Menü Muş Şark Haber
Tarih: 16.05.2023 21:32
“MUŞ EKOLOJİSİNDE KARABUĞDAY YETİŞTİRİCİLİĞİ VE YAYIMI” PROJESİ TANITILDI

“MUŞ EKOLOJİSİNDE KARABUĞDAY YETİŞTİRİCİLİĞİ VE YAYIMI” PROJESİ TANITILDI

Facebook Twitter Linked-in

"MUŞ EKOLOJİSİNDE KARABUĞDAY YETİŞTİRİCİLİĞİ VE YAYIMI" PROJESİ TANITILDI

Muş Alparslan Üniversitesi (MAUN) tarafından hayata geçirilen "Muş Ekolojisinde Karabuğday Yetiştiriciliği ve Yayımı" Projesinin tanıtımı için toplantı düzenlendi.

 

Muş Alparslan Üniversitesi (MAUN) Uygulamalı bilimler Fakültesi tarafından hazırlanan ve Muş İl Özel İdaresi, Muş Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Konya Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü ve Muş Belediyesi ile iş birliği hayata geçirilen Muş Ekolojisinde Karabuğday Yetiştiriciliği ve Yayımı" Projesinin tanıtımı Zabahattin Zaim Konferans salonunda yapıldı.

Yapılan tanıtım toplantısına Muş Belediye Başkan Yardımcısı Abdullah Avcı, İl Özel İdare Genel Sekreteri Şeyhmus Yentür, Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, Muş Alparslan Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Karadağ, İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Gün, Çölyak Derneği Başkanı, Züleyha Almaz, Konya Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü'nden Dr. Ahmet Güneş, ilgili birlik temsilcileri ve akademisyenler katıldı.

GÜN, "İLKLER ÖZELDİR, İLKLER EĞER HEDEFİNE DE ULAŞIRSA YILLARCA KONUŞULUR"

Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Gün, katılmış olduğu tanıtım toplantısında bir konuşma yaparak Tarım ve Orman Bakanlığı olarak stratejik ürünler üzerine yoğunlaştıklarını, Karabuğdayında stratejik bir ürün olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Bu projede yer almaktan dolayı onur duyduk. Bu bir ihtiyaç, bu ihtiyacın bir fiyatı olmaz. Biz özellikle Tarım ve Orman Bakanlığı teşkilatı olarak hem üretici hem tüketici seviyesinde bir ürünü değerlendiririz. Bunlar yıllarca da bizim önümüze geliyor. Beraber çalışacağımız üreticilerimiz haklı olarak bunun maliyetinin ne olacağını, kendisine getirisinin ne olacağını, bunu yaparken zahmeti karşılığında kendisine nasıl bir değer getireceğinin hesabını yapmak ister ama baktığımızda eğer üreticilerimiz de bunu değerlendirmişse yani bunun bir fiyatının veya bir ederinin değil bunun bir gereklilik olduğuna inandım. Çünkü eğer çocukların ve insanların buna ulaşması gerekiyorsa bir fedakarlığın yapılması gerekir. İlkler özeldir, ilkler eğer hedefine de ulaşırsa yıllarca konuşulur. Biz birçok üründe bunu yaşadık. Karabuğdaya baktığımızda bir ederi var. Şu anda bunun demonstrasyon maksadıyla bir ekimimiz olacak. Üreticilerimiz bu konuda rahat olsunlar çünkü yetişme süresi Muş ilimiz için çok önemlidir. Tarım ve Orman Bakanlığı olarak stratejik ürünlerden bahsediyoruz. Bizim için buğday çok önemli Arpa çok önemli diğer ürünler de önemli ama böyle ürünler de çok önemlidir. Hem katma değeri yüksek olması hem de şu anda baktığımızda özellikle de yeni gelişen bir ürün olarak karşımıza çıkıyor. Bu ürünün de Muş şartlarında özellikle de vejetasyon süresi içinde baktığımızda bu ürünün Muş'umuza bir değer katacağına inanıyoruz. Neresinden tutarsanız Muş şartlarına uygun bir üründür. Şu anda baktığımızda %42'lik bir oranla tarıma elverişli bir alanımız var 357 bin hektarlık bir arazimiz var bizim buradaki hedefimiz bundan sonra eğer bu demonstrasyonu ileriye götürürsek özellikle de atıl durumda olan arazilerinizin değerlendirilmesi için de bunu çok uygun olarak görüyoruz. Bizim için Muş için çok önemli olan 2 üründe çok zorlanıyoruz. Bunu ikinci ürün olarak Muşumuza kazandırırsak çiftçilerimize yeni katma değeri yüksek bir ürün kazandırmış oluruz." Dedi. 

"BÖYLE BİR ÜRÜNÜ DE BURAYA KAZANDIRDIĞIMIZDA MUAZZAM BİR ŞEKİLDE HAYVANCILIĞINIZA DA KATKI SAĞLAMIŞ OLACAK"

Müdür Gün, konuşmasının devamında ekimi yapılan Karabuğdayın Muş'a katacağı katkılara değinerek şunları söyledi: "Biz ayrıca Ülkemizde ilk 20 yıl içerisinde olacak şekilde küçükbaş ve büyükbaş hayvan sayısına sahibiz. Biz yonca üretiminde çayır merada 3 ve 4 sıradayız. Bunun yanında eğer böyle bir ürünü de buraya kazandırdığımızda muazzam bir şekilde hayvancılığınıza da katkı sağlamış olacak. Çok önemli olan bir konu çiçeklenme dönemidir. Bizim burada 2022 yılı istatistiklerine göre 52 bin kovanımız bulunmaktadır. Eğer gezici arıcılarımızın geldiğinde hesapladığımızda 100 bine yakın bir koloni burada oluşmaktadır. Arıcılarımız geldiklerinde bu yüksek çiçeklenmeden yararlanmak isteyeceklerdir. Çünkü çiçeklenme durumu uzun sürüyor ve arıcılık dönemi için bu çok önemlidir. Gezici arıcılığında maksadı bu yeni çiçeklenme yerlerine gitmektir. Böylece Muş'umuzun arıcılığına da büyük bir potansiyel sağlayacaktır. Demonstrasyonu ile stratejik ürünler arasına gireceğine inanıyorum. Bu ürün insani gıda olarak küçük bir kesme hitap edecektir. Ama bunun yanında hayvancılığımıza arıcılığımıza çok önemli katkı sunacaktır. Biz Muş ili olarak da iyi bir potansiyele sahibiz. Biz, hem tarıma hem hayvancılığa hem arıcılığa elverişli alanlara sahibiz. Bu çok değerli projemizin geliştirilmesinde üniversitemizin öncü olmasından dolayı kendilerine teşekkür ediyorum. Burada en büyük paydaş da biz olacağız ve bütün katkıları da sunacağız. Bu projeye başlangıçta bu kadar destek varsa bu proje tutulacaktır. Bu projenin en büyük ayaklarından bir tanesi olan üreticilerimizdir. Evet, yaptığınız işlemin bir değerini almak istersiniz ama hasta çocukların mutluluğunu görmek için bunu ekmenizi, buna katkı sağlamanızı Tarım İl Müdürü olarak üreticilerimizden talep ediyorum." 

YENTÜR, "MUŞ OVASININ SULAMA PROJESİ İLE KATMA DEĞERİ YÜKSEK ÜRÜNLERİ MUŞ OVASINDA YETİŞTİRİLMESİ ARTIK ELZEMDİR"

İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Şeyhmus Yentür ise katıldığı toplantıda Muş Ovası sulama projesine değinerek şunları söyledi: "Bizler İl Özel İdaresi olarak böyle bir projede yol almaktan, katkı sunmaktan memnuniyet duyuyoruz. İl Özel İdaresi olarak çok büyük bütçeler harcıyoruz, küçük bir bütçe ile böyle bir mutluluğa katkı sunabilirsek gerçekten sevindiricidir. İnşallah bundan sonraki süreçte de projelere desteğimizi sunacağız. Muş ovasının yaklaşık %42'si tarıma elverişli bir ovadır. Dünyanın büyük krizlerle boğuştuğu bir dönemde Muş ovasının sulama projesi hayata geçiriliyorsa katma değeri yüksek ürünlerin özellikle Muş ovasında yetiştirilmesi artık elzemdir ve biz bu işlerin bu işin arkasında durmak zorundayız. Muş'un yükselecek iki değeri vardır. Bunlar tarım ve hayvancılıktır. Bunu yükseltmek için ne yapmamız lazım, bu tür projelere destek vermemiz lazım. Yaklaşık %42'si tarıma elverişli bir ovamız varsa bunun iyi bir şekilde değerlendirmeliyiz. Muş, Allah'ın vermiş olduğu güzel değerlere sahip bir ildir. Kar'ımız kışımız çoktur ama bunu da bir nimet olarak değerlendirmemiz lazım. Artık taban yer su seviyesi gerçekten güneye doğru inildikçe çok aşağılara inmektedir. Biz tarım potansiyeli olan bu şehirde, ovamızdan geçen 2 tane nehir, temiz ve kirlenmemiş sanayi attıklarından uzak bir toprak bütünlüğü ve temiz bir hava gibi değerlerimiz var. Bu değerlerin tamamının gelecekte Muş ovasının sulamasını da işin içerisine eklersek buradaki çiftçilerimizin üreticilerimizin çok hızlı ekonomik olarak geliştiğini görmeye olan inancımız tamdır." 

"ÇİFTİMİZİ, ÜRETİCİMİZİ KIRSALDA TUTMAMIZ LAZIM"

Yentür, konuşmasının devamında Muş'un nüfusunun büyük çoğunluğunun kırsalda yaşadığına dikkat çekerek şunları söyledi: "Muş kırsal nüfusun çok olduğu bir şehirdir. 400 bin nüfusun yaklaşık 218 bini kırsalda yaşamaktadır. Türkiye'de Büyükşehirlerde yaşayan nüfus %93, kırsalda yaşayan nüfus %7 civarında, Muş'ta bu %52 civarındadır. Biz bunu gerçekten önemsiyoruz. Eğer halen köylerimizde, mezralarımızda, kasabalarımızda halkımız kırsalda yaşıyorsa kendi gelirini kendi yaşamını ekonomik olarak orada sağlıklı bir şekilde idame edebildiği içindir. Tarım ve hayvancılık gibi ürünleri üretip satıp orada yaşamını doğru bir şekilde idame ettiği için şehirlere taşınmamıştır. Şehir merkezlerine çok yığılmanın doğru olmadığına inanıyoruz. Muş, Bu anlamda çok avantajlı bir ildir. Daha çok çiftimizi, üreticimizi kırsalda tutmamız lazım. Onun için katma değeri yüksek ürünleri desteklemeliyiz. Bu ürün her şeyden önce insani bir ihtiyaçtır. Artık hastalarımız bunu yiyecek olarak alacaklardır. Böyle güzel projelere küçük de olsa bir pay katmak koşuluyla sizlerin ortağı olmaktan mutluluk duyuyoruz."

POLAT, "KARABUĞDAYI MUŞ ÜZERİNDEN LİTERATÜRE DAHİL EDİYORUZ"

Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat ise yapmış olduğu konuşmasında karabuğdayı Muş üzerinden literatüre dahil edeceklerini belirterek: "Sizin eğer Çölyak hastalığına sahip vatandaşlarımız varsa devlet olarak bunlarla ilgili kurumsal tedbirler almanız, aslında sizin medeniyetinizin bir göstergesidir. Yani, insanlar zor duruma düştüğü zaman, bir sıkıntıya düştüğü zaman devlet o konuda onlara yardımcı oluyorsa bence devlet İşte o zaman devlettir. Bizim, Muş'ta kurumlarla çok iyi çalışmalarımız var. Doğrusu, ben bu çalışmaları çok daha üst düzeyde olmasını arzu ederdim. Hakikaten darbe, sistem değişikliği, pandemi, deprem gibi çok yoğun günlerden geçtik. Dolayısıyla arzu ettiğimiz ölçüde başarılı olduğumuzu söyleyebilir miyim? Hayır. Akranlarımıza kıyas edersek çok başarılı olduğumuzu söyleyebilir miyiz? kesinlikle evet. Yani 7 tane yeni okul açılması, 5 fakülte 2 Meslek Yüksekokulu bu zaten bir Türkiye rekorudur. Bundan çok daha ötesini yapabilir miydik? Yapabilirdik. Yani kurullarla çok daha iyi ilişkilerimiz olabilir miydi? Olabilirdi. Bu bütçelerden çok daha fazlasını alabilir miydik? alabilirdik ama biraz şartlar gereği istediğimiz gibi maalesef yapamadık. Buna rağmen yüzümüzü güldürecek pek çok ortak çalışmaya imza attık. Mesela Özel İdaresi ile iklim değişikliğinin çevresel etkilerine dair bir Avrupa Birliği projesini imzaladık. Yine İl Özel İdaresinin katkıda bulunduğu çok önemli bir projemiz var. Yine DAKA ile deprem ile ilgili geçtiğimiz günlerde 2 milyon TL'nin üzerinde bir proje çalışmamız oldu. Yine birkaç gün önce depremle ilgili çok önemli araç gereç cihaz alımlarımız oldu. Burada Sayın il valimiz Doç. Dr. İlker Gündüzöz'e çok teşekkür ediyorum. Çünkü bu tür ortak projelerde Sayın valimizin inisiyatifi olmasa biz adım atamayız. Sayın valimiz üniversitemizin hangi projesini götürdüysek bize destek vermiştir. Belediyemize de çok teşekkür ediyorum, geçen günlerde yine bir ortak projeye imzaladık. İnşallah ona destek vereceğiz. Kurum müdürleri ile çok iyi çalışmalar yaptık Tarım İl Müdürlüğü bizim çalıştığımız kurumların başında geliyor. Ben karabuğday ile ilgili çalışmanın sadece Muş'a ekonomik anlamda bir katkı da bulunması açısından değil rektör açısından bakarsan beni en çok ilgilendiren işin bilim tarafı biz literatüre karabuğdayı Muş üzerinden dahil ediyoruz. Uygulamalı Bilimler Fakültesini açarken bu konuları çok çalıştım ve bu konularda Muş'un literatürde olmadığını gördüm. Resmi kayıtlarda, verilerde hesaplarda var ama literatüre girmemiş literatüre girmeyen bir bilgi referans olarak kabul edilmiyor Bu açıdan bu çalışmayı çok değerli buluyorum katkıda bulunan herkese çok teşekkür ediyorum."

AVCI, "ÇÖLYAK DERNEĞİ İLE ZAMAN ZAMAN AİLELERİMİZE DESTEK OLMAYA ÇALIŞIYORUZ"

Muş Belediye Başkan Yardımcısı Abdullah Avcı ise konuşmasında belediyenin Çölyak hastaları için yapmış olduğu çalışmalara değinerek: "Muş Belediyesi olarak Karabuğday yetiştiriciliği ve tarımı projesinin paydaşıyız. İlimizde glütensiz ürün yetiştirilmesi ve ailelerimize ulaştırılmasını destekliyoruz. Projede bulunduğumuz ürün yetiştirilip ulaştırılması noktasında halk ekmek büfelerimiz ve istenirse bilgi evlerimiz kullanıma hazır olacaktır. Çölyak derneği ile zaman zaman ailelerimize destek olmaya çalışıyoruz. Glütensiz ekmek satış noktalarımız yoktu, Muş belediyesi olarak glütensiz ekmek satış noktaları oluşturduk. DAP idaresine proje hazırlayıp sunduk. Proje kabul edildi 2 noktada Çölyak hastaları için aşçılık kurs merkezi oluşturacağız. Önümüzdeki süreçte Çölyaklı kardeşlerimiz için elimizden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğiz." dedi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —