Menü Muş Şark Haber
Tarih: 30.10.2023 21:38
“DERME ÇATMA BİNALARDAN DEVASA KAMPÜS ÜNİVERSİTESİNE DÖNÜŞTÜK

“DERME ÇATMA BİNALARDAN DEVASA KAMPÜS ÜNİVERSİTESİNE DÖNÜŞTÜK

Facebook Twitter Linked-in

"DERME ÇATMA BİNALARDAN DEVASA KAMPÜS ÜNİVERSİTESİNE DÖNÜŞTÜK

2023-2024 Akademik Yıl Açılış Töreninde konuşan MAUN Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alican, "İl merkezindeki birkaç derme çatma binada faaliyet gösteren üniversitemiz, kısa sayılabilecek bir sürecin ardından, şimdi devasa bir kampüs üniversitesine dönüştü"

 

Muş Alparslan Üniversitesi (MAUN) Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alican, akademik yıl açılış töreninde yaptığı konuşmada, derme çatma binalardan devasa kampüs üniversitesine dönüştüklerini söyledi.

Üniversitenin adını taşıyan Sultan Alparslan'ın vizyon ve misyonu ile hareket ettiklerini ifade eden Rektör Mustafa Alican, Öğrencilerimize, ömürlerince at üstünden inmemiş sultanlarımızın ve gözlerinin nuru ile hem gecelerin hem de çağların karanlığını aydınlatmış âlimlerimizin işaret parmaklarını yönelttikleri Kızıl Elma'yı işaret ediyoruz ve etmeye devam edeceğiz. Üniversitemizde eğitim gören güzel yüzlü ve temiz yürekli çocuklarımızın, küresel düzenin sapık ruhlu mimarları ve onların taşeronları tarafından yıllar yılı coğrafyamızda yakılmak istenen fitne ateşlerini bir daha harlanmamak üzere söndüreceklerini, Anadolu'da mayalanmış bin yıllık mirasın temsilcileri olarak çok da uzak olmayan bir gelecekte tıpkı atalarının yaptığı gibi âleme adalet ve merhamete dayalı bir nizam vereceklerini biliyor, bundan en küçük bir şüphe bile duymuyoruz. Bundan herkesin emin olmasını istiyoruz" dedi.

"Gençlerimizin gündemi bizimkinden farklı olacak"

"Çok değil, 25-30 yıl önce Türkiye'nin yönetiminde esamisi bile okunmayan Anadolu'nun kadim soluğunu çevreden merkeze taşıyan ve ülkemizin siyasetine, ekonomisine ve kültürüne güçlü katkılar sağlayan üniversitelerimizde yetişen gençlerimizin gündemi bizimkinden farklı olacak inşallah" diyen Rektör Alican sözlerini şöyle sürdürdü, "Onlar nasıl da zavallı ve çaresiz olduğumuzu, zulmü, terörü, katliamları ve insanlık dışı müdahaleleri değil; imar ve inşayı, tarım ve sanayiyi, bilimi ve sanatı, felsefeyi ve tarihi; tıpkı geçmişte olduğu gibi nasıl daha âdil ve merhametli bir nizam kurabileceklerini konuşacaklar. 30 yıl önceki gündemimiz ile bugünkü gündemimizi kıyas edersek, otuz yıl sonraki gündemimizin bu olacağını Allah'ın izniyle görebiliriz."

"Derme çatma binalardan devasa kampüs üniversitesine dönüştük"

Derme çatma binalardan devasa kampus üniversitesine döndüklerini dile getiren Alican, "Hayalini kurmakta bile zorlanacağımız o boş araziden bugüne gelen süreçte neler olduğunu uzun uzun anlatmayacağım. Kuruluşundan önceki yıllarda, neredeyse bir düzine öğretim elemanının faaliyet gösterdiği Fırat ile Van Yüzüncü Yıl Üniversitelerine bağlı iki yüksekokul ile ismi var cismi yok bir fakültenin üzerine kurulan üniversitemiz, 16'ncı yaşını sürdüğü şimdilerde büyük bir eğitim kurumu ve 2007 sonrası süreçte kurulan üniversiteler arasında hatırı sayılır bir konumda. Kurucu Rektörümüzün şehrimize geldiği dönemde il merkezindeki birkaç derme çatma binada faaliyet gösteren üniversitemiz, Sayın Rektörümüzün sözünü ettiğim kitabında uzun uzadıya ve dokunaklı bir şekilde anlattığı kıymetli çabaları ile başlayan ve ikinci rektörümüzün döneminde devam eden kısa sayılabilecek bir sürecin ardından, şimdi devasa bir kampüs üniversitesine dönüştü. Cumhuriyetimizin 100. yılında, adı bilinen birçok üniversitenin bile sahip olmadığı güzel ve geniş imkânlarla Muş'a, Doğu Anadolu'ya ve Türkiye'ye hizmet etme şerefini yaşıyoruz. 2023-2024 eğitim-öğretim yılı itibarıyla 10 fakülte, 1 yüksekokul, 6 meslek yüksekokulu, 2 enstitü, 16 uygulama ve araştırma merkezi, 21 koordinatörlük ve 9 komisyon ile hizmet veren Muş Alparslan Üniversitemiz, toplamda 133 adet ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora programı ve 14241 öğrenci ile faaliyetlerine devam ediyor. Yine kurumumuz bünyesinde 122'si araştırma görevlisi, 188'i öğretim görevlisi, 212'si doktor öğretim üyesi, 87'si doçent ve 21'i profesör olmak üzere toplamda 630 öğretim elemanı çalışıyor. İdari ve hizmet grubumuzla birlikte personel sayımız 1100 civarında ve öğrencilerimiz ile personellerimizin ailelerini de dâhil edersek, il merkezindeki nüfusun yaklaşık yüzde 15'ini oluşturuyoruz" şeklinde konuştu.

"Mukaddes bir bayrak yarışı içerisindeyiz"

"Muş Alparslan Üniversitesi olarak, ülkemize ve milletimize hizmet etmenin mukaddes bir bayrak yarışı olduğunun bilincindeyiz" diyen Alican şu ifadeleri kullandı, "Bizden önce gerektiğinde sağlıklarının bozulması pahasına milletimize hizmet etmiş olan büyüklerimizin mirasını devraldığımızı ve bu mirası daha ileriye taşımamız gerektiğini biliyoruz. Bugün yolumuzu tenvir eden izlerine basarak yürüdüğümüz büyüklerimizin isimlerini yalnızca aklımıza ve gönlümüze değil, aynı zamanda mekânlarımıza da veriyoruz. Kurucu Rektörümüz döneminde başlayan ve sonraki rektörümüz döneminde devam eden bu gelenek ile şekillenen, adeta tarihimizin ve kültürümüzün izdüşümü olan bir üniversiteye sahibiz."

"İddialı olduğumuz alanlar var"

                Üniversite ilgili bilgiler de paylaşan Rektör Alican şunları kaydetti, "Muş Alparslan Üniversitemizin, uluslararası bir bilimsel değerlendirme mekanizması olan SCIMAGO Institutions Rankings'in sıralamasına göre, 2023 yılında ülkemizde ziraat ve gıda bilimi alanında yapılan bilimsel çalışmalar açısından Türkiye genelinde ilk sırada olduğunu biliyor musunuz? Evet, henüz genç bir üniversite olmamıza rağmen iddialı olduğumuz alanlar var. Birkaç yıl önce hayvancılık alanında pilot devlet üniversitesi seçilen Muş Alparslan Üniversitemiz bünyesindeki Uygulamalı Bilimler Fakültemizde, Türkiye'nin en büyük üçüncü platosu olan Muş ovasını ihya edecek zirai çalışmalar yapıyoruz. Şehrimizde en çok verim alınabilecek tarımsal ürünlerin tespit edilmesi için yürüttüğümüz deneme ekimleri bir yana, Muş'un eşsiz güzellikteki lalesini ve Malazgirt'in benzersiz lezzetteki kavununu önce Türkiye'ye ve ardından da dünyaya tanıtmak için gayret ediyoruz. Üniversitemiz bünyesinde bir Tarım Teknokenti kurarak ulusal ve küresel tarım firmalarını Muş ovasına çekmek, şehrin tarımsal sanayii potansiyelini ve istihdamı arttırmak yönündeki girişimlerimiz sürüyor. Kurumumuza ait arı kovanlarımızda, çok yakında üniversitemiz adına tescil edeceğimiz ve üretimini attırma yönünde adımlar attığımız katkısız balımızı üretiyoruz. Muş'un coğrafî işaret birikimini arttırmak için faaliyetler gerçekleştiriyor, örneğin Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulumuzun rehberliğinde süt ve süt ürünleri üretimi alanında bir tesis oluşturmak için girişimlerde bulunuyoruz. YÖK ile temas halindeyiz ve inşallah önümüzdeki dönemlerde üniversitemiz bünyesinde dört başı mamur bir ziraat fakültesi oluşturma yönünde çalışmalarımız var.

"Muş'un adını yerkürenin her köşesine ulaştırmış durumdayız"

Belirtmek isterim ki, iddialı olduğumuz tek alan tarım değil. Eğitim ve spor bilimleri ile tarih ve kültür çalışmaları alanlarında da iddialıyız. Her yıl onlarca öğrencimiz Eğitim Fakültemizden mezun olur olmaz öğretmen olarak atanabilme başarısını gösteriyor. Spor Bilimleri Fakültemizde eğitim gören birçok lisanslı ve millî sporcumuz var ve yine her yıl gerek ulusal gerekse uluslararası müsabakalarda dereceler elde ediyoruz. Birazdan açılış dersimizi verecek olan Prof. Dr. Adnan Çevik'in bilimsel danışmanlığında yürüttüğümüz Malazgirt Savaş Alanının Tespiti, Tarihi ve Arkeolojik Yüzey Araştırma Projesi ile Türkiye'nin en büyük ve dünyanın sayılı savaş arkeolojisi projelerinden birinin ev sahipliğini yapıyoruz. 2019 yılından beri yürüttüğümüz bu proje ile ulaştığımız orijinal sonuçlar, yaptığımız yayınlar ve Malazgirt'teki tarihî miras hakkında ürettiğimiz benzersiz bilgilerle bütün dünyada ses getirmiş ve üniversitemizin, Malazgirt'in ve Muş'un adını yerkürenin her köşesine ulaştırmış durumdayız.

"Şehrimizin geçmişine değil, aynı zamanda geleceğine de ışık tutuyor"

Malazgirt'in, Türkiye'nin temel gündem maddelerinden biri olma sürecine sağladığımız bilimsel katkılar bir yana, Muş ve çevresinin tarihi ile ilgili olarak daha önce hiç yapılmamış olan çalışmalara da imza atmış bulunuyoruz. Muş, Bulanık, Varto ve Malazgirt ile ilgili olarak öğretim elemanlarımızın yaptığı bilimsel çalışmalar yalnızca şehrimizin geçmişine değil, aynı zamanda geleceğine de ışık tutuyor. Hem kitap olarak neşrettiğimiz hem de uluslararası itibara sahip bilimsel dergilerimizde yayınladığımız bu çalışmalarla yaşadığımız coğrafyanın sosyoekonomik ve kültürel potansiyelini de önemli ölçüde analiz ettik ve etmeye devam ediyoruz. Muş'un sosyal ve ekonomik geleceği hakkındaki çalışmalarımız şimdiden bir külliyat raddesine ulaşmış durumda. Ayrıca Kurucu Rektörümüz döneminde açılan, ülkemizin bu anlamdaki ilk birimi olan ve halen en iyisi olduğunu söyleyebileceğimiz Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümümüzde yapılan çalışmalarla, coğrafyamızın temel zenginliklerinden olan Kürtçe kültür mirasımızı da bilimsel bir forma büründürmeye devam ediyoruz.

"İmkanları sonuna dek kullanıyoruz"

Muş Alparslan Üniversitesi'nin üçüncü dönem yöneticisi olarak kendimi şanslı addettiğimi belirtmek istiyorum. İlk iki dönemde fiziksel yapılanma sürecinin büyük oranda tamamlanmış olması ve kurumsallaşma açısından erişilen mesafe, artık hem üniversitemizin kalitesini arttırmak, hem de şehrimize ve bölgemize katkı sağlamak anlamında çok daha ileriye gitmek noktasında bize önemli imkânlar sunuyor. Dolayısıyla biz de ekip arkadaşlarımla birlikte bu imkânları sonuna dek kullanarak Muş Alparslan Üniversitesi'ni Türkiye ve dünyadaki üniversiteler listesinin üst sıralarına taşımak, hem bilimsel hem de sosyal açıdan tercih edilme katsayısı çok daha yüksek, öğrencilerinin kendilerini ayrıcalıklı hissettiği bir üniversite haline getirmek istiyoruz. Üniversitemizi öncelikli olarak bir kültür, sanat ve spor merkezi haline getirmek arzusu içerisindeyiz. Öğrencilerimizi sadece bilimsel olarak donatmayacak, aynı zamanda sanatsal ve entelektüel derinliği olan, edebiyat, sinema, tiyatro, müzik ve resimden anlayan ince zevkli bireyler haline getireceğiz, bunu hedefliyoruz. Bu amaçla Sürekli Eğitim ve Kariyer Merkezlerimiz aracılığıyla çeşitli kurslar açacak, dileyen öğrencilerimizin spor ve sanat alanında kendilerini yetiştirmelerine imkân hazırlayacak, yerleşkemizde çok daha fazla sportif ve sanatsal etkinlikler düzenleyecek, öğrenci kulüplerimizle yakın ve sıcak temas halinde çalışacak, kariyer günleri, söyleşiler, kitap, şiir ve sinema günleri, festivaller, turnuvalar ve yarışmalar tertip edecek, konferans, seminer ve sempozyum gibi bilimsel etkinliklerin yanı sıra konserler, tiyatro gösterileri organize edeceğiz. Gençlik Bakanımızdan sözünü aldık, inşallah en kısa zamanda yerleşkemizde güzel bir yurt inşâ ederek öğrencilerimizi burada ağırlayacak ve etkinliklerimizi günün her saatine yayacağız.

"Üniversitemiz şehrimiz için büyük bir imkândır"

Belki ilk bakışta fark edilmiyor olabilir, fakat üniversitemizin şehrimiz için büyük bir imkân olduğunu söylemeyi borç sayıyorum. 2008 yılında 70 bin civarlarında olan şehrin nüfusunun bugün 110 binlere dayanmış olması, Sayın Belediye Başkanımızın görev yaptığı dönemde çehresi olumlu yönde tamamıyla değişen şehrimizin, tarihinin en yoğun belediye hizmetlerine kavuşması ile birlikte düşünüldüğünde, önümüzdeki çeyrek yüzyılda bambaşka bir Muş ile yüzyüze geleceğimizi gösteriyor. Son 15 yılda nüfusu % 50'den daha fazla artış kaydeden ve ekonomik potansiyeli her geçen gün daha fazla gelişen Muş'un dönüştürücü gücü olan üniversitemizi hepimizin baş tacı etmesi gerekiyor. Muş'un yalnızca Türkiye'ye ve dünyaya açılan kapısı değil, aynı zamanda şehrin otantik birikim ve potansiyelini ülkeye entegre etme aracı da olan Muş Alparslan Üniversitesi'nin bu gücünü önümüzdeki dönemlerde çok daha fazla arttıracağından kimsenin kuşkusu olmasın."

"Burası artık sizin yuvanız"

Konuşmasında öğrencilere de hitap eden Alican şu ifadeleri kullandı, "Ailelerinizin yanından ayrılarak Türkiye'mizin dört bir tarafından geldiğiniz Muş Alparslan Üniversitesi, artık sizin yeni yuvanızdır. Evinizdir. Burada geçirdiğiniz 2 ya da 4 yılın, ömrünüzün, hayatınızın bundan sonraki kısmını belirleyen en önemli dilimi olacağını asla aklınızdan çıkarmayın. Burada edindiğiniz birikimle iş ve eş sahibi olacak, dinî ve siyasî bir görüş inşâ edecek, yaşam tarzı oluşturacak ve belki de ömrünüzün son gününde aklınızda dönüp duracak olan düşünceleri şekillendireceksiniz. Burada edindiğiniz birikimle ailenizi kuracak, çocuklarınıza isim verecek, hem kendi dünyanızı hem de çevrenizdekilerin dünyasını oluşturacak, hem doğduğunuz hem de yaşayacağınız şehirlerin dönüşümüne katkılar sunacaksınız. Burada edindiğiniz birikimle Türkiye'nin geleceğinde söz, yeryüzünde fesat ya da kardeşliğin hâkim olmasında pay sahibi olacaksınız. Üniversitemizde geçireceğiniz zaman diliminin ne kadar önemli ve gerek sizin gerekse Türkiye'miz için ne kadar belirleyici olacağını asla unutmamalı, gündelik yaşam ve çalışma pratiğinizi bu doğrultuda biçimlendirmelisiniz. Göz açıp kapayıncaya kadar geçeceğinden emin olmanız gereken bu birkaç yılı, içinizdeki potansiyeli yok edecek siyasî hezeyanlarla, bütün dünyada artık çöpe atılmış deli gömleği ideolojilerle ve geride yalnızca acı hatıralar bırakacak geçici hazlarla tüketmemeli; geleceğinizin tarlası olan üniversite hayatında kendinizi olabildiğince yetiştirerek heybenizi faydalı şeylerle doldurmalısınız. Sağlığınızı korumalı; uyku ve beslenme düzeninize dikkat etmeli; sigara, alkol ve uyuşturucu başta olmak üzere bağımlılık yapan her şeyden kesinlikle uzak durmalısınız. Unutmayın, insanın fiziksel ve ruhsal bağımsızlığı, hiçbir bedel karşılığında feda edilemez. İnsanın olmuş değil, olagelen bir varlık ve süreç olduğunu, bulunduğunuz yerlerin ve birlikte olduğunuz kişilerin sizi inşâ ettiğini aklınızdan bir an olsun çıkarmamalı; sizi kendinizden uzaklaştırarak başkalaştıracak insanlardan ve mekânlardan uzak durmalısınız. Kütüphanede tanıştığınız biri ile kuracağınız dostluğun kömürcü atölyesinde tanışacağınız kişi ile kuracağınız dostluktan farklı olacağını bilmelisiniz. Hiçbir zaman hiç kimseye ve hiçbir şeye karşı peşin fikirli ve ön yargılı olmamalı, insanın kendi kazanmadığı özelliklerinin üstünlük ya da düşkünlük vesilesi olamayacağını bilmelisiniz. Bununla birlikte kendinize kıymet vermeli, kendinizi bildikten sonra başkalarının sizinle ilgili fikirlerini önemsememelisiniz. Bütün aşırılıklardan uzak durmalı, kendinizi fanatizmin çamuruna bulaştırmamalısınız. Son bir şey daha: İster bir fikir, ister bir inanç, ister bir nesne ya da ister bir insan olsun; herhangi bir şeyi sevmekte ya da ondan nefret etmekte kesinlikle acele etmemelisiniz. Sabırlı olmalı, anlamadan ve bilmeden karar vermemeli, yetersiz bilgi ve görgü ile oluşturulan düşüncelerin kesinlikle hatalı olacağını bilmelisiniz. Henüz çok gençsiniz, fikirlerinizin hepsinin defalarca değişeceğini ve dönüşeceğini unutmamalı, hiçbir fikre ölesiye ve öldüresiye bağlanmamalı, hakikatin hiçbirimizin uhdesine verilmediğini ve ona ulaşmanın genellikle bir ömür süreceğini aklınızda tutmalısınız."




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —