Tarih: 27.02.2026 15:13

AŞÇILIK KURSUNDA GELENEKSEL TATLAR YENİDEN HAYAT BULUYOR

Facebook Twitter Linked-in

AŞÇILIK KURSUNDA GELENEKSEL TATLAR YENİDEN HAYAT BULUYOR

Muş'ta Halk Eğitimi Merkezi bünyesinde açılan aşçılık kursuna katılan kadınlar, Ramazan ayıyla birlikte unutulmaya yüz tutmuş yöresel tatları yeniden sofralara taşıyor. Hem uygulamalı eğitim alan hem de üretim yapan kursiyerler, geleneksel lezzetleri yaşatarak aile bütçelerine katkı sağlıyor.

 

Muş'ta kadınlar, aşçılık kursunda öğrendikleri bilgi ve becerilerle Ramazan sofralarına geleneksel tatları yeniden kazandırıyor.

Muş'ta kadınlar, Ramazan ayının manevi atmosferini mutfaklarına taşıyarak hem geleneksel lezzetleri yeniden gün yüzüne çıkarıyor hem de aile bütçelerine katkı sunuyor. Halk Eğitimi Merkezi tarafından okul mutfağında yürütülen kursta; güllaçtan baklavaya, Osmanlı şerbetinden yöresel Ramazan çöreğine kadar birçok özel lezzet hazırlanıyor. Uygulamalı eğitimle mutfak kültürünü geliştiren kursiyerler, hem sosyal hayata daha aktif katılıyor hem de ürettikleri ürünlerle ekonomik anlamda destek sağlıyor.

Kurs, okul mutfağında hayat buldu

Kurs, Muş Halk Eğitimi Merkezi tarafından Şehit Davut Karaçam Kız İmam Hatip Lisesi ev sahipliğinde açıldı. Uygulamalı eğitimlerin verildiği mutfakta kursiyerler, hem temel aşçılık tekniklerini öğreniyor hem de geleneksel tarifleri birebir uygulama fırsatı buluyor.

Kursun usta öğreticisi Sümeyra Demir, uzun yıllardır aşçılık alanında eğitim verdiğini belirterek bu yılki kursun oldukça verimli geçtiğini ifade ediyor. Kursiyerlerle birlikte günlük program hazırladıklarını, nöbetçi sistemle menü planladıklarını anlatan Demir, mutfakta disiplinli ve planlı bir çalışma yürüttüklerini söylüyor.

Ramazan'a özel menüler hazırlanıyor

Ramazan ayıyla birlikte mutfakta hareketlilik artmış durumda. Kursiyerler; güllaç, baklava ve Osmanlı şerbeti başta olmak üzere birçok geleneksel lezzeti hazırlıyor. 15. yüzyılda saray mutfağında sıkça yapılan güllaç, kursun öne çıkan tatlıları arasında yer alıyor. İncecik açılan baklavalar, özenle kaynatılan şerbetlerle buluşurken; sahur sofraları için ise doyurucu çörekler hazırlanıyor.

Özellikle Muş'a özgü bir lezzet olan ve içerisinde yörede "Pıltan" olarak bilinen dağ otu bulunan Ramazan çöreği, kursiyerlerin dikkatle hazırladığı ürünler arasında bulunuyor. Bu çörek hem besleyici özelliği hem de kendine has aromasıyla sofralarda yerini alıyor.

Demir ayrıca, Ramazan ayında tüketildiğine dair rivayetler bulunan sahine tatlısını da kurs kapsamında yaptıklarını belirtiyor. Amaçlarının unutulmaya yüz tutmuş tarifleri yeniden hatırlatmak ve genç nesillere aktarmak olduğunu dile getiriyor.

Öğrenciler için de üretim yapılıyor

Kurs çalışmaları yalnızca eğitimle sınırlı kalmıyor. Okulda yatılı kalan öğrencilere zaman zaman ara öğünler ve tatlılar hazırlanıyor. Böylece kursiyerler hem üretim pratiği kazanıyor hem de okul öğrencilerine katkı sunuyor.

Kadınlar hem öğreniyor hem kazanıyor

Toplam 15 kursiyerin katıldığı aşçılık kursu, kadınların sosyal hayata daha aktif katılımını da destekliyor. Kurs sayesinde birçok kadın, mutfaktaki becerilerini geliştirmenin yanı sıra küçük çaplı üretim yaparak gelir elde etme imkânı buluyor.

Kursiyerlerden Zennure Özcan, başlangıçta yalnızca zamanını değerlendirmek amacıyla kursa katıldığını ancak burada beklediğinden çok daha fazlasını öğrendiğini ifade ediyor. Evde yemek yapmanın günlük bir rutin olduğunu ancak profesyonel dokunuşlarla tariflerin bambaşka bir boyut kazandığını belirten Özcan, iki aydır devam ettiği kurstan büyük memnuniyet duyduğunu aktarıyor.

Kurs ortamında yapılan fikir alışverişlerinin ve uygulamalı eğitimlerin kendilerini geliştirdiğini söyleyen Özcan, öğrendikleri yeni tarifleri evlerinde uyguladıklarını ve bunun aile bireylerini de mutlu ettiğini dile getiriyor. Ramazan ayına özel hazırlanan yemek ve tatlıların ise hem sofraları zenginleştirdiğini hem de aile bütçesine katkı sağladığını vurguluyor.

Geleneksel mutfak kültürü yaşatılıyor

Aşçılık kursu, yalnızca yemek yapmayı öğretmekle kalmıyor; aynı zamanda kültürel mirasın korunmasına da katkı sunuyor. Osmanlı'dan günümüze uzanan tatlılar, yöresel çörekler ve unutulmaya yüz tutmuş tarifler yeniden sofralara taşınıyor.

Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhu, Muş'taki bu kurs sayesinde mutfaklarda somut bir karşılık buluyor. Kadınlar hem üretmenin hem öğrenmenin hem de geleneksel tatları yaşatmanın mutluluğunu bir arada yaşıyor.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —