DİYARBAKIR’DAN MUŞLU AİLELERE DESTEK
Muş’ta Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Başkanlığı önünde sürdürülen evlat nöbetine Diyarbakır’daki ailelerden destek geldi.
İlk defa Diyarbakır’da başlayan evlat nöbeti sonraki süreçlerde diğer illerde de başlamıştı. Muş’ta da çocuklarının PKK tarafından dağa kaçırıldığını iddia eden aileler tarafından HDP Muş İl Başkanlığı önünde başlatılan evlat nöbetine Diyarbakır’dan destek geldi. Diyarbakır’da evlatları için evlat nöbeti tutan 11 aile dün evlat nöbetindeki ailelere destek vermek amacıyla Muş’a gelerek buradaki ailelerle buluştular.
Diyarbakır’dan Muş’a gelen aileler burada gazetecilere yapmış oldukları açıklamada eyleme katılan bütün ailelerin ortak paydasının çocukları olduğunu dile getirdiler.
HDP’YE TEPKİ
Diyarbakır’dan Muş’a gelen ailelerden Celil Bektaş, Muş HDP İl Başkanlığına yürüyerek içeri girmek istedi. Güvenlik güçlerinin engellemesiyle sakinleşen Celil Bektaş, yapmış olduğu açıklamada şunları söyledi: “Yusuf Bektaş’ın babasıyım. Oğlum 2019 yılında HDP tarafından kandırılarak dağa kaçırıldı. Ben buradan ilk önce Cumhurbaşkanıma, İçişleri Bakanıma bütün emniyet güçlerine teşekkür ederim. İlk günden bu yana yanımızdalar. Biz onların gücü ile bu başarıyı elde ettik. Ben Kürt Celil’im, Muş’ta Kürdüm, İstanbul’da Türk’üm, Trabzon’da Laz’ım ben bunu her yerde söylerim. Benim Kürtlüğümden hiç şüphe yoktur. Bunlar Kürt olamazlar. Bana bir tane Kürt olan Milletvekili söylesinler, bende burada çadırı bırakacağım. Milletvekilleri hepsi Ermeni’dir. Kürt davası diyorlar, öyle bir şey yok. Bende kürdüm. Bak benim amcaoğlu polis olacak. Benim tek söyleyeceğim var. Bu HDP kapatıp gitsin. Türkiye’nin askeride bitmez, parası da bitmez. Bak ormanlarımızı yakıyorlar. O ormanların nasıl yetiştiğini biliyor musunuz? Herkes o ormanlardan faydalanacak. Hayvanları öldürülüyor. Müslüman adam orman yakmaz. Müslüman adam vatandaşın çoluk çocuğuna karışmaz. Benim çocuğumu şuan nerde bilmiyorum. Ben ne hallerle yetiştim biliyor musun? İnşaatlarda çalışarak yetiştim. Sen kalk oğlumu al götür PYD’ye sat. Satan adam şuan cezaevinde inşallah hiç çıkmaz. Demek istediğim bunlar kürtleri temsil edemezler. Eğer kürtleri temsil etselerdi iki yıldır evlat mücadelesi veriyoruz. Gelip bize derlerdi ki bu kürtler bizden ne istiyor diye sorarlardı. Diyarbakır’da binayı kapatıp gittiler. Son sözüm tek bir evladımız olana kadar biz bırakmayacağız. Oğlum gelse de kalkmayacağım gelmese de kalkmayacağım. Hem ölüsünü hem dirisini alacağız. Evlat nöbeti için kurulan çadır zaferi göstermiştir. Zaferin ve Türkiye’nin çadırıdır.” Şeklinde konuştu.
“6 YILDIR OĞLUMDAN HİÇBİR HABER ALAMIYORUM”
Diyarbakır’dan gelen bir aile üyesi Süleyman Aydın ise çocuğundan 6 yıldır haber alamadığını belirterek şunları söyledi: “Ben evlat nöbeti tutan bir babayım. HDP 2015 çözüm sürecinde 15 yaşındaki oğlumu kandırdı. İl başkanlığına götürülerek para karşılığında satıyorlar. 6 yıldır oğlumdan hiçbir haber alamıyorum. Zaman zaman HDP açıklama yapıyor diyor ki ‘anneler bizim en hassas noktamızdır.’ Sizde hiç mi vicdan yok. Anneler 700 günü geçti, 3 Eylül’de 3’üncü yılımıza giriyoruz. Tek bir HDP Milletvekili cesaretli çıkıp da bu anne babalara sahip çıkmadılar. Siz bizden ne istiyorsunuz. Kürt için mücadele veriyoruz diyorsunuz kürdün 9 yaşındaki çocuğunu mağaralarda ölüme mahkum ediyorsunuz. Kürt insan şereflidir. Tüm siyasi partilere sesleniyorum. Sizin çocuklarınız 1 saat gelmese ne yaparsınız. Burada görüyorsunuz anneler babalar feryat ediyorlar. 6-7 yıldır çocuklarından hiçbir haber alamamışlar. Biz şimdi gelmişiz Muş’taki annelere destek vermek için gelmişiz. Tek bir yöneticileri çıkıp siz kapımızdan ne arıyorsunuz demiyorlar. HDP sanmasın ki biz mücadeleyi bırakacağız. HDP bizim çocuklarımızı dağa gönderdiğinde biz zaten o zaman öldük. Ya bizi de öldürecekler ya da bizim çocuklarımız getirecekler. Biz buradan HDP’ye destek veren insanlara da sesleniyoruz. Benim çocuğum kendi iradesiyle dağa gitmemiştir. 15 yaşındaki çocuğun iradesi olur mu? Şuan Selahattin Demirtaş’ın tahliyesini istiyorlar. Peki bu anne babaların çocuklarının tahliyesi nerededir.
Biz kesinlikle HDP’nin önünden kalkmayacağız. Mücadelemize devam edeceğiz. PKK’da büyük bir çözülme olmuştur. Katılım sıfıra indi. Ama HDP ve PKK bundan rahatsızlık duyuyor. Biz sonuna kadar Muşlu ve Ağrılı annelerin yanındayız. Allah devletimizden razı olsun. 31 tane evladımızı kurtardılar. Devletimiz bizim çocuklarımızı öldürmüyor, bize teslim ediyorlar. Tek bir çocuk bile ceza yemedi. Ama PKK çocukları korkutuyor. Hangi çocuk Türkiye Cumhuriyeti devletine teslim olmuşsa o çocuk direk anne babasının yanına gitmiştir. Eğer çocuklarımızda bizi duyuyorsa güvenlik güçlerine teslim olsunlar. Devletimiz size kesinlikle ceza vermeyecektir. Devletimizin şefkatli kollarına teslim olun. Bakın sizin için dağlarda ne mücadeleler veriyorlar. Anne babalarınızın sesini duyuyorsanız artık bu hasretlik bitsin. 3 Eylül tarihinde tüm anne babaları buraya davet ediyoruz. Hep birlikte bu HDP’nin iç yüzünü ortaya çıkaralım. HDP Kürdün temsilcisi değil HDP Kandil’in temsilcisidir.” dedi
“OĞLUM HİÇBİR CEZA ALMADI”
Çocuğuna kavuşmasına rağmen diğer aileler için eylemine devam ettiğini dile getiren Ayşegül Biçer ise şunları söyledi: “Oğlum Mustafa Biçer için 3 Eylül 2019’da Diyarbakır HDP İl Binasının kapısına gidip oturdum. Bir çığlıkla başlayıp çığ gibi büyüyen evlat nöbeti Hakkari, Van, Şırnak, İzmir, Berlin, Diyarbakır ve Muş olmak üzere birçok ilimize yayıldı. İstiyoruz ki Güneydoğunun bütün illerine yayılsın. Ben kendi evladımı kazandım. Evladım geldi, şuanda evimde kalıyor. Oğlum hiçbir ceza almadı. Devletimin şefkatli kollarına teslim oldu. Ama benim mücadelem bitmedi. Çünkü ben ilk günde demiştim. Tek bir evlat, tek bir terörist kalana kadar bu mücadele devam edecek. Davamda kararlıyım. Sonuna kadar da anne babalara destek veriyorum. Gerekirse Türkiye’nin dört bir yanını gezer bu anne babalara destek veririm. Yeter ki anneler babalar evlatlarını istesinler. Gelip feryatlarını evlatlarına duyursunlar. Çünkü benim oğlum benim feryadımı duyduktan sonra oradan kaçış yollarını denemiş ve kazanmış. Rabbime şükürler olsun benim yavrum geri döndü. Diliyorum ki tüm anne babalar kazansın. Biz bugün Muş’tayız, yarın Ağrı’da olacağız. Anne babalara çağrımız gelin hakkınız olan evlatlarınızı hırsız parti HDP’den isteyin. Çünkü HDP olmadan tek bir yaprak dağa gitmez. Allah’ın izni ile HDP kapanacak, Kandil yıkılacak.” İfadelerini kullandı.
“31 TANE EVLADIMIZA KAVUŞTUK”
Evlat nöbetindeki ailelerden en son kendilerinin çocuklarına kavuştuğunu dile getiren Rauf Biçer, mücadelelerine devam edeceklerini dile getirerek şunları söyledi: “3 Eylül 2019 tarihinden bu yana Diyarbakır HDP il Binası önünde evlat mücadelesini başlattık. Hamdolsun 2 yılın sonunda evladıma kavuştum. Benim evladım Diyarbakır HDP binası önünden kandırılarak dağa gönderildi. Benim oğlum henüz 16 yaşındaydı. 31 tane evladımıza kavuştuk, en son gelen benim çocuğumdu. Mücadelemi sonlandırmadım. Biz orada otururken demiştik, tek bir evlat tek bir terörist kalana kadar bu mücadele devam edecek. Allah’a hamdolsun ki evlatlarımız bizi duyuyor ve görüyor kaçıp gelip devletine sığınıyorlar. Ben bütün gelemeyen anne babalara söylüyorum. Gelin çare burasıdır. Benim oğlum 1 saat bile ceza almadı. Devleti ona şefkatle yanaştı topluma kazandırdı. Diyarbakır’da Muş’taki anne babalara desteğe geldik. Sonuna kadar desteğimizi sürdüreceğiz. Evlatlarımızı alacağız. Evlatlarımız gelmeye başladılar. İnşallah hepsi gelecektir.” Dedi.