ÇOCUKLARINA KAVUŞAN AİLELER UMUTLARI ARTIRIYOR
Kurban Bayramı öncesinde Muşlu bir ailenin evladına kavuşması ve sonrasında geçtiğimiz haftada 3 ailenin evladına kavuşması ile Muş’ta evlat nöbeti tutan ailelerin çocuklarına kavuşma umutlarını arttırdı.
Muş’ta yaklaşık 4 ay önce çocuklarının PKK tarafından dağa kaçıldığını iddia eden alilere tarafından Halkların Demokratik Partisi (HDP) Muş İl Başkanlığı önünde başlattığı evlat nöbeti devam ediyor.
Çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP’yi sorumlu tutan aileler eylemlerini her hafta Çarşamba günü HDP Muş il Başkanlığı önünde sürdürüyor.
Özelikle Kurban Bayramı öncesinde Muşlu bir ailenin evladına kavuşması ve sonrasında geçtiğimiz haftada Diyarbakır’da 3 ailenin evladına kavuşması haberlerinin gelmesinin ardından Muş’ta evlat nöbeti tutan ailelerin çocuklarına kavuşma umutlarını arttı.
Son zamanlarda evlatlarına kavuşan ailelerin haberlerinin gelmesi ile umutları daha da artan aileler kararlılıkla eylemlerine devam edeceklerini dile getirdiler.
“İNŞALLAH EN KISA SÜREDE BİZİM ÇOCUKLARIMIZDA GELİR TESLİM OLUR”
Evlat nöbetinin başladığı ilk andan beri her hafta düzenli olarak eyleme Teker Ailesi adına katılan anne Gülbahar Teker, evlatlarına kavuşan ailelerin haberlerinin gelmesine çok sevindiğini dile getirerek şunları söyledi: “Geçen Hafta Diyarbakır’da eylem yapan 3 ailenin çocuğu geldi teslim oldu. Ben buna çok sevindim. İnşallah en kısa sürede bizim çocuklarımızda gelir teslim olur. Dağa kaçırılan oğlum için burada eylemimi sürdüreceğim. Herkesin bize destek vermesini istiyorum. Buradaki eylemimize destek verenlerde var. Bizlere destek veren herkesten Allah razı olsun. İnşallah daha fazla destek gelir bize. Ben bugün buraya gelirken Diyarbakır’daki ailelerin çocukları için oynadım. Çünkü çok sevinçliyim. Teslim olan çocukların annesi babası gibi çok sevindim. Onların çocuklarının gelişi için kurban kestiler. Onlar orada sevindi, bende burada sevindim. Ben çocuğumu HDP’den istiyorum. Çocuğumun biri hasta, diğeri de dağdadır. Benim çocuğumu getirsin bana versin. Babası yok, kimsesi yok. Bu HDP bizden ne istiyor? HDP’de vicdan yok, iman yok. Bizim çocukları getirsinler buradan kalkıp gidelim. Bunlar Müslüman değil. Biz de Kürdüz ama bunların yaptığı şerefsizliktir. Ben korkmuyorum, tek başıma da kalsam eylemimi devam ettireceğim. HDP’nin kapatılmasını istiyorum. Bizim çocuklarımızı bize geri getirsin. Çocuklarımızdan hiçbir haberimiz yok. Ben çocuğumu almadan buradan kalkmayacağım. Allah devletimizden razı olsun, bizlere bu imkanı tanıdıkları için. HDP bizden ve çocuklarımızdan ne istiyor? Anneler, babalar olarak burada perişan olduk, ağlıyoruz. Yeter artık, bu anne babalar bu kadar feryat ediyor, bu kadar ağlıyor. Vicdan yok. Eğer Müslüman olsalar getirip çocukları bize verirler. Kürt hakkı böyle değil. Biz de Kürtüz niye bizi savunmuyorlar.”
“OĞLUM BİZ BURADA SENİ BEKLİYORUZ”
Evlat nöbetindeki bir diğer aile olan Özcan ailesinden anne Şahinaz Özcan ise yapmış olduğu konuşmasında oğlunu beklediğini dile getirerek şunları söyledi: “Oğlumdan hiçbir haber alamadım. Çocuğumdan haber almadan buradan kalkmayacağım, eyleme devam edeceğim. HDP, PKK’ya destek veriyor. HDP, PKK’ya destek vermeseydi PKK bu işleri yapamazdı. Atilla, oğlum biz burada seni bekliyoruz. Neredeysen gel devlete teslim ol, gel polise teslim ol. Burası güvenli. Orası senin yerin değil. Geçen hafta Diyarbakır’daki 3 ailenin evladı geldi teslim oldu. Sende gel devlete teslim ol. 6 yıl oldu çocuğum kayıptır. Çocuğum hayatta mı değil mi hiçbir bilgim yok. Dünyada böyle bir şey yok. Müslüman olan bir kimse böyle bir şey yapmaz. Ben burada çocuğumu almak için oturmuşum. Çocuğumu onlardan alıncaya kadar burada eylemimi sürdüreceğim. Sadece kendi çocuğum için değil tüm annelerin çocuğunu istiyoruz. Ben çocuğumu HDP’den istiyorum. Biran önce de HDP’nin kapatılmasını istiyorum. HDP çocukları dağa götürerek milletin evine ateş düşürdü. Onlarında çocuğu yok mu? Onların çocukları bir hafta eve gelmediği zaman ne düşünüyorlar”
“BEN EYLEMİMİ HEM DİYARBAKIR’DA HEM DE MUŞ’TA SÜRDÜRÜYORUM”
Özcan ailesinden baba Şemsettin Özcan ise, eylemine hem Muş’ta hem Diyarbakırda devam ettirdiğini dile getirerek şunları söyledi: “Bunlar bizim çocukları nereye götürdü? Biz çocuklarımızı istiyoruz. Onların çocukları okula gidiyor, bizim çocukları da dağa götürüyorlar. Bunlar ne için dağa götürüyorlar, kimin için götürüyor? Çıksınlar meydana. Ben, HDP'nin önündeyim. Ben eylemimi hem Diyarbakır’da hem de Muş’ta sürdürüyorum. 2 yıldır ben çocuğum için mücadele ediyorum. Çocuklarını Avrupa'ya okul okumaya gönderiyorlar, bizim çocukların eline de silah veriyorlar. HDP çocuklarımızı alıp PKK’ya veriyor. Bize diyorlar ki ‘Kürt davasıdır’ diye. Bunların Kürtlerin düşmanıdır. Kürdü kürde düşman ediyor. Bunların kürtlük davası peşinde değil. Bizim tek bayrağımız var. Bana haber gönderiyorlar diyorlar ki ‘siz bizi rahatsız ediyorsunuz.’ ‘Oraya gitmeyin’ diyorlar. O zaman benim çocuğumu bana getirin verin bende buraya gelmeyeyim. Kim bunlara destek verirse Allah belalarını versin. Onun evladını da bizimki gibi alsın. Çocuğumdan haber alamadım. Ben gece gündüz buradayım, burada olmazsam bile Diyarbakır’dayım çocuğumu almadan hiçbir yere gitmiyorum.”
SONUNA KADAR KARARLIYIM
Özcan ailesinin bir diğer ferdi olan kardeş Ümit Özcan ise kardeşi gelene kadar kararlılıkla eylemine devam edeceğini dile getirerek şu ifadeleri kullandı: “Kardeşim gelmeyene kadar bu eyleme devam edeceğim. Sonuna kadar kararlıyım. Diyarbakır eylemine de katılıyorum, Muş’taki eyleme de katılıyorum. Diyarbakır’da HDP binasının kepengini kapatıp kaçtılar. Suçlu olan kaçıyor. Şu an bina orada boş. Kürt Türk davası diyorlar. Bizim Kürt Türk davası diye bir davamız yok. Bizim Türklerle bir sıkıntımız yok. ‘Kürt davası’ diyorlar Ermeni’ye çalışıyorlar, Amerika’ya çalışıyorlar, oraya asker götürüyorlar. Bizim tek bir devletimiz var o da Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Biz bu devletin insanıyız, Amerika’nın Kürdü değiliz, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kürdüyüz.”