AİLELER 39. HAFTADA EVLATLARI İÇİN EYLEM YAPTI
Muş’ta 39 hafta önce çocuklarına kavuşmak isteyen aileler tarafından başlatılan evlat nöbeti bu haftada ailelerin katılımıyla devam etti.
Muş’ta çocuklarının PKK terör örgütü tarafından dağa kaçırıldığını söyleyen ve çocuklarının kaçırılmasından Halkların Demokratik Partisini (HDP) sorumlu tutan aileler tarafında 39 hafta önce başlatılan evlat nöbeti soğuk havaya rağmen bu haftada devam etti.
Her hafta Çarşamba günü HDP Muş İl Başkanlığı önünde bir araya gelen aileler kendileri için kurulan çadırda eylem yaparak çocukları için nöbet tutuyorlar. Çocuklarına kavuşana kadar eylemlerini sürdüreceklerini ifade eden aileler, ellerinde tutukları "Yavrumu verin bana", "Anneler direniyor", "Artık yeter, bırakın evlatlarımızı" ve "Artık yeter, yakamızdan düşün" yazılı dövizlerle HDP ve PKK’ya tepki gösteriyorlar.
Evlat nöbetine ilk katılan ailelerden Özcan ailesi adına katılan baba Şemsettin Özcan, “39 haftadır HDP binası önünde eylemimizi sürdürüyoruz. Çocuklarımızdan hiçbir bilgi alamadık. Biz çocuklarımızı alana kadar burada devam ediyoruz. Dağda tek bir çocuk kalana kadar biz burada olacağız. Biz çocuklarımızı HDP’den istiyoruz. HDP’nin yaptığı Kürt davası değildir, Amerika ve İsrail davasıdır. Ben bunları her zamanda söylüyorum. Türk Bayrağı altında kalan herkes Bayrağa sevgi ve saygı göstermesi gerekir. Kürt Türk kardeştir, bunlar yalan atıyorlar diyorlar ki ‘biz Kürt’ü savunuyoruz’ fakat Kürtlerin sonunu getirdiler. Bizler de yeni uyandık, bunlar yanlış yoldadır. Hiç kimse bunlarla beraber hareket etmesin. Biz buradan çocuklarımıza sesleniyoruz gelin teslim olun. Burada herhangi bir sıkıntı yok. Bu devlet tektir ve bir bayrak altında yaşıyoruz. Başka bayrakları dalgalandırmayın gelin Türk Bayrağını dalgalandırın. Çocuğum eğer sesimi duyuyorsa gelsin teslim olun. Burada hiçbir sıkıntı yok. Burası anne babanızın yeridir, orası ise Ermenilerin yeridir. Amerika ve İsrail ile birlikte savaş yapmayın.” Dedi.
Yine ilk eylemi başlatan diğer teker ailesi adına katılan anne Gülbahar Teker ise şunları söyledi: “Biz çocuklarımızı HDP’den, PKK’dan istiyoruz. Gelip teslim olsunlar. Burada yaz kış, çamur demeden bekliyoruz. HDP gelip bizim halimizi görsün. Niye gelip bizim derdimizi sormuyorlar? Bir çocuk dağda kalana kadar bekleyeceğiz. Eyleme devam edeceğim. HDP’ye, PKK’ya lanet olsun. HDP artık kapatıp gitsin. Çocuğum dönsün ya da dönmesin eylemimde kararlıyım. Çocuğumun biri hasta, diğeri de dağdadır. Benim çocuğumu getirsin bana versin. Babası yok, kimsesi yok. Bu HDP bizden ne istiyor? HDP’de vicdan yok, iman yok. Bizim çocukları getirsinler buradan kalkıp gidelim. Bunlar Müslüman değil. Biz de Kürdüz ama bunların yaptığı şerefsizliktir. Ben korkmuyorum, tek başıma da kalsam eylemimi devam ettireceğim. HDP’nin kapatılmasını istiyorum. Bizim çocuklarımızı bize geri getirsin.” Dedi.
Yıllardır oğlundan haber alamadığını söyleyen bir diğer anne Ayten Koçhan ise şu ifadeleri kullandı; “39 haftadır HDP önünde nöbeti tutuyoruz. Biz çocuklarımızı HDP ve PKK terör örgütünden istiyoruz. Kar kış, soğuk demeden çocuklarımız için HDP önünde bekliyoruz. Çocuklarımız gelene kadar da burada bekleyeceğiz. Onların yavruları sıcak yuvada, bizimkiler dağların başında. Bizim halimize bir baksınlar. Yavrum, Ersin beni duyuyorsan gel teslim ol. Dön, yolunuz yol değil. Gelin devletimize teslim olun. Onlar sizi kullanıyorlar, onlar sizin sırtınızdan her şeyi kazanıyorlar. Yeter anneler ağladı. Siz gelene kadar biz buradayız. Soğuk demeden, kış demeden, kar demeden burada bekleyeceğiz. Bir tane evlat dağda kalana kadar biz burada bekleyeceğiz. Bayrak bayrağın üstüne olmaz, hükümet hükümetin üstüne olmaz. Onlar sizi kandırıyorlar. Dönün gelin devletinize teslim olun. Devlet kötü değil. Allah devletimizden razı olsun” dedi.
Son olarak ise Anne Naciye Sönmezyıldız ise, şunları dile getirdi; “Oğlum 15 yaşındayken onu kandırdılar. Biliyorum oğlumu HDP götürdü. Ama oğlumu nerede sattılar, onu bilmiyorum. Oğlumu istiyorum. Oğlumu onlara bırakmayacağım. Dağda kimin çocuğu varsa gelip devletine teslim olsun. Çocuklar orada taşta, karda, çamurda sürünüyorlar. Yiyecek bir şey bile bulamıyorlar. 6 yıldır çocuğumun hasretini çekiyorum. Devlet size karışmaz gelin. Orada bir şey yok. Bu çocuklardan ne istiyorlar, niye götürüyorlar? Bu çocukların memleketi burasıdır. Bu memleket ona yeterdir. Çocuğum neredeyse, sesimi duyuyorsa gelsin. Devletimizin şefkatli eline teslim olsun. Herhangi bir ceza verilmiyor. Çok şükür Türk Bayrağı var. Bize Türk Bayrağı yeterlidir. Burada insanlık ve özgürlük var. Ama oğlumu kaçırdıkları yerde insanlık diye bir şey yoktur. Ben nefesim yetene kadar çocuğum için mücadele etmeye devam edeceğim. Şimdi ne durumdadır. Hiçbir haberim yok. Çocuğum aç mı tok mu nerde yatıyor ne haldedir bilmiyorum. Tek isteğim oğlumun geri gelmesidir” şeklinde konuştu.