HDP’DEN KADINLAR GÜNÜ ETKİNLİĞİ
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Muş İl Başkanlığı 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bir etkinlik düzenledi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Muş İl Başkanlığı Kadın Meclisi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Muş’ta bir otelde bir etkinlik düzenledi. Düzenlenen etkinliğe HDP Muş Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit ve partililer katıldı.
Düzenlenen etkinlikte bir konuşma yapan HDP Muş Milletvekili Gülüstan Kılıç, kadınların 8 Mart için yan yana geldiklerini belirterek şunları söyledi: “Bugün bu buluşma bize neyi gösteriyor kadınların aşamayacağı zorluk yıkamayacağı barikat aşamayacağı zahmet ve yerle bir edemeyeceği faşizm yoktur kadınlar varsa umut vardır kadınlar varsa yaşam var.
Kadının yok eden kadını insan yerine koymayan kadını ikincilleştiren kadını eve kapatan sadece köle olarak kullanmak isteyen bir erkek egemen anlayış var. Ne diyor AKP ve Recep Tayyip Erdoğan kadının yeri evidir diyor, 3 çocuk yapın diyor, 5 çocuk yapın diyor, bize ucuz iş gücü üretin diyorlar. Yani Anneleri kuluçka makinesi olarak gören bir anlayış var. Bir taraftan Cennet annelerin ayaklarının altındadır diyorlar ama bir taraftan hakları için sokağa çıktığında o anneleri yere yatırıp sularla ıslatmadan geri durmuyorlar. Hani Cennet annelerin ayaklarının altındaydı. Söz konusu olan Kürt kadını olunca, söz konusu Kürtlerin özgürlük, eşitlik, adalet, demokrasi mücadelesi olunca orada bütün ezberler ortadan kalkıyor ve ne diyorlar eğer Kürtler varsa biz onun karşısındayız.
Biz çok yorulduk, mücadelemiz çok mesafe kaydetti. Bu topraklarda da kadının adı yoktu ama şimdi Kadınlar en önde meydanlarda, sokaklarda, partide, parlamentoda yaşamın her alanında ilmek ilmek özgürlüğü örüyor. İlmek ilmek hakları için mücadele ediyor. Bugün haklarınızda el koymaya çalışan bu karanlık erkek egemen sistemin karşısında Türk’ü ile Kürt’ü ile Çerkez’i ile Arab’ı ile Terekemesi ile bütün kadınlar tek bir yürek tek bir yumruk oluyorlar ve faşizmin karşısına dikiliyorlar. İşte bizim gücümüz burada, bu ülkede kimsenin yapamadığını kadınlar yaptı. Bugün Diyarbakır'ın sokaklarından tutalım İstanbul'a kadar Muş'tan Trabzon'a kadar kadınlar sokaklarda, kadınlar 8 Mart için yan yana geliyor ve haklarına geleceklerine sahip çıkıyorlar.” Dedi.
“BİZ KADIN KADININ YURDUDUR SÖZÜNÜ İLKE EDİNİRSEK İNANIN Kİ HİÇBİR GÜÇ BİZİ YENEMEZ”
Koçyiğit konuşmasının devamında ise, kadın kadının yurdudur sözünü ilke edinmeleri durumunda hiçbir gücün kadınları yenemeyeceğini ifade ederek şunları söyledi: “Bizi teslim almak kadınları yok etmek, susturmak, diz çöktürmek öyle hiçbir erkek iktidarının harcı değil ve olmayacak. Bizim bir sistemimiz var, bu ülkede ilklerin temsilcisidir Kürt kadın hareketi, eş başkanlık sistemi, eşit temsil sistemini ilk hayata geçirenler Kürt kadınları oldu. Kadın meclislerini her yerde kurduk ve dedik ki bu meclisler bizim irademizdir. Bütün kararlarımızı kadın meclislerinde alacağız, bütün adaylarımızı erkekler değil biz kadınlar belirleyeceğiz dedik ve şimdi bizim bu eş başkanlık sistemimizi, eşit temsil sistemimizi sanki dünyanın en büyük suçuymuş gibi yargılamaya kalkıyor, mahkum etmeye kalkıyor.
Şunu bilelim kadınlar, biz birbirimize sarılırsak, örgütlenirsek, yan yana durursak, biz kadın kadının yurdudur sözünü ilke edinirsek inanın ki hiçbir güç bizi yenemez. Bugün nafaka hakkına saldırı var, İstanbul sözleşmesinden Türkiye geri çekildi. Yasları uygulamak istemiyorlar ve bu ülkede günde 3 kadın erkekler tarafından katlediliyor. Ya babaları ya eski eşleri ya boşanmak istedikleri kişiler ya sevgilileri ya abileri yada başka bir erkek tarafından katlediliyorlar. Peki, bu hükümet ne yapıyor bol bol hamaset yapıyor kadınlar başımızın tacıdır diyor ama kadın katilleri mahkemeye gidip bir kravat taktığında ona indirim uygulayabiliyor. Bu ülkede doktor olduğu için bir kadın katiline hoş geldiniz doktor bey diye hitap eden mahkeme başkanları var. Demek ki bu ülkenin yargısı, güvenlik güçleri, hükümeti, sistemi erkek aklıyla işliyor. Erkekleri koruyor ve kolluyor. O zaman biz kadınlarından bir birimizle buluşması, örgütlenmesi ve mücadeleyi yükseltmesi lazım.
Türkiye’nin dört bir yanında kadın özgürlük mücadelesi dalga dalga büyüyor. Ama biz Kürt kadınlarının özel bir şansı var. Çünkü biz sistemimizi çoktan kurduk. Bizim mücadelemiz, felsefemiz önümüzü açıyor. Kadının özgürlüğünü ilke edinmiş, kadının özgürlüğünü toplumun özgürlüğünün şartı koşmuş bir bakış açısına sahibiz. Onun için çok şanslıyız arkadaşlar. Bu şansımızı örgütlenerek mücadeleyi büyüterek bir birimize omuz vererek yükseltmemiz lazım. Bugün dilimiz, kültürümüze, varlığımıza ve sistemimize karşı çok büyük bir saldırı var. 21. Yüzyılı Kürtlerin ve kadınların özgürlük yılı yapmaya ant içiyoruz yemin ediyoruz.” dedi.