Menü Muş Şark Haber
Tarih: 08.11.2020 18:46
MŞÜ ÖĞRETİM ÜYESİ DÖLEK TRT´NİN KONUĞU OLDU

MŞÜ ÖĞRETİM ÜYESİ DÖLEK TRT´NİN KONUĞU OLDU

Facebook Twitter Linked-in

 

TRT radyoda düzenlenen Gün Ötesi programında İzmir´de yaşanan depremler özelinde afetlerin etkileri, Sosyo-ekonomik sonuçları konuşuldu. Ülkemizin deprem gerçeği anlatılırken sadece depremlere odaklanmanın Afete hazır bir Türkiye amacına ulaşmada hedefe götürmeyeceğini ifade edildi.

Programda ayrıca Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) tarafından gerçekleştirilen ?Afet ve Biyolojik Afetlere Yönelik Görüşler ? adlı çalışmanın sonuçları da anlatıldı.

Programda ayrıca, Muş Alparslan Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi İskender Dölek, Fırat üniversitesinden Doç. Dr. Esen Durmuş, Kilis Üniversitesinden Arş. Gör. Dilan Kuruyer´le birlikte gerçekleştirdikleri ?Afet ve Biyolojik Afetlere Yönelik Görüşler ? adlı çalışmanın sonuçları üzerinde de konuşuldu.

Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Dr. Öğretim Üyesi İskender Dölek, Bu çalışmayı neden yaptıkları yönünde yöneltilen soruya Ülkemiz depreme mi yoksa afetlere mi hazırlanacak? Bunun için nerden başlamalı sorusuna yanıt aradıklarını ifade etti.

Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Dr. Öğretim Üyesi İskender Dölek; ?Bu çalışmada gördük ki, İstanbul, ya da İzmir de, Erzincan´da yaşayan biri için deprem önceliklidir, Giresun da yaşayan bir için sel, Ağrıda yaşayan biri için Çığ, Muş´ta yaşayan biri için sel ve taşkınlar daha fazla öneme arz etmektedir. Yerel farklılıkları da göz önüne alarak şunu sormalıyız? Burada ne olabilir? Bu soru bize o bölgedeki tehlike kaynaklarını verecektir.

İkinci soru ise şu olmalı. Burada beklenen durum gerçekleşirse neler zarar görür? Buna yönelik çalışmalar da riskin doğru yönetilmesini sağlar.? Dedi.

?COVİD-19 SÜRECİ BİYOLOJİK BİR AFET OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKİYOR?

Çalışmanın ilginç bulgularından birinin de Covid-19´un Biyolojik afet olarak nitelendirilmediği şeklinde vatandaş görüşleri olduğunu, Covid-19 süreci Biyolojik bir afet olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Dölek; ?Sürecin tek bir kurumun sorumluluğuna yıkılamayacağını Afet yönetiminin ilkeleri kapsamında değerlendirilmesi gerekiyor. Bu şekilde vatandaş görüşlerinin yansımasının ?Afet Okuryazarı? vatandaşlar yetiştirmek noktasında daha çok çalışılması gerektiğini düşündürüyor. Eğitimlerin klasik eğitim anlayışından farklı olması gerekiyor, düzenlenen ankette en çok bilgiye insanların nereden ulaştıklarını sorduk ve İnternetin en önemli haber kaynağı olarak öne çıktığını, afet yaşayan kişilerin aktarımlarının da önemli olduğunu, televizyonunda önemli bir bilgi kaynağı olarak değerlendiriliyor. Bu ankette afet anında insanların neler hissettikleri yönündeki sorulara ise, en fazla korku, endişe ve panik duygularının öne çıktığı görülüyor. Bu durumun oldukça önemlidir. Afet anlarında yapılacak açıklamaların insanların bu duygularını körükleyecek ifadelerden uzak olması gerekir, çünkü ankete katılan insanların tamamı bir afete maruz kalmamış insanlardan oluşmaktadır.?dedi.

Vatandaşların sürecin tekrarlayacağı şeklinde yaygın bir görüşe sahip oldukları ve bu konuda karamsar görüşlerin daha öne çıktığını belirten, Dölek; ?Ankette sürecin nasıl yönetildiği ile ilgili yöneltilen soruya ise ankete katılanların yaklaşık %80´nin iyi yönetildiği şeklinde görüş belirtiyorlar. Olayın kendisi değil doğurduğu sonuçlarının afet karakteri kazandığını, afetlerin sosyo ekonomik sonuçlarının olacağını ve bu durumu fırsata çevirmeye çalışan provokatörlerin her zaman olabileceğini.? ifade etti.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —