Menü Muş Şark Haber
Tarih: 14.12.2022 18:54
EVLAT NÖBETİNDEKİ AİLE SAYISI 43’E YÜKSELDİ

EVLAT NÖBETİNDEKİ AİLE SAYISI 43’E YÜKSELDİ

Facebook Twitter Linked-in

EVLAT NÖBETİNDEKİ AİLE SAYISI 43'E YÜKSELDİ

Çocuklarının PKK terör örgütü tarafından dağa kaçırıldığını iddia eden ailelerin Muş'ta Halkların Demokratik Partisi (HDP) il başkanlığı önünde başlatmış oldukları evlat nöbetine katılan ailelere bu hafta bir ailede daha katıldı.

 

 

Muş'ta 85 hafta önce 2 aile tarafından başlatılan evlat nöbetine katılan aileler çocuklarına kavuşmak için başlattıkları eylemlerine devam ediyorlar. Evlatlarına kavuşmak isteyen 42 ailenin eylemine bu hafta yeni bir ailenin daha katılmasıyla evlat nöbetindeki aile sayısı 43'e yükseldi.

Çocuklarına kavuşmak umudu ile her hafta Çarşamba günü kendileri için kurulan çadırda bir araya gelerek nöbet tutan aileler biran evvel çocuklarına kavuşmak istiyorlar.

Bir araya gelen aileler çocuklarının fotoğraflarını biran olsun ellerinden düşürmezken, "Yavrumu verin bana", "Anneler direniyor", "Artık yeter, bırakın evlatlarımızı" ve "Artık yeter, yakamızdan düşün" yazılı dövizler açarak HDP ve PKK'ya tepki gösteriyorlar.

Her geçen hafta yeni ailelerinde katılmasıyla sayıları artarak güçlenen ailelerin kararlı bekleyişleri 86'ncı haftasını geride bıraktı.

Evlat nöbetine son olarak Varto'da 1966'da yaşanan depreminden sonra gittiği Almanya'dan gelerek katılan anne Gülten Aydemir, oğlunun 2018 yılında Almanya'da kaybolduğunu söyledi. Oğluna kavuşmak için eyleme katıldığını belirten anne Aydemir, oğluna teslim ol çağrısında bulunarak şunları söyledi: "Oğlum ile beraber Almanya'da yaşıyorduk. 18 Nisan 2018 tarihinde oğlum Taner kayboldu. O tarihten itibaren kendisinden haber alamıyorum. O zamanlar Türkiye'ye gelemiyordum. Yeni oturum aldım geldim. Bende oğlumun bulunması için HDP önündeki evlat nöbetine katılma kararı aldım. Oğlumun bulunmasını geri dönmesini istiyorum. Her nereye gitmişse gelsin devletine teslim olsun. Ben buradan özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızdan rica ediyorum. Bize yardım etsin ben çok çaresiz bir anneyim. 2018 yılında Almanya'da kaybolduktan sonra hiçbir bilgi ve haber alamadım. Almanya devleti araştırdı ama yaşı büyük olduğu için olayın üstünde durmadılar. Oğlumun arkasında hiç kimsesi yok. Ne babası var ne abisi sadece bir tane kız kardeşi var. Ben ve kızım kendi imkanlarımızla çabalıyoruz. Oğlum Almanya'nın Doğu tarafından bir dönercide çalışıyordu. Tek isteğim oğluma kavuşmaktır. Türkiye Cumhuriyeti'nden rica ediyorum arkamda dursun oğlumun ölüsü veya dirisi ortaya çıksın. Taner'im, sağsan, sana düşkünlüğümü biliyorsun, dön gel. Bütün gençliğimi size verdim. Gel teslim ol. Üzüntüden dişlerim hepsi döküldü. Çok insanlar geldi teslim oldu, ailelerine kavuştu. Hiçbir zarar, hiçbir sorun yok. Devlet arkamızda, Allah razı olsun. Ben yıkıldım, kız kardeşin yıkıldı, senin için yuvasını yıktı. Bugün geldim HDP'nin kapısına annelere destek oldum. Ben de onlara katıldım çünkü benim evladım da kayıp. Dönmeni istiyorum" şeklinde konuştu.

Evlat nöbetine katılan bir diğer anne Naciye Sönmezyıldız, 7 değil 70 sene oğlu için eylemine devam edeceğini belirterek; "Bizler 86 hafta önce başlattığımız evlat nöbeti eylemimizde kararlıyız. Ben oğlum Osman için buraya geliyorum. Oğlum daha 15 yaşındayken kandırıp kaçırdılar. Oğlum sesimi duyuyorsan hiç durma gel. Bu HDP ve PKK'dan size faydası yok. Geri gelin herkes size sahip çıkacak. 7 yıldır oğlumdan haber alamadım. 7 sene değil, 70 senede burada bekleyeceğim oğlum gelene kadar. Ben bu davayı bırakmıyorum. Oğlumu istiyorum. Benim oğlum küçüktü 15 yaşındaydı, okul okuyordu kandırdılar. HDP ve PKK bize yaramaz. Bize de size de işkence ediyorlar. Aç mısınız, susuz musunuz, üzerinizde elbise var mı, yemek var mı, yok mu bilmiyoruz. Çocuğum için HDP'nin önüne geldim. Bir çocuk dağda kalsa dahi biz buradayız. Bu davaya devam edeceğiz. Bizler sadece evlatlarımızı istiyoruz. Biz ciğerimizi istiyoruz. Biz başka hiçbir şey istemiyoruz. Çocuklarımızın kaçırılmasından dolayı da HDP'nin kapatılmasını istiyoruz" şeklinde konuştu. 

Baba Şemsettin Özcan ise oğlu için eyleme katıldığını hatırlatarak, "HDP'nin önündeyim. Çocuğumu HDP'den istiyorum. Türk bayrağına hainlik yapan hiç kimse Türkiye'de kalmasın. HDP'ye sesleniyorum, çocuklarımızla ne işiniz var ki onları götürüyorsunuz? Sizde ne din var ne iman var. Sizin çocuklarınız nerede? Bizim çocuklarımızın dağda ne işi var? Çocuklarımızı okula gönderdik, kalemi elinden alıp götürdüler. Şimdi silah vermişler ellerine. Türkiye'nin huzurunu niye bozuyorsunuz? Yine milleti perişan ettiniz. Allah'ta sizi perişan etsin. Siz nasıl bizim yuvamızı yıktıysanız Allah da sizin yuvanızı yıksın. Asker bizim çocuğumuz. Çocuklarımızı askere karşı kullanıyorsunuz. Niye Amerika'ya karşı kullanmıyorsunuz? Bayrak birdir, ikinci ve üçüncü bayrak bize lazım değil. HDP Kürtleri kandırdı, dedi ki 'biz Kürt'üz' yalandır. Onlar huzurumuzu bozdu. Biz bunu kabul etmiyoruz. Çocuklarımız gelmeyene kadar buradan kalkmayacağız. Çocuğunuz bir gün eve gelmese dayanabilir misiniz? Gelin teslim olun oğlum. HDP'den korkmuyorum, çekinmiyorum. Eskiden beri HDP'ye karşıydım, şu anda da karşıyım" diye konuştu.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —