“ENKAZ ALTINDA HAYAT KURTARAN ÖRÜMCEK” PROJESİ TÜBİTAK SERGİSİNE KATILDI
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışmasında, Muş Özel Bilim Teknik Koleji öğrencileri tarafından tasarlanan “Enkaz Altında Hayat Kurtaran Örümcek” projesi dereceye girerek Van’da düzenlenen sergiye katıldı.
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından düzenlenen 53. Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nın bölge aşaması proje değerlendirmeleri sonucunda dereceye giren Muş Özel Bilim Teknik Koleji öğrencileri Serkan Can Toktaş ile Seyit Mümin Kılıç tarafından tasarlanan “Enkaz Altında Hayat Kurtaran Örümcek” projesi Van’da görücüye çıktı.
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu tarafından projeleri onay olan öğrenciler, okul müdürü Özcan Yurtdaş ve öğretmen İlyas Güngör eşliğinde Van’da düzenlenen TÜBİTAK bölge sergisine katıldı. Sergide yer aldıkları projeleriyle ziyaretçilerinin dikkatini çeken öğrenciler, burada çeşitli projelerinin sunumunu da yaptılar.
Öğrenciler ile Van’da düzenlenen bölge sergisine katılan öğretmen İlyas Güngör, hazırlanan proje hakkında bilgiler vererek şunları söyledi: “Türkiye’de yaşayan nüfusun büyük çoğunluğu deprem riskinde olan bölgelerde yaşamaktadır. Bu bölgede yaşayan insanların kullandığı yapılar zamanla oluşan depremler sonrasında çeşitli hasarlara maruz kalmaktadır. Türkiye’de meydana gelen ve binlerce can kaybına yol açan pek çok deprem yaşanmıştır. Bu oluşan hasar sonrasında biz de bu kayıpları en aza indirmek, farklı ve yerinde müdahale için bir proje üzerinde çalıştık. Deprem gibi olaylarda kurtarma faaliyetlerinde, çökmüş yapıları içeren herhangi bir afet bölgesinde riskli alanlara daha fazla erişim için robotlara oldukça ihtiyaç duyulmaktadır. Teknolojideki ve uzaktan kontrol endüstrisindeki gelişmeler ile birlikte küçük robotik mikrogezici sistemlerinin de gelişmesiyle bu sistemlerin kentsel arama ve kurtarma için önemli rollerde kullanılabileceği düşünülmektedir. Özellikle sensör teknolojisindeki son gelişmeler, kablosuz iletişim, robotik sistemler, bilgisayar ve görüntülü-işitsel teknoloji ile afetzedelerin yerlerini tespit etmek, onları bulunduğu yerden hızlı bir şekilde kurtarmak için bu robotu geliştirdik. Projemiz doğal afetlerde enkazın altında kalmış kazazedelerin yerini tespit etmek için ses ve ısıdan yaralanma kabiliyetine sahip bir robottur. Enkaz altında kalan kazazedenin vücut ısısından yararlanıp ısı ve ses dalgaları vasıtası ile en kısa sürede yerini tespit edebilmektedir” dedi.
Güngör, projeyi hazırlamaktaki amaçları ile ilgili olarak da şunları dile getirdi: “Hazırlanan projemizdeki amaç; bizim projemiz bu sorunu çözmeye yönelmiş ve afet gerçekleştikten sonra en kısa sürede ve en az can kaybı ile kazazedelerin enkaz altında yerlerinin bulunmasını ve böylece tahliye işlemini hızlandırmayı amaçlamıştır. Bu gibi robotlar daha önceden yapılmış olsa da kimi robottun manevralarından dolayı enkaz altında kalan kazazedeye zarar verme, görüş açısında sıkıntı yaşanıp gerekli görüş açısına sahip olunmadığından bulmada yaşanan sıkıntılardan dolayı yeterli görme ve duyma yetilerine sahip değillerdi. Bunun için biz de kendi tasarımımız olan ‘Enkaz Altında Hayat Kurtaran Örümcek’ ısı ve ses dalgalarından yararlanan bir robot geliştirdik ve robotumuzun bluetooth ile telefonda yaptığımız uygulama ile gelen verilerden yararlanıp kazazedenin ısı ve ses dalgalarını algılayıp yerini belirleme özelliği ile kısa sürede kazazedeye ulaşabilmeyi hedefler” diye konuştu.
Güngör, son olarak ise projelerinin çalışma yöntemi ile ilgili olarak şu bilgileri verdi: “Kazazedelerin hızlı bulunamaması sorununa çözüm olarak yüzeyden dinleme çalışmaları gerçekleştirilmiş fakat kalın moloz katmanları yüzünden çoğu zaman verimli sonuçlar alınamamıştır. Enkazı aramaya acil durum ekiplerinin girmesi de bir başka yöntemdir. Fakat bu da yeni bir sarsıntı ya da göçme durumunda personel kaybı ile sonuçlanabilmektedir. Ayrıca bir personel, gövde olarak çok büyük olduğundan dar boşluklardan ve alçak kısımlardan öteye geçmemektedir. İşte bu yüzden enkaz altından ısı ve ses bilgilerinin toplanması için en uygun yöntem robotik sistemlerdir. Bu konuda daha önce bazı çalışmalar yapılmıştır fakat şu ana kadar yapılmış geleneksel görme ve duyma sağlayan modellerin hiçbiri gerekli verileri ve engel aşma yeterliliğini sağlayamamıştır. Ayrıca çoğu robot yeterli ekipman ile donatılmış durumda da değildir. Uzak ve Yakın kızılötesi ısı ışını bedenimizin dokularından geçerek vücudun alt tabakalarına kadar ulaşan kızılötesi enerji, bedenimizin kendi ışık enerjisine o kadar benzer işler ki bedenimiz bize ulaşan kızılötesi dalgalarının neredeyse % 93'ünü emer. Bu sayede enkaz altında bulunan kişilere daha hızlı ulaşabiliriz. Resim1. Vücut ısı haritası Kızılötesi Işın vücudumuza etki etmeye başladığında her canlı hücreyi etkiler ve ısı üretir. Hücre dokuları "mikro sürtünme" ve moleküler titreşim ile hücrelerdeki kimyasallar harekete geçer. Yani özetlersek, bu soruna çözüm olarak kazazedeye ulaşmada ses titreşimleri olmasa bile kazazedenin vücut ısısından yararlanma yeteneği bulunan ve gerekli tüm donanımlara sahip bir robot geliştirmeyi amaçladık” şeklinde konuştu.