Menü Muş Şark Haber
Tarih: 08.03.2026 14:03
BAŞKAN BARIŞAN, “KADIN AİLENİN DİREĞİ, TOPLUMUN TEMEL TAŞIDIR”

BAŞKAN BARIŞAN, “KADIN AİLENİN DİREĞİ, TOPLUMUN TEMEL TAŞIDIR”

Facebook Twitter Linked-in

BAŞKAN BARIŞAN, "KADIN AİLENİN DİREĞİ, TOPLUMUN TEMEL TAŞIDIR"

Memur-Sen Muş İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Mahir Barışan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada kadınların aile ve toplum hayatındaki belirleyici rolüne dikkat çekerek, kadınların emeğinin, haklarının ve toplumsal konumunun güçlendirilmesinin güçlü bir toplum için büyük önem taşıdığını ifade etti.

 

Memur-Sen Muş İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Muş Şube Başkanı Mahir Barışan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada kadınların aile ve toplum hayatındaki yerine dikkat çekerek, kadın hakları mücadelesinin insan hakları mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

Barışan, kadınların temel hak ve özgürlükler mücadelesinin tarihsel olarak insan hakları mücadelesiyle iç içe olduğunu belirterek, kadın hakları savunusu olarak ortaya çıkan ekmek ve hak mücadelesinin daha sonraki yüzyıllarda cinsiyete dayalı ayrımcılığın ortadan kaldırılması mücadelesine dönüştüğünü ifade etti.

Bu kapsamda Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 1977 yılında aldığı kararla 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak anılmasını kabul ettiğini hatırlatan Barışan, bu günün kadınların haklarının hatırlanması açısından önemli bir tarih olduğunu dile getirdi.

Sanayileşme ve değerlerin değişimi

Sanayileşme ile birlikte üretime dayalı maddi kazanımın göreceli refah sağladığını ancak Batı dünyasında geleneksel değerlerin hayatın merkezinden uzaklaştırıldığını belirten Barışan, materyalist yaklaşımın insanı anlamlı kılan pek çok değeri ikinci plana ittiğini söyledi.

Barışan, "Sadece insan enerjisi değil, insanı anlamlı kılan ahlaki, estetik, dinî, manevi, kültürel, ruhsal, ailevi ve şahsi değer ve tercihler de daha fazla üretim ve daha fazla para kazanmak uğruna terk edilmiştir." ifadelerini kullandı.

Kadının metalaştırılması eleştirisi

Kapitalist sistemin kadını üretim, ticaret ve pazarlama unsuru haline getirdiğini savunan Barışan, kapitalist burjuvazinin kadını devasa bir sektörün parçası haline getirdiğini ifade etti.

Barışan açıklamasında, kadının bireyleri hedef alan kapitalist sömürü düzeninin hem imajı hem amacı hem aracı hem de objesi haline getirildiğini belirterek, bu anlayışın toplumsal yapıyı olumsuz etkilediğini söyledi.

Bu sürecin sonucunda bireyselliğin arttığını, ahlaki değerlerin zayıfladığını ve ruhsal bunalımların çoğaldığını dile getiren Barışan, aile yapısının zayıflamasıyla birlikte toplumun da çözülme sürecine girdiğini ifade etti. Kadın üzerinden ailenin, aile üzerinden toplumun savrulduğunu belirten Barışan, günümüzde cinsiyet özgürlüğü tartışmaları ve farklı yönelimlerin özendirilmesiyle insanlığın değerleriyle birlikte yok edilmek istendiğini savundu.

Kadınların yaşadığı küresel sorunlar

Barışan, kadınların gerçek sorunlarının çoğu zaman göz ardı edildiğini ifade ederek, dünyada milyonlarca kadının ağır koşullar altında yaşam mücadelesi verdiğini belirtti.

Kadınların savaş ve terör nedeniyle hayatını kaybettiğini, işkenceye ve tecavüze maruz kaldığını, tutuklandığını ve mülteci kamplarında zor şartlar altında yaşamını sürdürdüğünü dile getiren Barışan, birçok kadının dünyanın farklı bölgelerinde şiddetin ve savaşın en savunmasız kurbanları olduğunu söyledi.

Filistin'de İsrail bombardımanlarında hayatını kaybeden kadın ve çocuklara da dikkat çeken Barışan, geçmişte Bosna-Hersek'te yaşanan savaşta ve Suriye'deki iç savaşta kadınların ağır insan hakları ihlalleriyle karşı karşıya kaldığını ifade etti.

İslam toplumunda kadının yeri

İslam toplumlarında kadının tarih boyunca saygın bir konuma sahip olduğunu belirten Barışan, kadının anne, eş ve kardeş kimliğiyle toplumun temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.

Kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü bir dönemde İslam'ın kadınlara değer verdiğini belirten Barışan, cennetin annelerin ayakları altına serildiğini ve ilim öğrenmenin kadın-erkek ayrımı yapılmaksızın herkes için zorunlu kılındığını ifade etti.

Barışan, bu kültürel mirasın etkisiyle tarih boyunca birçok önemli kadın şahsiyetin yetiştiğini belirterek Nene Hatun, Kurtubalı Lübna, Mihrî Hatun ve Fatma Bacı gibi isimleri örnek gösterdi.

Güçlü kadın güçlü toplum demektir

Kadının güçlü olmasının aileyi, ailenin güçlü olmasının ise toplumu güçlendirdiğini vurgulayan Barışan, toplumun güçlü olabilmesi için aileyi koruyan düzenlemelerin kadınlara daha fazla destek sağlaması gerektiğini ifade etti.

Barışan, birbirine destek olan, paylaşmayı bilen, dayanışma içinde yaşayan fertlerin oluşturduğu aile yapısının güçlü toplumların temelini oluşturduğunu belirtti.

Emekçi kadınların sorunlarına dikkat çekti

8 Mart'ın çalışma hayatında emek veren kadınların sorunlarına dikkat çekmek açısından önemli bir gün olduğunu belirten Barışan, bu günün emekçi kadınların ve çalışan annelerin sorunlarının çözümü için mücadeleye vesile olması gerektiğini söyledi.

Mazlum kadınlar unutulmamalı

Açıklamasının sonunda dünyanın farklı bölgelerinde zulme maruz kalan kadınların da unutulmaması gerektiğini ifade eden Barışan, Filistin başta olmak üzere savaş, açlık ve yoksullukla mücadele eden kadınların hatırlanması gerektiğini dile getirdi.

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen olarak Dünya Kadınlar Günü'nün kadınların emeğinin karşılığının verilmesi ve haklarının teslim edilmesi konusunda toplumsal bir bilinç tazeleme günü olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Barışan, kadınlara aile, iş ve çalışma hayatlarında başarı dileklerini iletti.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —