AİLELER SOĞUK HAVAYA RAĞMEN ÇOCUKLARI İÇİN NÖBETLERİNE DEVAM EDİYOR
Muş'ta Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Başkanlığı önünde evlat nöbeti tutan ailelerin kararlı bekleyişi soğuk havaya rağmen devam ediyor.
Çocuklarının PKK terör örgütü tarafından dağa kaçırıldığını iddia eden ailelerin Muş'ta Halkların Demokratik Partisi (HDP) il başkanlığı önünde başlatmış oldukları evlat nöbeti 91. haftayı geride bıraktı.
91 hafta önce Muş'ta başlatılan evlat nöbetine katılan aileler çocuklarına kavuşmak için başlattıkları nöbetlerine soğuk havya rağmen devam ediyorlar. Evlatlarına kavuşmak isteyen 44 aile çocuklarına kavuşmak umudu ile her hafta Çarşamba günü kendileri için kurulan çadırda bir araya gelerek nöbet tutuyorlar.
Bir araya gelen aileler çocuklarının fotoğraflarını biran olsun ellerinden düşürmezken, "Yavrumu verin bana", "Anneler direniyor", "Artık yeter, bırakın evlatlarımızı" ve "Artık yeter, yakamızdan düşün" yazılı dövizler açarak HDP ve PKK'ya tepki gösteriyorlar.
Evladı için eyleme yapan annelerden Ayten Koçhan, yapmış olduğu konuşmasında şunları söyledi; "2 yıldır biz burada eylem yapıyoruz. Evlat nöbeti eylemimize devam edeceğiz. Bizler çocuklarımız için buradayız. Biz herhangi bir şeyin peşinde değiliz. PKK'dan HDP'den çocuklarımızı istiyoruz. Çoban hayvan sahibine diyor ki; 'kurt davarlara daldı.' Hayvan sahibi diyor ki, 'girsin, hainler bize bir şey yapamazsa kurt bir şey yapamaz.' Bizim de devletimiz arkamızda, onlar (PKK'lılar) bize hiçbir şey yapamaz. Bizler evlatlarımızı onlardan istiyoruz. Ersin oğlum beni duyuyorsan görüyorsan dön gel. Yolunuz yol değil. Gelin devletimize teslim olun. Yeter analar babalar ağladı. Biz artık evlat hasretine dayanamıyoruz" dedi.
Evlat nöbetindeki babalardan Halit Altun; "2014 yılında oğlum Malatya İnönü Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünde okuyordu. HDP oğlumu oradan alıp kaçırdı. 8 yıldır bu hasreti çekiyoruz. Çocuklarımızı HDP'den istiyoruz. Çocuklarımızı kandırıp götürdüler. Muhsin oğlum eğer beni görüyorsan senelerdir bu yollardayız. 100 yılda geçse ömrümüz yettiği kadar bu yollardan ayrılmıyoruz. Benim düşüncemi biliyorsun, sen şuanda yanlış yoldasın doğru yola gel. PKK'nın HDP'nin bize bir faydası olmaz. Doğru yol annenin babanın evidir ve devletin yanıdır. Mülkiyetimiz, bağımız bahçemiz hepsi burasıdır. Başka insanların memleketinde senin ne işin var. Seni okula gönderdik. Git teröristlere katıl diye göndermedim. Sen Bilgisayar Mühendisi oldun, en azından kardeşlerinin başına şemsiye olursun diye düşünüyordum. Sen bu kadar mı yanlış yapabildin. Yeter bu acıyı bizlere çektirdin. Yolunuz yanlış yoldur. Ermenilere uşaklık yapmayın. Eğer sen benim kanımdan isen doğru yola gel. Doğru yol burasıdır. Seni kandırmışlar götürmüşler. Yeter bu acıyı bize çektirdin. Suriye ve Irak gibi yerlerde bizim ne işimiz var. Gel babana teslim ol. Devlet benim, gel bana teslim ol. Senin ne cezan varsa onu da ben çekerim. Yeter ki gel."
Bir diğer baba Şemsettin Özcan ise şunları söyledi; "6 senedir bu acıyı çekiyoruz. 6 senedir çocuğumu HDP götürmüş. 3 yıldır HDP'nin önünde eylem yapıyorum. HDP çocuğumu vermeyene kadar buradan gitmiyorum. HDP çocuğumu kaçırdı götürdü, PKK'ya verdi, PKK götürdü Amerika'ya verdi. Ben çocuğumu onlardan istiyorum. Benim çocuğumun ne işi var orada. Çocuğumu büyüttüm, okula gönderdim, HDP çocuğumu alıp dağa götürdü. Ben çocuğumu kendim için yetiştirdim; HDP, PKK ve Amerika için yetiştirmedim. Ben diyorum HDP'yi kapatın. HDP'yi meclise sokmayın. HDP'nin Türkiye'ye hiçbir faydası yok. Ben buradan herkese sesleniyorum. Gelsinler bizlere destek versinler. Şehit aileleri ve PKK'dan mağdur olanlarda gelip bizlere destek versinler. Bu Kürt davası değil, bu Amerika davasıdır. Kürt davası olsaydı şimdi HDP bizim yanımıza gelip destek verirdi. Bunlar bizim çocuklarımızı okuldan aldılar, PKK'ya verdiler. Bunların ne hakkı var? Kürtleri hep kandırdılar. Kürtlere darbe vuruyorlar. Oğlum sesimi duyuyorsan gelin teslim olun. Orada hiçbir şey yok. Onların çocukları hepsi okulda bizimkiler dağın başında, Allah onların belasını versin"
Eylemdeki bir diğer anne Gülbahar Teker ise şunları söyledi: "Yıllardan beri evlatlarımız için verdiğimiz mücadelemize devam ediyoruz. Benim oğlumu 2014 yılında kandırarak dağa kaçırdılar. Ben ilk olarak Diyarbakır'daki eyleme katıldım. 91 haftadır da Muş'ta devam ediyorum eylemime. Çocuğumun biri hasta, diğeri de dağdadır. Benim çocuğumu getirip bana versinler. Babası yok, kimsesi yok. Bir çocuk dahi dağda kalırsa burada bekleyeceğim. Artık yeter. Anne babalar artık ağlamasın. HDP bizden ne istiyor? Biz evladımızı istiyoruz. HDP'de şeref, namus, iman ve vicdan yok. Mehmet Emin oğlum sana sesleniyorum; gel teslim ol. 4 senedir bu eyleme devam ediyorum. 2 sene Diyarbakır'da, 2 seneye yakındır da Muş'ta eylemimi sürdürüyorum. Sen gelene kadar gitmeyeceğim. Allah devletimizden razı olsun, bizlere bu imkanı tanıdıkları için. HDP bizden ve çocuklarımızdan ne istiyor? Anneler, babalar olarak burada perişan olduk, ağlıyoruz. Yeter artık, bu anne babalar bu kadar feryat ediyor, bu kadar ağlıyor" ifadelerini kullandı.