Tarih: 20.02.2024 17:12

GENÇLERDEN, İSRAİL’E PROTESTO

Facebook Twitter Linked-in

GENÇLERDEN, İSRAİL'E PROTESTO

Muş Hür Gençlik Peygamber Sevdalıları Platformu üyesi gençler, İsrail'in Filistin'e saldırılarını protesto etti. Üzerinde '57 İslam Ülkesinin Cenazesi' yazılı tabut sırtlayan gençler, yürüyüş yaparak hem İsrail'e hem de saldırılara kayıtsız kalan İslam ülkesi liderlerine tepki gösterdi

 

Muş'ta Hür Gençlik Peygamber Sevdalıları Platformu üyesi gençler yürüyüş düzenlendi.

Belediye Meydanı'nda bir araya gelen gençler, Filistin bayraklarıyla, tabut, pankart taşıyarak Atatürk Parkı önüne kadar yürüdü. Muş Hür Gençlik Peygamber Sevdalıları tarafından düzenlenen programda gençler adına basın açıklamasını okuyan İbrahim Arpa, Kudüs davasının ümmetin ortak davası olduğunu söyledi. Türkiye'de yerel seçimler ve farklı gelişmelerde doları farklı gündemlerin oluştuğunu ifade eden İbrahim Arpa, Gazze ve Kudüs'ün kendi gündemlerinde ilk sırada yer aldığını kaydetti. Arpa, "Kudüs davası inanç temelli ümmetin ortak davasıdır. Bu bilinçle her hafta toplanmamız, bu davayla dertlenmemiz, sorumluluğumuzun gereği olduğu gibi Aksa'nın kurtuluşu yolunda daha etkili sonuçlar doğuracak faaliyetlere de vesile olacaktır inşallah" dedi.

"Kudüs ve Aksa sevdalılarını selamlıyoruz"

Dünyanın gözü önünde soykırım yaşandığını dile getiren Arpa sözlerini şöyle sürdürdü, "İhlas, samimiyet ve kararlılıkla Kudüs bilincini sürekli hale getiren siz değerli kardeşlerimizi ve aynı bilinçle hareket eden dünyanın diğer yerlerindeki hak aşığı vicdan sahiplerini, Kudüs ve Aksa sevdalılarını selamlıyoruz. Yüce Rabbimiz niyetlerimizi halis, amellerimizi bereketli kılsın. Gazze'de ve Filistin'in diğer bölgelerinde Siyonist vahşet tüm hızıyla devam etmektedir. Sergilenen vahşet tablosu, katliam ve soykırım uygulaması neredeyse canlı yayınlarla tüm dünyanın, hepimizin gözü önünde icra edilmektedir. Dört ayı aşkın süredir bu zulmü durdurmaya yönelik ciddi bir adım atılmamış, yapılan çağrılar ve kınamalar ise Siyonistlerce dikkate bile alınmamıştır. Dünya kamuoyunda vicdan ve insaf sahibi çevrelerce gösterilen sivil tepkiler ile Yemen ve diğer İslami yapı ve örgütlerce fiili olarak verilen değerli karşılıklar da katliam ve soykırımı durdurmaya yetmemiştir."

"Gazze'de Siyonist işgal hedeflenmekte"

Siyonist zalimlerin, işgal ve soykırım planlarında yeni bir aşamaya geçtiğini vurgulayan Arpa şöyle konuştu, "Soykırım ve katliamlarla birlikte sistematik şekilde zorla göç ettirme, tehcir politikası uygulayan terör şebekesi, zorla Gazze'nin güneyine sürülüp hapsedilen sivil halka karşı saldırıya geçmeye başlamıştır. Küçücük bir toprak parçasında, Refah'ta sıkışıp kalan sivillere yönelik yıldırma, katliam uygulamalarıyla Gazze'nin insansızlaştırılması ve sonrasında da kalıcı Siyonist işgali hedeflenmektedir. Daha önce işgal edilen Gazze'nin kuzeyi ve diğer bölgelerindeki halkın topluca katledilmesi, göçe zorlanması ile yetinilmeyerek altyapısıyla birlikte neredeyse tüm şehrin işgalciler tarafından yerle bir edilerek buldozerlerle dümdüz edilip yıkılması da bu planın bir parçasıdır. Gazze'ye müdahalenin başlangıcından beri terör rejimi tarafından dillendirilen, adım adım hayata geçirilen bu habis Siyonist emelin gerçekleştirilmesi sadece Gazze'nin düşmesini netice vermeyecek; Filistin, Aksa ve Kudüs davası da onulmaz yara alacaktır."

"Müslümanlar yekvücut halinde teyakkuza geçmelidir"

Gazze'nin çok önemli bir mevzi olduğunu vurgulayan Arpa şunları kaydetti, "Gazze'nin düşmesi tüm ümmetin ve Müslümanların Siyonistlere karşı mücadelesinde çok önemli bir mevziin kaybedilmesi demektir. Bunu netice verecek her türlü fiili müdahalelere, diplomatik ayak oyunlarına, kandırmaca ve komplolara karşı tüm Müslümanların, ümmetin uyanık ve bilinçli olması, yekvücut halinde teyakkuza geçmesi gerekmektedir. Gazze'nin önce insansızlaştırılması, sonrasında da Siyonist işgale terk edilmesi, yeni katliamların yeni sürgünlerin de başlangıcı olacaktır. Sadece Filistinlilerin değil tüm Müslümanların istikbali, istiklali, huzur ve emniyeti, izzet ve şerefi için de hayati öneme sahip olan bu mesele bir hayat memat meselesidir. Başta Gazze'ye komşu olan Mısır olmak üzere tüm bölge devletlerinin işbirliği halinde acilen etkili adımlar atması, tedbirler alması gerekmektedir. Doymak bilmez hırs ve arz-ı mevud safsatasıyla her geçen gün hedef büyüten Siyonist işgalcilere dur demenin zamanı çoktan gelmiştir. Tüm Müslümanlar imkanlarını seferber ederek bunun için çalışmalı, idarecileri ve kamu gücünü harekete geçirmelidir. Temenni ve kınamalar sonuç vermeyecektir. Yapılan ateşkes görüşmelerinde terör şebekesinin takındığı küstah tavır da dikkate alındığında fiili, planlı, etkili tavır ve müdahalelerle hareket edilmezse Siyonistlerin işgal ve katliamlarında yeni bir aşamaya geçeceği açıktır."

"HAMAS'ın şartları yerine getirilmelidir"

"Gazze halkı tarafından seçilen meşru hükümet olan HAMAS'ın onayının olmadığı hiçbir anlaşmanın geçerliliği yoktur" diyen Arpan şu ifadeleri kullandı, "Gazze halkına karşı katliam ve soykırımın son bulması ve ateşkesin sağlanması için, HAMAS'ın şartları yerine getirilmelidir. Kalıcı bir ateşkes isteniyorsa başta Türkiye ve Mısır olmak üzere bölge ülkeleri bu soykırımın son bulmasına yönelik somut adımlar atmalı, abluka kaldırılarak sınır kapılarının ve insani koridorun açılması ve yıkılan şehirlerin imarı sağlanmalıdır. Tüm Müslümanlara ve özellikle Müslüman ülkelerin idarecilerine sesleniyoruz; Gazze'nin Refah bölgesine yapılacak saldırı ve kara harekatının daha büyük katliam ve tam soykırıma zemin olacağı bilinciyle işgalcilere karşı işbirliği halinde etkili fiili adımlar atın. Gazze'nin insansızlaştırılması, boşaltılması ile neticelenecek ve aslında Siyonist katliam soykırımın politikasının bir parçası olan girişim ve uygulamalara izin vermeyin. Gazze'ye yönelik insanlık dışı ambargoyu ve insani yardım akışına engel olan Siyonist engellemeleri kaldıracak girişimlerle Gazzeli kardeşlerimize gerekli insani yardımları ve destekleri sürekli şekilde sağlayarak Gazzelilerin kendi vatanlarında ikamet ve barınmalarını sağlayın. Gazzelilerin yurtlarından geçici de olsa çıkarılmalarını, başka yerleşim alanlarına yerleştirilmelerini öngören politik oyunlara aldanmayın. Zulme rıza göstermenin göz yummanın da zulüm olduğunu unutmadan dini, tarihi, vicdani sorumluluğunuzu yerine getirin. Gelinen aşamada her gün onlarca kardeşimiz bebek çocuk kadın ayrımı yapılmadan şehit edilip açlığa, susuzluğa, ilaçsızlığa mahkum edilse de; hastaneler, okullar camiler dahil tüm yerleşim birimleri tahrip edilip yıkılsa da; açık katliam ve soykırıma karşı dünya seyirci kalsa da asla umutsuz değiliz. Sarsılmaz iman ve kararlılıkları ile Aksa ve Kudüs davasını omuzlayan mücahitlerin destansı direnişleri devam etmektedir. Bu direnişin devamı ve başarısı için her türlü desteğin sağlanması hepimiz için vecibedir. Bunun için atılan her adım, harcanan her emek, söylenen her söz kıymetli ve anlamlıdır. Yeter ki Aksa ve Kudüs bilinci devamlı ve diri tutulsun."




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —