen tüm yanlışları düzelten kişiyim. Memleketime hizmet etmekten de onur duyarım” şeklinde konuştu.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —