20 Ocak Cuma gününden itibaren başlayacak olan yarıyıl tatili için tavsiyelerde bulunan Eğitim Bir Sen Muş Şube Başkanı Mahir Başaran, öğrencilerin programlı bir şekilde çalışmaları gerektiğini ve tatilin aileyle vakit geçirmek için bir fırsat olduğunu söyledi
Memur Sendikaları Konfederasyonu’na (Memur-Sen) bağlı Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Muş Şube Başkanı Mahir Barışan, yarıyıl tatili öncesi bazı tavsiyelerde bulundu. Ülke geneli yaklaşık 18 milyon öğrenci 20 Ocak Cuma gününden itibaren yarıyıl tatiline girecek. Eğitim-Bir-Sen Muş Şube Başkanı Mahir Barışan, öğrencilerin faydalı bir tatil yaşamaları için önemli tavsiyelerde bulunarak, öğrencilerin programlı bir şekilde çalışmaları gerektiğini ve tatilin aileyle vakit geçirmek için bir fırsat olduğunu söyledi.
“ÇALIŞMA PROGRAMI HAZIRLAYIN”
İnsanların bile bir program dâhilinde yaratıldığını, dolayısıyla programsız yapılan bir çalışmanın verimsiz olacağını söyleyen Barışan, standart bir çalışma programından ziyade her öğrencinin eksikliklerine yönelik bir çalışma programını hazırlanması gerektiğini önerdi. Öğrencilerin bireysel farklılıkları ön plana çıkarılarak onlara yönelik programlar yapabileceğinin altını çizen Barışan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Standart bir çalışma programının uygulanmasından yana değilim. Daha çok öğretmenler, danışman veya rehber öğretmenleri gözetmenliğinde öğrencilerin bireysel farklılıkları ön plana çıkarılarak onlara yönelik programlar yapabilirler. Hangi öğrencimizin hangi eksiği var, tutup tüm sınıfa aynı programı uygulamaktan ziyade bireysel farklılıkları ve eksikliklerini göz önünde bulundurularak, öğrencileri çok sıkmadan ama rehavete de düşmelerini engelleyerek, bilimsel eğitim öğretimin kalitesini arttırıcı ve öğrenciyi eğitim öğretimden uzaklaştırmayacak programlar yapılabilir.”
“İNSANOĞLU SADECE FİZİKİ İHTİYAÇLARI OLAN BİR VARLIK DEĞİLDİR”
Çalışma programları hazırlanırken sadece ders odaklı programlarla yetinilmemesi gerektiğini ve Diyanetin yaz Kur’an kurslarını yarıyıl tatilinde de uygulaması tavsiyesinde bulunan Barışan, “İnsanoğlu sadece fiziki ihtiyaçları olan bir varlık değildir. Manevi ihtiyaçları da olan bir varlıktır. Biz öğrenciyi, insanı eğitirken salt fiziksel olarak düşünürsek bu eksik bir değerlendirme olur, eksik bir öğretim olur. Bunun maneviyatını da düşünerek eğitim-öğretim programları düzenlemeliyiz. Bu noktada dinimiz gerçekten mükemmel bir dindir. Ben özellikle yaz tatillerindeki Kur’an Kurslarını önemsiyorum. Çocuklarımıza hem Kur’an öğretme hem de dini vecibeleri, dini kuralları öğrenme açısından önemsiyor ve verimli buluyorum. Aynı şeyi çocukları çok sıkmadan Diyanet İşleri 15 tatilde de pekâlâ verebilir. Bu bizim önerimizdir. Fenni ilimlerin yanında dini ilimleri de öğretmek elzemdir. Namaz kılan, gerçekten dini özümseyerek yaşayan, Kur’an-ı Kerim’i bilinç süzgecinden geçirmiş bir kişinin, insanlığa zarar vereceğini düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.
“TATİL AİLEYLE VAKİT GEÇİRMEK İÇİN ÖNEMLİ BİR FIRSAT”
Öğrencilerin kendilerini teknolojiye bağımlı hissetmelerini yersiz bulduğunu belirten Barışan, “Birçok öğrencimiz babasını haftada bir kez ya görüyor ya görmüyor. Okula gidiyor, geldiğinde babası evde yok, uyandığında da babası işe gitmiş oluyor. Dolayısıyla tatillin önemli avantajlarından biri çocuğun kardeşleriyle, ebeveyniyle iyi bir vakit geçirmesidir. Çünkü bunların birbirlerine ihtiyacı var. Ebeveynle iletişime geçemeyen bir çocuk, çok kolay bir şekilde başkalarıyla iletişime geçer bu da rahatlıkla başka yerlere kanalize olmasına neden olur” şeklinde konuştu.