Menü Muş Şark Haber
Tarih: 20.01.2023 20:57
EĞİTİM-SEN, “ÖMK, ‘EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET’ İLKESİNİ YOK ETMİŞTİR”

EĞİTİM-SEN, “ÖMK, ‘EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET’ İLKESİNİ YOK ETMİŞTİR”

Facebook Twitter Linked-in

EĞİTİM-SEN, "ÖMK, 'EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET' İLKESİNİ YOK ETMİŞTİR"

Eğitim- Sen Muş Şubesinden Öğretmenlik Meslek Kanunu'nun (ÖMK) öğretmenler arasında ücret eşitsizliği yarattığı gerekçesiyle basın açıklaması yapıldı.

 

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Muş Şubesi Öğretmenlik Meslek Kanunu (ÖMK) ile öğretmenler arasında ücret eşitsizliği oluştuğu gerekçesiyle Belediye Meydanında bir basın açıklaması yapıldı.

Eğitim-Sen Muş Şube Başkanı İlyas Aslan'ın okuduğu basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "2022/'23 eğitim öğretim yılının ilk yarısında öğretmenlerin, eğitim emekçilerinin çalışma ve yaşam koşullarına ilişkin sorunları Millî Eğitim Bakanlığı'nın yine gündeminde olmamıştır. Yıllardır ekonomik, sosyal ve özlük haklarımıza ve geleceğimize yönelik talepler görmezden gelinirken, insanca yaşam ve insan onuruna yakışır ücret talepleri yok sayılmıştır. 

Öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştıran, öğretmenlerin ekonomik sorunlarına çözüm üretmeyen, eşit işe eşit ücret ilkesini ortadan kaldıran, öğretmenler arasındaki ayrımcılığı ve eşitsizliği derinleştiren Öğretmenlik Meslek Kanunu (ÖMK) düzenlemesinin 14 Şubat 2022 tarihinde Resmî gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesinin ardından 19 Kasım 2022 tarihinde Kariyer Basamakları Sınavı yapılmış ve kamuda yıllardır uygulanan "eşit işe eşit ücret" ilkesi fiilen ortadan kaldırılmıştır. 

Türkiye'deki bütün eğitim kurumlarında 15 Ocak 2023 itibariyle "eşit işe eşit ücret" uygulaması bizzat siyasi iktidar ve MEB eliyle kaldırılmış bulunmaktadır. ÖMK çerçevesinde yapılan Kariyer Basamakları Sınavı sonrasında "başöğretmen" ve "uzman öğretmen" unvanı alan öğretmenler aynı derece ve kademede görev yapan öğretmenlerden daha yüksek maaş alacaktır. Örneğin 1. ve 2. derecede olan bir "başöğretmen" aynı derece ve kademedeki diğer meslektaşlarından net 4 bin 944 TL; "Uzman öğretmen" ise aynı derece ve kademedeki meslektaşından farklı bir iş yapmadığı halde net 2 bin 472 TL daha fazla maaş alacaktır." 

Aslan, kariyer basamakları sınavına giren ve girmeyen öğretmeler arasında oluşan ücret farkına değinerek: "ÖMK sonrasında bir okulda aynı derse girip, tamamen aynı müfredatı işleyen ve 25 yıllık kıdemi olan üç öğretmenden kariyer basamakları sınavına girmeyen normal bir öğretmenin 14 bin 480 TL, "uzman öğretmen"in 16 bin 930 TL, "başöğretmen"in 19 bin 385 TL maaş alması haksız ve adaletsiz bir uygulamadır. Aynı işi yapan öğretmenler arasında sadece derece ve kademeden kaynaklı maaş farklılığı olabilir. Bu kadar yüksek maaş farklılığının olduğu bir eğitim sisteminde eşitlikten, adaletten ve nitelikli eğitimden bahsetmek mümkün değildir. 

Öğretmenlik mesleği ve öğretmenin saygınlığı ÖMK üzerinden polemiğe açılmış, öğretmenlik mesleği daha da itibarsız hale getirilmiştir. Önümüzdeki dönemde çocuğunun sınıfına uzman ya da başöğretmenin girmesini isteyen velilerle okul idaresi ve öğretmenler arasında sorunlar yaşanması kaçınılmazdır. Bu durum ayrıca çocuğunu "uzman" ya da "başöğretmen" sınıfına yazdırmak isteyen velilerden yüksek miktarlarda "kayıt parası" ya da "bağış" talep edilmesini kaçınılmaz olarak beraberinde getirecektir. 

Türkiye'de aynı işi yaptıkları halde farklı statü ve maaş kaleminde çalışmak zorunda kalan aynı işi yaptığı halde bu kadar farklı ücretlendirme yapılan başka bir meslek grubu bulmak mümkün değildir. ÖMK ile öğretmenler arasında halen var olan aday, sözleşmeli, kadrolu, ücretli ayrımına yenilerini eklenirken, eğitim sisteminin rekabetçi ve eleyici yapısına öğretmenlik mesleği de dahil edilmiş, aynı derece ve kademedeki öğretmenlere yönelik farklı ücretlendirme politikası sonucunda iş yerlerimizde huzursuzluk artmıştır." Dedi.

Aslan son olarak Eğitim Sen genel merkezinin yayınlamış olduğu eğitim öğretim yılı 1.yarıyıl raporuna değinerek şunları söyledi: "Eğitim Sen genel merkezinin yayınlamış olduğu eğitim öğretim yılı 1.yarıyıl raporunda yer verilen; Çocuklara ve çocuk haklarına yönelik tehditler, Öğrencilerin beslenme sorunu, Eğitimde ticarileştirme politikalarının artarak devam etmesi, Özel öğretime desteğin artarak devam etmesi, Eğitim harcamalarının yükünün yine velilerin sırtına yıkılması, Hukuksuz KHK ihraçları sorununa çözüm bulunmaması, Eğitimde güvencesiz istihdam ve atamalarda mülakat ısrarı gibi sorunlar bakanlığın ikinci dönem düzeltmesi gereken karne zayıfları olduğu belirtilmiştir.

Eğitim alanında yaşanan sorunların çözümü için gerekli adımların atılmadığı, eğitime erişimde yaşanan sorunlar başta olmak üzere eğitimde dayatmacı politikaların sürmesi nedeniyle öğrencilerin ve öğretmenlerin mutsuz olduğu, öğretmenlerin esnek, güvencesiz ve angarya çalışmaya zorlandığı, siyasal kadrolaşmanın devam ettiği, eğitim sürecinde farklı dil, kimlik ve inançların dışlandığı, eğitimin zaten sorunlu olan niteliğinin daha da kötüleştiği bir eğitim sisteminin başarılı olması mümkün değildir." İfadelerini kullandı.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —