EVLAT NÖBETİNDE KATILAN AİLE SAYISI 3’E ÇIKTI
Muş’ta iki aile tarafından HDP İl Başkanlığı önünde başlatılan evlat nöbetine yeni bir aile daha katıldı.
Muş’ta 17 günlük tam kapanma sürecinin son ermesi ile birlikte evlat nöbeti kaldığı yerden tekrar devam ediyor. Muş’ta yaklaşık 2 ay önce iki aile tarafından Halkların Demokratik Partisi (HDP) il Başkanlığı önünde başlatılan evlat nöbetine bir aile daha katıldı.
Evlatları için nöbete başlayan Özcan ve Teker ailesinin ardından katılan Yenilmez ailesi ile birlikte evlat nöbeti tutan aile sayısı 3’e yükselmiş oldu.
Bitlis’te üniversite okurken dağa götürülen kızı Sümmeye Yenilmez için nöbete başladığını söyleyen anne Süheyla Yenilmez, Kızından 6 yıldır haber alamadığını söyledi. Evlat nöbetini daha önce Diyarbakır’da sürdürdüğünü dile getiren anne Süheyla Yenilmez, rahatsızlığı nedeniyle bundan sonra Muş’ta nöbete devam edeceğini dile getirdi.
HDP Muş İl Başkanlığı önünde açıklama yama anne Süheyla Yenilmez, çocuklarının okuyup bir iş sahibi olmasını istediklerini vurgulayarak: “Ben Yeşilova beldesinden geliyorum. 6 yıldır çocuğum kayıp ve kendisinden haber alamıyorum. 2015 yılında Bitlis’te okul okuyordu. Oradan alıp dağa kaçırdılar. Bize bir telefon açmasını çok görüyorlar. Bir fotoğrafı bile yok elimde. Kapı kapı çocuğumu aradım. Her gittiğim yerde beni boş çevirdiler. Benim çocuğumu versinler ben çocuğumu istiyorum. Ben herhangi bir hak istemiyorum. Sadece çocuğumu bana versinler yeter. Ben buraya para için gelmedim. Daha önce Diyarbakır’da oturma eylemi yapıyordum. Kendi rahatsızlığım ve evdeki hastamdan dolayı Diyarbakır uzak geliyor. Burası bana daha yakın olduğu için bundan sonra burada eylemimi devam ettireceğim. Benim hiçbir şeye ihtiyacım yoktur. Tek derdim çocuğumu bana geri versinler. Hangi hakla benim çocuğumu bana vermiyorlar. Ben 6 yıldır çocuğumdan haber alamıyorum. Niye bizi görüştürmüyorlar. Benim çocuğum hastaydı ve dağa gidecek bir çocuk değildi. Hiçbir şeyle alakası yoktu. Çocuğum trafik kazası sonucunda aldığı darbeden dolayı rahatsızlığı var. Benim çocuğum sadece geleceği için okulunu okuyordu. Onun okuyup bir iş sahibi olmasını istiyorduk. Ben çocuğumu bana verinceye kadar burada eylemimi devam ettireceğim. Benim 6 yıldır bir gözüm telefonda bir gözüm kapıda bekliyorum. Hep kavuşma hayali ile yatıp kalkıyorum. Benim rahatsızlığım var. Sürekli hastanelerdeyim. Benim artık dayanacak gücüm kalmadı” dedi.
Daha önce evlat nöbetine başlayan Teker ailesinden anne Gülbahar Teker ise yapmış olduğu konuşmada; “Yeter, HDP bizden ne istiyor. Bizim çocuklarımızı getirip bize versinler. Yeter artık, bu anne babalar bu kadar feryat ediyor, bu kadar ağlıyor. Vicdan yok. Eğer Müslüman olsalar getirip çocukları bize verirler. Yeter yeter yeter. Kürt hakkı böyle değil. Biz de Kürt’üz niye bizi savunmuyorlar. Onlar gayrimüslimdir, Müslüman değildir. Müslüman olsalar böyle bir şey yapmazlar. Biz burada perişan olduk” dedi.
Bir aile olan Özcan ailesinden baba Şemsettin Özcan ise, çocuğunun iki defa dağa kaçırıldığını ifade ederek; “İki çocuğum Diyarbakır’daki evlat nöbetinde bende Muş’tan devam ediyorum. Hem orada hem de burada eylemimizi devam ettireceğiz. Burası bana daha yakın çünkü evim burada. Muş’tan iki ailenin çocuğu yalnız PKK’ya gitmemiş. Ne kadar çocuk PKK tarafından kaçırılmışsa bellidir. Onların aileleri de gelip eyleme katılsın. Tüm aileleri buraya çağırıyorum. Bu kan davasıdır. Türkiye’nin içerisine savaş girmiş. Bu savaşı söndürün. HDP’ye destek vermeyin, HDP’ye oy vermeyin kardeşler. HDP bizim düşmanımızdır. Oğlumu 2015’te kaçırdılar. 45 gün sonra kaçıp geldi ve polise teslim oldu. Darbeden sonra merkezden zorla alıp götürdüler. Benim çocuğum kendi isteğiyle gitmiyor. Çocuğum kendi isteğiyle dağa gitse ben buraya gelmem. Buraya gelmeye yüzüm tutmaz. HDP’liler ile sandık başında kavga ettik. Bana diyorlar ‘HDP’ye oy ver.’ Ben Müslümanım HDP’ye oy vermem. Bunlar Müslüman değil. Biz istiyoruz ki burada güçlü olalım, HDP’den kurtulalım” şeklinde konuştu.
Anne Özcan ise çucuğundan hiç haberi olmadığını söyleyerek; “Evlat nöbetinde eylemimi devam ettiriyorum. Çocuğumu istiyorum. Bizden ne istiyorlar. Bize diyorlar ki para için burada oturuyorsunuz. 6 yıl oldu çocuğum kayıptır. Hiçbir haber alamadım. Çocuğum hayatta mı değil mi hiçbir bilgim yok. Dünyada böyle bir şey yok. Müslüman olan bir kimse böyle bir şey yapmaz. Buradan geçtikleri zaman bizlere para için oturduklarımızı söylüyorlar. Ben burada çocuğumu almak için oturmuşum. Ben gidip onların malını yada parasını almamışım. Çocuğumu onlardan alıncaya kadar burada eylemimi sürdüreceğim. Sadece kendi çocuğum için değil tüm annelerin çocuğunu istiyoruz. Ben çocuğumu HDP’den istiyorum. Biran önce de HDP’nin kapatılmasını istiyorum. HDP çocukları dağa götürerek milletin evine ateş düşürdü. Onlarında çocuğu yok mu? Onların çocukları bir hafta eve gelmediği zaman ne düşünüyorlar” dedi.