'CEHENNET' OKUYUCULARIYLA BULUŞTU
Muş Alparslan Üniversitesi (MAUN) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Zeliha Tekin tarafından kelem alınan 'Cehennet' adlı kitap okuyucularıyla buluştu.
Daha önce çeşitli alanlarda çok sayıda kitap kaleme alan Muş Alparslan Üniversitesi (MAUN) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Zeliha Tekin'in yeni kitabı 'Cehennet' raflardaki yerini aldı. Yeni kitabını Uzun süren bir araştırmanın, mitoloji, Kur'an, İncil, Tevrat ve bunları yorumlayan yerli ve yabancı kaynakların, tarih ve bilim kitaplarının kümülatif olarak okunmasının ve derin bir araştırmanın ürünü olarak tanıtan Tekin, yeni kitabına ilişkin yaptığı açıklamalarda şunları dile getirdi: "Bizler gözümüz gördüğü, aklımız erdiği sürece bilgiyi arayan ve çoğaltan; bilimle dinler arasına kalın duvarlar örmeyen insanlardan olmalıyız. Evimizin penceresinden dışarıya baktığımızda gördüğümüz insanları, hayvanları, çiçekleri, bitkileri, dağları, nehirleri, gökyüzünü, bulutları, yıldızları, ayı, güneşi, toprağı kısacası yerde, yerin altında ve gökte yaratılan ne varsa anlamlandırıp açıklayabilmek istiyorsak daha fazla okuyup öğrenmemiz, araştırıp bilgimize bilgi katmamız gerekmektedir. Hiç şüphesiz ki, her ilmin sahibi, bilinmeyen her sırrın cevabı evreni yaratan Yaradandır ve Yaradan insana düşünebilme yeteneği hediye etmiştir." dedi.
Kitap ile ilgili bilgiler veren Tekin; "Cehennet, hayallere ve söylentilere dayalı değildir. Kitap, uzun süren bir araştırmanın, mitoloji, Kur'an, İncil, Tevrat ve bunları yorumlayan yerli ve yabancı kaynakların, tarih ve bilim kitaplarının kümülatif olarak okunmasının ve derin bir araştırmanın ürünüdür. Cehennet adlı kitabımızda; Yaşam nerede ve nasıl ortaya çıkmıştır? Evrenin oluşumuyla ilgili dinlerdeki kozmik tarih nedir? Evrende yalnız mıyız? Zamanın hikayesi nedir? Büyük Patlama öncesinde ne oldu? Yeryüzündeki insan hayatı nasıl başlamıştır? İnsan öldükten sonra nereye gidecektir? İlk diller nasıl ortaya çıkmıştır? Ten rengimiz nasıl oluşmuştur? Yaşlanmamak mümkün müdür? Duanın yaşamımıza etkileri nelerdir? Sabretmek ve şükretmek bize ne kazandırır? Kader ve irade nedir? Rüyaların bir gizemi var mıdır? Din nedir? Neden inanma ihtiyacı duyarız? Levh-i Mahfuz nedir? Kader yazılmışsa iradenin hükmü nedir? Ölüm bir yok oluş mudur? Ölümden sonraki yaşama dair bir delil var mıdır? Tenasüh inancı nedir? Cennet ve Cehennem nedir? Gibi sorulara cevap verilmeye çalışmıştır" ifadelerini kullandı.
KİTAPTAN BİRKAÇ ALINTI
Zaman
Yeryüzünün ilk insanları en temel astronomik hareketsel döngüleri fark etmişlerdir. Çağlar boyunca değişik kültürlerde, zaman anlayışları farklı farklı olmuştur. Zamanın sürekli ve aynı biçimde aktığını, düz gittiğini, ilerlediğini söyleyenler de olmuş, zamanın bir düşman olduğunu söyleyenler de. İbrahimi dinlerde ise zaman, çizgisel tarihli olarak tasavvur edilmiş başı ve sonu malum olan bir sınava benzetilmiştir. Herakleitos (M.Ö 540-480), "Her şey akar, hiçbir şey sabit değildir. Aynı nehirde iki defa yıkanılmaz." diyerek hiçbir anın/zamanın birbiriyle aynı olmadığını bize hatırlatmıştır. Yani yaşadığımız an, gerçek zamandır. Zira geçmiş olan an, zaman arşivine kaldırılmış; gelecek zaman ise henüz yüklenmemiştir. Gerçek yaşanılan o andır.
Yaşlanmak Üzerine
Kurzweil ve Grossman 2004 yılında yayınladıkları bir çalışmada sonsuza kadar uzun yaşayabilmenin yöntemlerine sahip olduğumuzu dile getirmiştir. Onlara göre, elimizdeki bilgileri agresif şekilde kullanarak yaşlanmayı büyük ölçüde yavaşlatacak süreçlere uygulayabilir ve biyoteknoloji ve nano teknolojiyle yaşamı köklü biçimde uzatan sağaltım yöntemleri ortaya çıkıncaya kadar sağlığımızı koruyabiliriz. Günümüzde Hunza Türklerininki gibi uzun yaşamak isteyen hatta ölümsüzlüğe kavuşmak isteyen milyarderler, milyarlarca lirayı bu uğurda harcıyorlar. Ama unutmamak gerekir ki uzun ömürlü insanlar, uzun ömürlü ailelerden gelmektedir. Pek çok gen ömrün uzamasına katkıda bulunmaktadır. İnsanlar, hatırladıkları kadar yaşarmış. Ne kadar fazla heyecan veren, sizi mutlu eden hafızanıza kazınan deneyim edinirseniz o kadar fazla (uzun) yaşarsınız.