Menü Muş Şark Haber
Tarih: 10.11.2021 18:50
AİLE SAYISI HER HAFTA ARTARAK DEVAM EDİYOR

AİLE SAYISI HER HAFTA ARTARAK DEVAM EDİYOR

Facebook Twitter Linked-in

AİLE SAYISI HER HAFTA ARTARAK DEVAM EDİYOR

Muş’ta evlatlarına kavuşmak için Halkların Demokratik Partisi (HDP) önünde eylem yapan ailelere 2 yeni aile daha katıldı.

 

Muş’ta yaklaşık 8 ay önce çocuklarının PKK terör örgütü tarafından dağa kaçırıldığını iddia eden aileler tarafından HDP Muş İl Başkanlığı önünde başlatılan evlat nöbeti devam ediyor. Çocuklarının kaçırılmasından HDP’yi sorumlu tutan aileler çocuklarına kavuşmak için her hafta Çarşamba günün HDP Muş İl başkanlığı önünde toplanarak evlat nöbeti tutuyorlar.

Muş’ta iki alenin başlatmış olduğu evlat nöbeti daha sonraki süreçte yeni ailelerin katılmasıyla daha da güçlenerek devam etti. Bu kapsamda son üç haftadır art arda çocukları için eyleme yeni katılan ailelere bu hafta Güvenç ve Seyhan aileleri de katılarak Muş’taki aile sayısını 17’ye yükseltti.

Eyleme katılan aileler çocuklarına kavuşana kadar eylemlerine devam edeceklerini belirttiler.

GÜVENÇ, “22 YILDIR OĞLUM HABER ALAMADIM”

Aile nöbetine yeni katılan Güvenç ailesinden anne Şerife Güvenç, oğlundan 22 yıldır haber alamadığını belirterek şunları söyledi: “Oğlum 1999 Gölcük depreminde İstanbul’da fırında çalışıyordu. Daha 23 yaşında yeni askerden gelmişti. Nişanlıydı düğününü yapacaktık. Depremden sonra oğlumdan haber alamadık. Çok aramamıza rağmen bulamadık. İstanbul’da çalıştığı dönemlerde bize para da gönderiyordu. Ben de diğer aileler gibi çocuğumu istemek için buraya geldim. 22 yıldır oğlum Mehmetşah’tan haber alamadım. Şuanda ne durumdadır bilmiyorum. Oğlum eğer sesimi duyuyorsa gelsin devlete teslim olsun. Daha önce evlat nöbetine katılmadım. İlk defa burada katılıyorum. Bundan sonra oğlum gelinceye kadar burada eyleme katılacağım. Oğlum İstanbul’da çalışıp hem bize hem de kendisine bakıyordu. Nasıl oldu kim yaptı bilmiyorum. Oğlumdan haber alamaz oldum. Artık evlat acısı çekmek istemiyorum. Tek isteğim oğlumun geri gelmesidir.”

SEYHAN, “OĞLUMU IRAK’TA DA ARADIM AMA BULAMADIM”

Aile nöbetine yeni katılan ailelerden bir diğeri olan Seyhan ailesi adına katılan baba Ahmet Seyhan ise, oğlunun 1991’den beri kayıp olduğunu belirterek şunları söyledi: “Oğlum Mehmet Ali 1991 yılında İstanbul’da inşaatta çalışırken kayboldu. Ben o sırlarda Suudi Arabistan’daydım. Daha sonra Türkiye’ye geldim. Uzun süre aradım. Devlet kararı ile 3 defa da Irak’a gittim ama bulamadım. Oğluma ne oldu, kimler tarafından götürüldü hiçbir bilgim yok. 30 yıldır da hiç haber alamadım. Şimdi de HDP önünde evlatları için eylem yapan aileleri gördüm. Gelip bende onlar gibi eylem yapmaya karar verdim. Oğlum eğer yaşıyorsa gelsin teslim olsun. Ben yaşlı ve hastayım ayakta duracak halim yok. Ben buradan oğluma seslenmek istiyorum. Oğlum eğer hayatta ise ve sesimi de duyuyorsa gelsin devlete teslim olsun. Oğlum yaşıyor mu ölü mü Allah’tan başka kimse bilmiyor. Benimde dayanacak gücüm kalmadı. Artık oğluma kavuşmak istiyorum. Tek isteğim 30 yıldır sesini bile duymadığımız oğlum Mehmet Ali’nin teslim olması ve aramıza geri gelmesidir.” Dedi.

ÖZCAN, “30 HAFTADIR EYLEMİMİZİ SÜRDÜRÜYORUZ”

30 haftadır eylemlerini sürdürdüklerini söyleyen baba Şemsettin Özcan, evladına kavuşana kadar da eylemi sürdüreceğini belirterek şunları söyledi: “HDP binası önünde başlattığımı evlat nöbetine bu hafta 2 aile daha katıldı. Biz 30 haftadır eylemimizi sürdürüyoruz. Daha önce Diyarbakır’da eylem yapıyorduk. Eylemimize Muş'ta devam ediyoruz. Çocuklarımız gelene kadar bu eylemimizi sürdüreceğiz. Oğlumu 2016 yılında Muş’tan aldılar kaçırdılar. Şenyayla’dan bana haber geldi. Çocuğun buradadır diye. Diğer oğlum da uzman çavuştu. Onun istifa etmesini istediler benden. Karşılığında da kaçırdıkları oğlumu bırakacaklarını söylediler. Oğlum uzman çavuşluktan istifa ettikten sonra gidip oğlumu istedik. Sorguya aldıklarını bırakacaklarını söylediler. O günden sonra oğlumdan hiçbir haber alamadım. Uzman olan oğlumda kardeşinin serbest kalması için istifa verdi. 5-6 yıl olduğu oğlumdan haber alamıyorum. Bu Kürt davası değil, bunların Kürtlerle alakası yok. Sesimizi duyuyorsanız geri gelin. Orası bizim yerimiz değil, orası bizim toprak değil. Türk bayrağı  altında yaşayanlar kardeşimizdir. Biz çocuklarımızı istiyoruz. Onların çocukları okula gidiyor, bizim çocukları da dağa götürüyorlar. Bunlar ne için dağa götürüyorlar, kimin için götürüyor? Çıksınlar meydana. Ben, HDP'nin önündeyim. Türkiye’de bir bayrak olur, iki bayrak olmaz. 2 yıldır ben çocuğum için mücadele ediyorum. HDP çocuklarımızı alıp PKK’ya veriyor. Bize diyorlar ki ‘Kürt davasıdır’ diye. Bunların Kürtlerin düşmanıdır. Kürdü kürde düşman ediyor. Bunların kürtlük davası peşinde değil.” dedi

SÖNMEZYILDIZ, “6 YILDIR ÇOCUĞUMUN HASRETİNİ ÇEKİYORUM”

Evlat nöbetindeki anne Naciye Sönmezyıldız ise 6 yıldır çocuğunun hsterini çektiğini belirterek şunları söyledi: “Benim oğlum Osman’ı 6 sene önce kandırdılar götürdüler. Tatvan’da okul okuyordu. Oğlum 15 yaşındaydı bir şey bilmiyordu. Bugün burada 17 aile olduk. Buraya gelen bütün aileler çocukları istemeye geldi. Ben oğlumu istiyorum. Osman oğlum neredeysen sesimi duyuyorsan gel.  6 yıldır çocuğumun hasretini çekiyorum. Devlet size karışmaz gelin. Orada bir şey yok. Bu çocuklardan ne istiyorlar, niye götürüyorlar? Bu çocukların memleketi burasıdır. Bu memleket ona yeterdir. Biz HDP'yi istemiyoruz, çocuklarımızı istiyoruz. Ben HDP’yi sevmiyorum. Çocuğum neredeyse, sesimi duyuyorsa gelsin. Devletimizin şefkatli eline teslim olsun. Herhangi bir ceza verilmiyor. Çok şükür Türk Bayrağı var. Bize Türk Bayrağı yeterlidir. Burada insanlık ve özgürlük var. Ama oğlumu kaçırdıkları yerde insanlık diye bir şey yoktur. Benim oğlum küçük ve cahildi, onu kandırarak götürdüler. Ben nefesim yetene kadar çocuğum için mücadele etmeye devam edeceğim. Şimdi ne durumdadır. Hiçbir haberim yok. Çocuğum aç mı tok mu nerde yatıyor ne haldedir bilmiyorum. Tek isteğim oğlumun geri gelmesidir.” Şeklinde konuştu.

KOÇHAN, “OĞLUM EĞER SESİMİ DUYUYORSAN GEL TESLİM OL”

Anne Ayten Koçhan ise çocuğuna seslenerek gelip teslim olmasını isteyerek şunları söyledi: “Oğlum Bursa’da konfeksiyonda çalıştığı dönemde kandırıldı. 7 yıldırı haber alamadım. Nasıl götürdüler bilmiyoruz. Diyarbakır’dan götürdüklerini duyduk. Oğlum eğer sesimi duyuyorsan gel teslim ol. Gel o yol yol değil. Askerimizi var, polisimiz var, hükümetimiz var dön gel yavrum, kuzum. Onlar sizi kandırıyorlar. Gel devletimize sığın, polisimize sığın. Bütün anneler burada. Bugün 2 aile daha geldi. Hepimiz yolunuzu bekliyoruz. Gel baban hasta yavrum. Lanet olsun PKK’ya, lanet olsun HDP’ye. Onların yavruları okuyor, yavruları yanlarında. Bizim çocuklar dağlarda. Çalışıyordu akşam işten dönmedi. Daha yeter ciğerimiz yandı, yeter analar ağladı.”




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —