Tarih: 03.02.2024 08:00

GEZERAVCI’NIN UZAY YOLCULUĞU SONA ERİYOR

Facebook Twitter Linked-in

GEZERAVCI'NIN UZAY YOLCULUĞU SONA ERİYOR

Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı'nın, bugün Türkiye saatiyle 14.00'te Uluslararası Uzay İstasyonu'ndan (ISS) ayrılması bekleniyor

 

Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı'nın, da içinde yer aldığı Ax-3 ekibi için uğurlama töreni düzenlendi. Tören, Axiom Space'in sosyal medya hesaplarından canlı yayımlandı.

Gezeravcı ve ekibinin bugün Türkiye saatiyle 14.00'te ISS'den ayrılması bekleniyor. Dünyaya dönüş yolculuğu ise 12 saat sürecek. Planlı inişin, ABD'nin Florida eyaletinin doğusundaki Atlas Okyanusu ve batısındaki Meksika Körfezi'nde bulunan 7 potansiyel iniş noktasından birine yapılması bekleniyor.

12. deneyinde uzay ortamının astronotlara etkisini araştırdı

Astronot Gezeravcı, ultraviyole ışınları, galaktik kozmik radyasyonu, yer çekimi değişiklikleri ve uzayda kalış süresi boyunca maruz kalınan diğer faktörlerin, astronotların bağışıklık sistemi ve kan yapımı sürecini nasıl etkilediğini araştırıyor.

Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (ISS) "Uzay Misyonuna Katılan Bireylerde Radyasyona Maruz Kalmanın Kanser İçin Öncül Lezyonlar Olan Periferik Kandaki Miyeloid-Kökenli Baskılayıcı Hücrelere (MKBH) Etkisini" inceledi.

Hacettepe Üniversitesi'nden Prof. Dr. Güneş Esendağlı'nın proje yürütücüsü olduğu "MİYELOİD" deneyiyle, ultraviyole ışınlarının, galaktik kozmik radyasyonun, yer çekimi değişikliklerinin ve uzayda kalış süresi boyunca maruz kalınan diğer zorlu faktörlerin, astronotların bağışıklık sistemi ve kan yapımı sürecini nasıl etkilediği araştırılıyor.

Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyeloid tipteki kan hücreleri özelinde araştırılacak, bu hücrelerin özellikleri ve fonksiyonlarındaki değişimler uçuş ve dönüşte karşılaştırılacak ve uzay yolculuklarının kanser dahil bağışıklık sistemini ilgilendiren pek çok hastalık üzerine olabilecek etkisi hakkında çıkarımlar dünya bilim literatürüne ilk kez kazandırılacak.

Deneyleri birer birer gerçekleştirdi

Gezeravcı, ISS'ye ulaştığı günden bu yana deneylerine devam etti. Astronot Gezeravcı, uzay ve savunma sanayisine kurşunsuz lehimleme konusunda kritik bilgiler sağlayacak "MİYOKA" deneyini yaptı.

Türkiye'nin uzay, havacılık ve savunma sanayisi için yeni nesil malzeme geliştirme kabiliyeti kazanmasında önemli katkı sunması beklenen Uzay İçin Yeni Nesil Alaşımlar (UYNA) deneyine de başlandı.

Yer çekimsiz ortamdan etkilenen henüz işlevi keşfedilememiş genler ve bunların bağışıklık sistemiyle ilişkisini araştıran "MESSAGE" deneyi gerçekleştirildi.

Muş'un ismi uzayda yankılandı

Gezeravcı, Muş Bilim ve Sanat Merkezi öğrencilerinin önerisi olan ve öğretmenleri Birsen Geçer'in proje yöneticisi olduğu Propolisin Antibakteriyel Etkisi (PRANET) deneyini de yaptı.

PRANET deneyi ile çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde yaygın olarak kullanılan, haricen kullanılmasında da herhangi bir yan etki bulunmayan, antibakteriyel özelliği birçok bilimsel çalışma ile ortaya konulmuş propolis maddesinin mikro yerçekimi ortamındaki bakteriler üzerindeki etkisinin araştırılması amaçlanmaktadır. Propolisin mikro yerçekimi şartlarında da bakteriler üzerinde etkili olduğunun gösterilmesi halinde, uzay ortamında kullanılabilecek, alternatif doğal bir antibakteriyel seçenek olduğu ortaya konulmuş olacaktır. Uzay ortamından alınan bakteri örneklerinin incelenmesi sonucunda uzay istasyonundaki bakteri florasına dair bilgiler elde edilecektir. Bu bilgilere kullanılarak mevcut mikroorganizmalar hakkında analizler yapılabilecek.

Gezeravcı ayrıca, Tuz Gölü'nde yetişen endemik Schrenkiella Parvula isimli halofit bitkinin uzay ortamına karşı verdiği fizyolojik ve moleküler tepkileri araştıran "EXTREMOPHYTE" deneyini sürdürüyor.

Gelecekte uzayda yaşayacak yüksek sayıda insanın ihtiyaç duyacağı besinlerin sağlanması ve kapalı yaşam ortamlarındaki çevresel kontrollere destek vermesi için yeni bitkiler geliştirmeye yönelik ilk adım olan "CRISPR-GEM" ve mikroalg türlerinin uzayda yaşam destek sistemlerinde kullanılmalarının mümkün olup olmadığının araştırıldığı "UzMAn" deneyleri de devam ediyor.

Gezeravcı, uzay ortamında alglerin, karbondioksitten oksijen rejenerasyonu, ek gıda temini, su iyileştirme, yaşam destek alanlarında kullanılmasını araştıran "ALGALSPACE" ve uzayda yaşamaya karşı oluşan hayati tepkimelerin "vokal kord" kaynaklı değişimlerle tespiti ve düşük yer çekimsizliğin sebep olduğu rahatsızlıkların ses frekanslarıyla tanımlanmasını sağlayacak "VOKALKORD" deneylerini de sürdürüyor.

"OKSİJEN SATURASYONU" deneyiyle de yapay zeka desteğiyle verilen havanın oksijen seviyesi hesaplanarak düşük yer çekiminin sebep olduğu farklılıklar ve rahatsızlıkların tanımlanması hedefleniyor.

"Bitki deneyleri, dünyanın güzelliklerini anlamamıza yardımcı oluyor"

Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, uzayda yaptığı bitki deneylerinin, dünyanın sınırsız güzelliklerinin anlaşılmasına katkı sağladığını ifade etti.

Gezeravcı, X sosyal medya hesabından, Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (ISS) uyguladığı deneylere ilişkin fotoğraflı paylaşımda bulundu.

Gezeravcı, şunları kaydetti: "Uzayda yaptığım bitki deneyleri, evimiz dünyanın sınırsız güzelliklerini anlamamıza yardımcı oluyor. Bu araştırmalar aynı zamanda değişen iklim olayları sebebiyle bitkilerin zorlu koşullara verdiği tepkiyi de ölçüyor. Attığımız her bir adım dünyamızın geleceği için."




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —