EĞİTİM-BİR-SEN 10 YILDIR MUŞ’TA YETKİLİ SENDİKA
Memur-Sen Konfederasyonu’na bağlı Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) 2012 yılından Muş’ta aldığı yetkiyi tekrar ederek Muş’ta yetkili sendika olmayı başardı.
Memur Sendikaları Konfederasyonuna (MEMUR-SEN) bağlı Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Muş Şube Başkanlığı 2012 yılında Muş’ta elde ettiği yetkili sendika olma başarısını tekrarlayarak 2 bin 991üye ile yeniden Muş’ta yetkili sendika olmayı başardı.
Memur-Sen İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Muş Şube Başkanı Mahir Barışan konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları dile getirdi: “Yine yeniden yetkiliyiz, tercih edilmek teveccühe mazhar olmak mutluluk verici. 2 bin 991 eğitim çalışanının tercih edileni olmak, aşk ve şevkimizi artırdığı gibi işimize dört elle sarılmamıza geleceğe emin adımlarla yürümemize neden olmaktadır. Algıyı olguya teslim edenlere, korku söylemlerini üretip alanı kirletenlere inat, kazanım üretmeyip dedikodu üretenlere kulak tıkayarak emeğin hakkını verenin emek mücadelesini hakkıyla yerine getirenlerin yanında oldukları için örgütlülüğe, örgütlü olmanın gücüne inanan ve bizimle saf tutan bize omuz veren her bir üyemize müteşekkirim. Sahada yapacaklarımızdan çok yaptıklarımızı ifade ettik. Daha önce yetkili olan ve sıfır kazanım ile etkisizleşenlerin umut tüccarlığına soyunmalarına ne fırsat ne de izin verdik. Örgütlü olmanın ne kadar kıymetli olduğunu örgütsüz olmanın ne kadar değersiz olduğunu ifade ettik. Yetkili olduğumuz 2011 yılından itibaren elde ettiğimiz 350 kazanımı ‘gidemediğin yer senin değildir tutmadığın el seninle değildir’ parolasıyla ifade ettik. Kamu çalışanları bizimle beraber sosyal haklardan haberdar oldu ve sosyal yaşamlarına katkı sunacak birçok yeni hak elde ettiler. Güdümlü olup ta ilkesizliğin zirvesini yaşayan sendikamsı yapıların güya kendileri hiç taraf değilmişler gibi, olmamışlar gibi bizi tarafgirlikle suçlamalarına doğru ve etkili söylemle karşılık vererek evet tarafız dedik. Bir daha üniversitelerin kapısına turnikeler konulmasın kılık kıyafeti dolayısıyla kızlarımız turnikelere sıkıştırılmasın, tarafız. Üniversite kampüsleri kışla olmasın tarafız kamuda kadınlarımız başı açık başı kapalı ayrıştırılmasın, kategorize edilmesin tarafız. Katsayı dayatmaları bir daha gelmesin tarafız, Eğitimi MGK kararları dizayn etmesin tarafız. İkna odaları adı altında çocuklarımız imha edilmesin tarafız. Bir daha kimse ‘Bin Yıl Sürecek’ diye tehdit etmesin tarafız. Vesayet kendisini darbelerle tahkim etmesin demokrasiyi rafa kaldırmasın tarafız. 15 Temmuz olmasın devlet ayakta kalsın tarafız. Biz memurun demokrasinin milletin tarafıyız. Onun için söylemimiz ile eylemimiz bir olduğu için tercih ediliyoruz takdir ediliyoruz teveccüh görüyoruz.” dedi.
“ÜMMET COĞRAFYASINDA 400 BRİKET EVDEN OLUŞAN MAHALLE İNŞA ETTİK”
Barışan açıklamasının devamında üyelerinin yine her zaman yanlarında olanı seçtiğine vurgu yaparak şunları söyledi: “Hizmet sendikacılığının yanında akademik sendikacılığı önceleyip üyelerimizin hizmetine koştuk. Mağdur olan üyelerimize hukuki destek sağlayarak her durum ve şartta yanlarında olduğumuzu gösterdik. Üyelerimizden aldığımız aidatları verdiğimiz promosyonlarla kendilerinin istifadesine sunduk. Ülkenin yumuşak gücüne katkı sunarak ümmet coğrafyasında 400 briket evden oluşan mahalle inşa ettik. Hastane ve okullar yaptık. Temsilcilerimizle mutad toplantılar yaptık. Eğitim çalışanlarını toplu sözleşme kazanımlarımızdan dergi, broşür gibi yayınlarla haberdar ettik. Kamu çalışanlarının yıllardır bekledikleri ama kimsenin çözümü noktasında hayal bile etmediği birçok konunun çözülmesini sağladık. Her 15 Mayıs’ta olduğu gibi bu 15 Mayıs’ta da Eğitim çalışanı yalanı değil, doğruyu, hayal satanı değil hayalleri gerçekleştireni, umut tüccarlığı yapanı değil umutları gerçekleştirenleri tercih etti. Menfaatini önceleyeni değil ülkesinin çıkarlarını, üyesinin haklarını önemseyeni, koruyanı, geliştireni tercih etti. 15 Temmuz darbe gecesi ‘aman ne olur ne olmaz evinizde oturun’ diyenleri değil, meydanlara inin bu bir darbedir, bir işgal hareketidir, millet iradesini yok etmeye, demokrasiyi rafa kaldırmaya yönelik darbedir diyenleri tercih etti. Karakolda doğru söyleyip mahkemede şaşanı değil her durum ve şartta her yerde doğru söyleyeni, doğrudan yana olanı seçti. Son Toplu Sözleşme masasında kamu çalışanın menfaati söz konusu ise yetkimi, yetkisiz ve etkisiz olanlarla paylaşmaya hazırım diyeni seçti. Toplu sözleşme sürecinde masadan kaçanı değil her şeye rağmen masada kalarak üyesinin hakkını savunanı seçti. Milletin değerini değersizleştirenleri değil milletin derdiyle dertlenenleri seçti. Eylemi ve söylemi ile medeniyet değerlerimize yabancı olanları değil medeniyet değerleriyle barışık ve medeniyet değerlerini tahkim edenleri tercih etti. Toplu görüşmeyi Toplu Sözleşmeye evirenleri tercih etti. 17-25 Aralık darbesine ses çıkartmayanları değil, bu bir operasyondur darbedir diyenleri seçti. Cumhurbaşkanını halk seçmelidir diyenleri seçti. Türkiye başkanlık sistemiyle şaha kalkacak diyenleri tercih etti. Milletin değerleriyle alay edenleri değil değerlerini bizzat yaşayanları ve yaşatanları tercih etti. Sözleşmeliye kadro verilmeli, kamuda tek tip istihdam olmalı diyenleri tercih etti, Öğretmenlik Meslek Kanunu çıkmalı, 3600 ek gösterge verilmeli, Kariyer basamakları tekrar gelmeli, Efendimizin hayatı, Temel Dini Bilgiler ve Kuran-ı Kerim dersleri seçmeli olmalı, Anaokullarında din öğretimi değerler eğitimi adı altında verilmeli diyenleri tercih etti. Ham demokrasi tam demokrasi olmalı, bu millet 1982 Anayasa’sından kurtulmalı yeni sivil bir anayasa yapılmalı diyenleri tercih etti. Baş örtüsü sorununu çözerek kamusal alan yalanını bitirenleri tercih etti. Cuma namazları mesai saatlerine değil, mesai saatleri Cuma namazı vaktine uyarlanmalı diyenleri tercih etti. Güçlü memur güçlü Türkiye diyenleri, kendi millet derdi millet yükü yeniden büyük medeniyet diyenleri tercih etti. Bir kez daha bu tablonun oluşmasında emeği geçen Şube Yönetim Kuruluma, Divan Kuruluma, İlçe Başkanlarım ve yönetim kurullarına, Kadın Komisyonumuza; Genç Memur Sen’imize, Engelli Memur Sen komisyonumuza Emek Ömür ve Gönül veren her bir üyemize teşekkür ediyorum. Her zaman diyoruz ki daha iyisi mümkün sınırı yok mükemmele varmanın, zaman ne getirir bilinmez amma daha iyisi olmalıyız. Yarın uzun yolların sırrını izleyenler değil, sadece yürüyenler bilebilir. Her yol yolcusuna bir durak bir meşakkat ve bir murat verir. Durak nefeslenmek meşakkat direnmek ve murada ermek için vardır” şeklinde konuştu.