DEM PARTİLİ BOZ, DEPREMZEDE KADINLARI MECLİS GÜNDEMİNE TAŞIDI
DEM Parti Muş Milletvekili Sümeyye Boz, depremzede kadınların geçen bir yılda yaşadıkları sorunların tespit edilip çözülmesi için Meclis'e araştırma önergesi verdi
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Muş Milletvekili Sümeyye Boz, 6 Şubat depremlerinin üzerinden geçen bir yılda kadınların yaşadıkları sorunların tespiti ve çözümüne ilişkin Meclis'e araştırma önergesi sundu.
Meclis Başkanlığına sunduğu önergede, "Deprem bölgesinde kadın yoksulluğunun derinleşmesiyle birlikte aile içi bakım emeğinin artması ve neredeyse aile içinde yaşlı, engelli, çocuk bakımından sorumlu hale getirilmesi kadınların şiddet sarmalından çıkamamasına sebep olmaktadır. Aynı zamanda kız çocuklarının bakım ve ev içi emeğe katılması sonucunda okulla bağlarının zayıflamasına ve dolayısıyla evlilik adı altında istismara maruz kalmasına yol açmaktadır. 11 ili kapsayan deprem bölgelerinde başta kadına yönelik şiddet, cinsel saldırı ve cinsel istismar olmak üzere kadınların sorunlarının kadınlar tarafından tüm yönleriyle araştırılması, kadına yönelik şiddet, cinsel saldırı, cinsel istismar ve tüm sorunlara dair sorumluların açığa çıkarılması, sorunların çözümüne dair politikalar geliştirilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması amacıyla Meclis Araştırması açılmasını arz ederim" dedi.
Boz meclis araştırması talebinin gerekçesinde, şunları kaydetti, "6 Şubat 2023 tarihinde Maraş ili Pazarcık merkezli 7,7 büyüklüğünde ve Elbistan merkezli 7,6 büyüklüğünde 2 deprem meydana gelmiştir. Başta Maraş, Hatay, Adıyaman olmak üzere Malatya, Antep, Urfa, Diyarbakır, Adana, Osmaniye, Kilis, Elâzığ illeri bu depremlerden çok ciddi etkilemiştir. 20 Şubat 2023 tarihinde Hatay ili Defne ve Samandağ merkezli 6,4 ve 5,8 büyüklüğündeki depremler meydana gelmiştir. Resmi verilere göre 50 binin üzerinde yurttaşın yaşamını yitirdiği açıklanmış ancak can kaybının resmi rakamların çok üstünde olduğu düşünülmektedir. Keza dönemin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un "130 bin canımız gitti" açıklamasını yapmıştır. Kurum, bu rakamın depremlerde tüm can kayıplarının toplamı olduğunu açıklasa da rakamların gerçekleri yansıtmadığı deprem bölgelerinde yaşayan yurttaşlarca belirtilmektedir.
Depremin ardından barınmadan beslenme sorununa, sağlık sorunlarından geçim derdine kadar sorunlardan en fazla etkilenen kesim kadınlardır. Deprem bölgesinde gerek gönüllü çalışanlarla gerekse depremzede kadınlarla yapılan görüşmelerde depremin en büyük yükünün kadınların omuzunda olduğu, buna rağmen kadınların sorunlarının ve ihtiyaçlarının görülmediği ve bunların kadına yönelik şiddeti de derinleştirdiği ifade edilmiştir. Bu anlamda kadınlara yönelik politikalar geliştirilmediği ve sorumluların genellikle erkekler olmasından dolayı sorunların/ihtiyaçların görülmediği belirtilmiştir. Kadına yönelik şiddet çemberinin genişlemesinin yanı sıra kız çocuklarının bakım ve ev içi emeğe katılması sonucunda eğitim ile bağlarının zayıflaması ve dolayısıyla evlilik adı altında istismar vakalarının söz konusu olduğu aktarılan bilgiler arasındadır.
Bununla birlikte çadır kentlerde ve konteyner kentlerinde kadınların ve kız çocuklarının uyuz, bit, anksiyete, sistit, vajinismus gibi rahatsızlıklar yaşadığı, güvenli tuvalet, ped, tampon ve temiz suya erişim konusunda sorun yaşadıklarını, doğum kontrol yöntemlerine de uzun süre erişemedikleri aktarılmıştır. Sağlık sorunlarının yanı sıra barınma konusunda kadınlar ve kız çocuklarına yönelik mahremiyet alanlarının oluşturulmadığı ve tam denetim sağlanmaya çalışıldığı da belirtilmiştir.
Ekonomik krizle birlikte kadın yoksulluğunun derinleşmesinin yanı sıra deprem bölgelerinde aile içi bakım emeğinin artması ve neredeyse aile içinde yaşlı, engelli, çocuk bakımından sorumlu hale getirilmesi kadınların şiddet sarmalından çıkamamasına sebep olmaktadır. Bu sebeple 11 ili kapsayan deprem bölgesindeki kadına yönelik şiddet, cinsel saldırı ve cinsel istismar olmak üzere kadınların sorunlarının kadınlar tarafından detaylı araştırılması gerekmektedir."