EVLADI DÖNEN BABADAN MUŞLU AİLELERE DESTEK
İkna çalışmaları sonrası evladı teslim olan baba, Muş’ta evlat nöbeti tutan ailelere destek verdi.
Muş’ta devam eden evlat nöbetine katılan ailelere destek gelmeye devam ediyor. Daha önce birçok STK, diğer illerde evlat nöbetindeki aileler tarafından Muşlu ailelere verilen desteğe son olarak evladı geri gelen babadan da destek geldi.
İkna çalışmaları sonucu 2015 yılında teslim olan oğluna kavuşan baba Hüseyin Yıldız, Muş’ta evlat nöbetindeki aileleri ziyaret etti. Ailelerle bir araya gelen baba Yıldız, ailelere eylemlerinden vazgeçmemeleri konusunda destek verdi.
Yıldız, burada gazetecilere yapmış olduğu açıklamasında bir zamanlar kendisinin de evlat yolu beklediğini dile getirdi. Yıldız, oğlunun geri gelişi ile ilgili olarak ise şunları söyledi: “2015 yılında oğlum terör örgütüne katıldı. Oğlumu her yerde aradık ama bir sonuç alamadık. Konan örgüt mezarlığına gittik, oradan bize kandille gönderdik dediler. Kandili başlarına çalsınlar, 6 ay sonra oğlum ayağından yaralı Kobani'de görüldü. Bunun ardından birçok girişimde bulunduk, Sonuç itibarıyla ikna çabaları ile oğlum geri döndü. Şanlıurfa ikinci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandı 8 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi. Daha sonra dosyası İstinaf mahkemesine gitti. Oradan 7,5 ay onaylanmış olan cezasını Muş kapalı cezaevinde ve Bitlis açık cezaevine çekerek tahliye oldu. Şu anda evinde mutlu mesut bahtiyar bir şekilde yaşıyor. Darısı şu anda burada beklemekte olan bütün ailelerin başına olur. Bu ailelerimizin de hasretleri inşallah en kısa zamanda giderilecektir. Bundan kimsenin zerre kadar şüphesi olmasın, şüphesiz takdir Yüce Allah'ındır. Aileler Allah'tan umudunu kesmesin, dilerim ki dökülen bu gözyaşı her geçen gün azalacaktır” dedi.
Yıldız konuşmasının devamında ise annesinin kendisine söylediği sözü anımsatıp dağdaki gençlere geri gelmeleri yönünde çağrıda bulunarak şunları dile getirdi: “Buradaki ailelere bakınca ben yaşadığım için biliyorum, bir anne baba evladı ister terör olsun, ister anarşist olsun, ister fetö'cü olsun ne olursa olsun, bir anne ve baba ağzıyla evladına yeri gelince sövebilir ama kalbi ile her zaman sever. Evlat ne atılır, ne satılır, cahillik yapmış olabilirler bizim temennimiz gençlerimize sahip çıkalım. Allah'tan dileğim bu akan gözyaşlarının durmasıdır. Dağdaki gençlere şu sözünü söylemek istiyorum, onlar bugün hiç hissetmeye bilirler ama rahmetli annemin sözünü buradan gençlere hatırlatmakta fayda duyuyorum. Benim annem her zaman şunu söylüyordu; “siz ne zaman dizinize, kucağınıza evladınızı alıp sevip okşadıktan sonra o zaman anlarsınız ki benim annem babam da beni bu kadar seviyordu” onun için anneniz ve babanız daha hayatta iken onları bu hasretle ahirete göndermemekle hem dünyevi hem ahireti kazanan siz olacaksın. Çare oradan geri dönmektir, gelin devletin şefkatine sığının. Birileri, derler ki; “gidersen cezaevinde çürüyeceksin” asla ve asla öyle bir şey yoktur. Türkiye Cumhuriyeti devletinde pişmanlık yasası vardır. Onun için kimse kimseyi kandırmasın Kürt halkına, Kürt sorunu diye lanse ediyorlar ama ben bu saatten sonra olan inancımı tamamen yitirmişim. PKK terör örgütünün üretmiş olduğu 21. yüzyılda devrim yapılacak söylemi adına Kürt gençleri kandırarak bir bir ölüme gönderiyorlar. Kürt sorunu diye bir şey yoktur. Onların Kürt hakkını savunmak gibi zerre kadar bir ihtimali yoktur. Kürt halkını bu saatten sonra kimsenin kandırma hesabı olmasın” şeklinde konuştu.