BARIŞAN, 56. BAŞKANLAR KURULU TOPLANTISINA KATILDI
Memur-Sen İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Muş Şube Başkanı Mahir Barışan, 56. Başkanlar Kurulu toplantısına katılarak talep ve önerilerini dile getirdi.
Memur-Sen İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Muş Şube Başkanı Mahir Barışan, genel merkez temaslarına devam ediyor. Eğitim-Bir-Sen Genel Merkezinde düzenlenen 56. Millî Eğitim Şubeleri Başkanlar Kurulu Toplantısı ve 56. Başkanlar Kurulu Toplantısına katılım sağladı.
Geçtiğimiz günlerde yapılan Genel Kurul ile yeni görevlerine başlayan Genel Sekreter Talat Yavuz Genel Başkan Yardımcıları Ali Deniz, Mesut Öner ve Abdülaziz Aydın'ı makamlarında ziyaret eden Başkan Barışan, hayırlı olsun dileklerini iletti. Görevlerinde başarılı olma temennisinde bulunan Barışan, daha sonra ziyaret ve toplantılarına kaldığı yerden devam etti.
Millî eğitim şube başkanlarının katılımıyla gerçekleştirilen 56. Başkanlar Kurulu Toplantısının sonuç bildirgesi yayımlandı. Hazırlanan bildiri maddeleri şöyle sıralandı:
"Irk, dil, din, sınıf gibi, hiçbir ayrım gözetmeksizin, devredilmez, vazgeçilmez temel insan haklarının korunması ve yaşatılmasının zorunlu değerler olduğu gerçeğinden hareketle hukukun üstünlüğüne, adalete, hakkaniyete dayalı uluslararası siyasal bir düzenin tesisi zorunludur. Dünyanın birçok yerinde, tahammül ve dayanma sınırlarını zorlayan ve sistemli olarak sürdürülen insan hakları ihlallerine, insanları vatanlarından koparıp sığınmacı veya mülteci durumuna düşüren sömürü düzenine, zulmün her çeşidine son verilmesi, bunların sorumlularının hukuk önüne çıkarılması vicdan ve hak bilincine sahip her insanın yükümlülüğüdür.
Kahramanmaraş merkezli depremlerde çok sayıda insanımızın hayatını kaybetmesi, binlerce kişinin yaralanması hepimizi yasa boğmuştur. Milletçe acımız, sıkıntımız, sınavımız büyük olsa da umudumuzu, inancımızı, kardeşliğimizi, beraberliğimizi, dayanışma duygumuzu kaybetmedik. Bu zor ve sıkıntılı süreci el birliğiyle aşacağımıza inanıyoruz. Eğitim-Bir-Sen, yaraları sarmak, acıları dindirmek ve bölgeyi tekrar ayağa kaldırmak adına üzerine düşen sorumluluğu yerine getirerek milletimizin yanında olmaya devam edecektir.
14 Mayıs tarihinde gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı ve 28. dönem milletvekili genel seçimleri sorunsuz, çatışmasız ve yüksek katılımla; milletimizin hukuka bağlılığını, siyasete güvenini ve demokrasiye verdiği önemi ifade edecek mahiyette gerçekleştirilmelidir. Seçimlerin eğitim çalışanları, kamu görevlileri, milletimiz ve ülkemiz için hayırlı sonuçlara vesile olmasını diliyoruz.
Ekonomik alanda gerçekleşen daralma, artan fiyatlar, açıklanan enflasyon oranları ve piyasalardaki somut gerçeklikler dikkate alındığında, sabit bir gelire sahip kamu görevlilerinin alım gücünün düştüğü net bir şekilde görülmektedir. Kamu görevlilerinin ücretlerinde oluşan kayıplarını, enflasyon karşısında düşen alım güçlerini telafi edecek adımlar atılmalıdır.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu, emeğin değerini önceleyen bir yaklaşımla yeniden ele alınmalı; sendikal hak ve özgürlükler, örgütlenme ve toplu pazarlık hakkı güncel ihtiyaçlara cevap verecek şekilde geliştirilmelidir.
Kariyer ve liyakat ilkesinin gereği olan görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları, kurumların takdirine ve yöneticilerin keyfî kararlarına bırakılmamalıdır. Tüm kamu kurumlarında periyodik bir şekilde görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları yapılmalıdır.
Depremden etkilenen bölgelerden göç eden ve bölgede kalan eğitim çalışanlarının barınma ve ulaşım başta olmak üzere, temel ihtiyaçları karşılanmalıdır. Eğitim çalışanlarının hayat şartlarının niteliği artırılarak var olan desteklerin sürdürülebilirliği sağlanmalı, öğretmenlerin yer değişikliği veya görevlendirilme talepleri karşılanmalı, ilk atamalar öğretmenlerin il içi yer değişikliği taleplerinin karşılanması sonrası gerçekleştirilmelidir.
Öğretmenlik Meslek Kanunu, öğretmenlerimizin beklentilerini ve ihtiyaçlarını karşılamalıdır. Meslek kanunundaki değişiklik ve revizyon talebi göz ardı edilmemeli, eksikliklerin tamamlanmasına yönelik adımlar bir an evvel atılmalıdır.
Eğitimcilerin yer değişikliği konusundaki talep ve beklentileri 'Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Süreci: Tespitler ve Bir Model Önerisi' raporumuzdaki gerçekler ve öneriler temel alınarak adalet ilkesi çerçevesinde karşılanmalıdır.
Eğitim kurumu yöneticilerinin özlük hakları, üstlendikleri pedagojik ve idari sorumluluklarla orantılı olarak geliştirilmelidir. Eğitim kurumu yöneticiliği ikincil görev olmaktan çıkarılmalı, yöneticilerin statüleri güvenceye kavuşturulmalıdır.
Eğitim hizmetinin eksiksiz ve amaca uygun yürütülebilmesinin, yönetici-öğretmen-idari personel sacayağı üzerinde mümkün olduğu bilinmeli; hizmetli, memur, şeflerimiz başta olmak üzere, genel idare hizmetleri ve yardımcı hizmetler sınıfı personelinin alın terinin karşılığı olarak mali ve özlük haklarında iyileştirmeler yapılmalı, görevde yükselme, unvan ve yer değişikliği talepleri karşılanmalıdır.
Eğitim, şiddeti ortadan kaldırılacak bir enstrüman olarak tavsif edilirken, şiddetin eğitimi tehdit ve tahdit eder boyuta ulaşması, bunun geleceğimizi tehlikeye düşürecek boyuta doğru tırmanıyor olması, eğitim çalışanlarına yönelik şiddete karşı acil ve köklü bir çözüm getirmeyi zaruri kılmaktadır. Her geçen gün yönünü biraz daha kaybeden; saygı, sevgi, hoşgörü ve sabır gibi değerlerimizi örseleyen şiddetin toplum hayatından topyekûn çıkması, eğitim çalışanlarının bir daha şiddetin kurbanı olmaması için caydırıcı hükümler içeren bir yasal düzenleme derhal çıkarılmalıdır.
Karar alma yükümlülüğü ve hesap verme sorumluluğu bulunan il millî eğitim müdürü, il millî eğitim müdür yardımcısı, şube müdürü ve şef kadrolarında bulunan yönetim hizmetleri grubundaki kamu personelinin mali haklarında görev, yetki ve sorumluluklarıyla orantılı iyileştirme yapılmalıdır.
Alan değişikliği konusunda öğretmenlerin taleplerinin karşılandığı bir süreç bir önce işletilmelidir. Alan değişikliği bir usul ve esasa bağlanarak beklenti ve belirsizlik unsuru olmaktan çıkartılmalıdır.
Eğitim uzmanı ve araştırmacı kadrolarına atanan kamu personelinin mesleki ilerleme ve özlük haklarını geliştirme hakları ellerinden alınmamalı, mali hak kayıplarını telafi edecek adımlar atılmalıdır.
Kamu personel rejiminde kademe/derece ilerlemesi ile ek göstergeyi irtibatlandıran bir süreç hayata geçirilmeli, her bir kadro unvanının birinci dereceye kadar inebilmesi sağlanarak birinci dereceye erişen kamu görevlilerinin ek göstergeleri en az 3600 olmalıdır.
Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme ve Görevlendirme Yönetmeliği, dava konusu edilen unsurları gözetilerek revize edilmeli, mesleki tecrübe ve kazanılmış hakları koruyan bir görevlendirme esası benimsenmeli, yöneticilik azami görev süresi 12 yıla çıkarılmalıdır.
Kurum maaş ödeme anlaşmaları ve banka promosyonları tartışma konusu olmaktan çıkarılmalı, bütün personeli kapsayacak şekilde Bakanlık eliyle tek bir anlaşma yapılmalıdır.
657 sayılı Kanun'un yürürlüğe konulduğu tarihten bu yana geçen zaman zarfında kamu idaresinde gerçekleşen gelişim ve dönüşüm karşısında hiçbir fiilî gerekçesi ve olgusal gerçekliği kalmayan yardımcı hizmetler sınıfı uygulamasına son verilerek yardımcı hizmetler sınıfı çalışanları genel idare hizmetleri sınıfına geçirilmeli ve özlük haklarında bu eksende bir iyileştirme sağlanmalıdır.
Eğitim hizmet kolunun genel yetkili sendikası olarak, hak, emek ve özgürlük mücadelemizi yeni zeminlere taşıyarak üyelerimizin ve eğitim çalışanlarının haklarının korunup geliştirilmesi, ülkemizde demokratik zeminin daha da güçlendirilmesi ve emeğin saygınlığının artırılması için sendikal yürüyüşümüzü kararlılıkla sürdüreceğiz."