Menü Muş Şark Haber
Tarih: 22.12.2021 19:27
MUŞLU ANNELERE AY YILDIZLI EŞARP GÖNDERİLDİ

MUŞLU ANNELERE AY YILDIZLI EŞARP GÖNDERİLDİ

Facebook Twitter Linked-in

MUŞLU ANNELERE AY YILDIZLI EŞARP GÖNDERİLDİ

Muş'ta, terör örgütü PKK tarafından çocuklarının dağa kaçırıldığını söyleyen aileler tarafından başlatılan evlat nöbeti kararlılıkla devam ediyor.

 

Evlatlarına kavuşma ümidiyle her çarşamba günü HDP İl Başkanlığı binası önünde bir araya gelen ailelere bu hafta şehit eşinden anlamlı bir hediye geldi. 1995 yılında Sivas'ın Zara ilçesinde terör örgütü PKK’nın tarafından şehit edilen Astsubay Kıdemli Üstçavuş Murat Namdar'ın Bursa'da yaşayan eşi Yıldız Namdar tarafından gönderilen ay yıldızlı eşarplar Muşlu annelere verildi. Anneler kendilerine gönderilen ay yıldızlı eşarpları boyunların sararak kendilerine gelen her türlü destekle daha da güçlendiklerini ifade ettiler.

36 hafta boyunca her hafta Çarşamba günü Halkların Demokratik Partisini (HDP) İl Başkanlığı önünde kurulan çadırda bir araya gelen aileler soğuk havaya rağmen çocukları için kararlılıkla eylemlerine devam ediyorlar. HDP ve PKK’ya tepki gösteren aileler çocuklarına kavuşana kadar eylemlerini sürdüreceklerini dile getirdiler.

ÖZCAN: “OĞLUM GÖNÜLLÜ OLARAK GİDİP ONLARA KATILMAMIŞ”

Oğlu için eylemini sürdüren Baba Şemsettin Özcan ise gazetecilere yapmış olduğu konuşmasında şunları dile getirdi; “HDP diyor ki bunlar Kürt davasıdır. Kürt davası olsa Türkiye’de mecliste olur, Amerika’da olmuyor. Diyorlar ki Amerika bizim amcaoğludur, eğer sizin amcaoğlu ise gidin orda hüküm yapın. Bizim içimizde niye huzurumuzu bozuyorsunuz. 1993 yılında bizim köylerde sıkıntı oldu. PKK köye girdi. Onların elebaşı ile görüştük. İşte sizde bizim gibi Kürtsünüz dedik. Onlar dedi ki; ‘yok biz Kürt değiliz, Ermeni’yiz buradaki toprakların sahibiyiz. Dedik ki peki niye bizim çocukları götürüyorsunuz. Dediler ki ‘sizin çocuklar olmasa biz burada savaş yapamıyoruz. Biz Türkiye’yi ikiye bölüyoruz’ dediler. Bu Amerika’nın işidir. CHP’de kendilerine sözde Atatürk’ün partisi diyorlar ama Atatürk ‘ün partisi değil. Atatürk’ün arkasına sığınarak diyorlar ki böyle böyle yapıyoruz. O da yalan, ikinci HDP oldular. Eğer Amerika onların amcaoğlu ise gitsinler orada devam etsinler, bizlerden ne istiyorlar. Buradaki Kürt’ler hangisi derse Amerika benim amcaoğludur, o da Ermeni’dir. Bizim çocuklarımızı nereye götürdüler. Onların çocukları en iyi okullarda okuyor, bizim ki ise dağlarda kalıyor. Bunlar kardeş kardeşe savaş yaptırıyorlar. Benim oğlumu buradan kaçırdılar Lice’ye götürdüler. Lice’den aldılar düğün havası ile Hakkari Yüksekova’ya götürdüler. Oğlum 45 gün onlarla kaldı, iyice gözleri açıldı. Gıdadan sorumlu yaptılar. Erzak götürürken arkadaşına diyor ki ‘siz yavaş yavaş gidin ben arkadan geliyorum’ diye. Gözden kaybolunca en yakın karakola teslim oldu. Daha sonra Muş’a geldi. İki yıl bizimle birlikte kaldı. Ondan sonra 2016 yılında darbe zamanında bir daha aldılar götürdüler. Benim oğlum gönüllü olarak gidip onlara katılmamış. Eğer öyle bir şey olsaydı ben buraya gelmezdim. Buraya gelmeye yüzüm tutmazdı. Herkes bana soruyor ‘senin çocuğun niye gitmiş’ diye fakat benim çocuğumu zorla götürdüler. Oğlumu kaçıran şahıs da bellidir. Şimdi ben çocuğuma sesleniyorum. Oğlum eğer sesimi duyuyorsan gelin teslim olun. Orası sizin yuvanız değil. Orası Amerika’nın, İsrail’in ve CHP’nin yuvasıdır. Bunlar ne istiyorlar bizden. Burada pencereden bize bakıyorlar kafalarını sallıyorlar. Çocuğumu öldürürlerse beni de öldürsünler. Allah’tan başka kimseden korkmam, her zaman da buradayım. Nerde de olsa HDP’ye laf atarım. Çünkü bunlar Müslüman değil, eğer Müslüman olsalardı şimdi burada bizimle birlikte olurlardı. Seçimde milletvekilleri ile meclise gittiler. Biz böyle böyle yaparız diye hepsi yalan. Eğer yapıyorlarsa gelsinler şimdi yapsınlar” ifadelerini kullandı.

“SONUNA KADAR KARARLIYIZ”

Ağabeyi için eyleme katılan Ümit Özcan, gazetecilere açıklamalarda bulunarak şunları söyledi: “Kardeşimi HDP götürüp PKK’ya sattı. Kardeşimi HDP’den istiyorum. Kardeşim gelene kadar bu eyleme devam edeceğiz. Yaz, kış, çamur demeden eylemde olacağız. Sonuna kadar kararlıyız. Biz bu eyleme devam edeceğiz ve anneler kazanacak. Bu anneler ne yaptı ki bu kışta, bu soğukta binanın önünde oturuyor? Sözde Kürt davası, Kürt sorunu diyorlar. Bir gün olsun bizi mecliste konuşmadılar. Allah Cumhurbaşkanımızdan, Süleyman Soylu’dan razı olsun. Her gün bizi dile getiriyorlar. Biz bu eyleme Allah’ın ve onların izniyle devam edeceğiz” dedi.

KOÇHAN: “HAVA SOĞUK, KIŞ AMA YİNE DE BURADA NÖBET TUTACAĞIZ”

Anne Ayten Koçhan ise yapmış olduğu açıklamada şunları söyledi: “Oğlum, beni görüyor, duyuyorsan dön gel yavrum. Yolunuz yol değil. Burada hava soğuk, kış ama yine de burada nöbet tutacağız. Siz gelene kadar biz buradayız. Bayrak bayrağın üstüne olmaz, hükümet hükümetin üstüne olmaz. Onlar sizi kandırıyorlar. Dönün gelin devletinize teslim olun. Oğlum gelene kadar kar, kış demeden burada oturup bekleyeceğim. Dağda bir çocuk kalana kadar burada eyleme devam edeceğiz. Bize ay yıldızlı eşarp gönderen şehit eşine de çok teşekkür ediyoruz. Bizi yalnız bırakmadı.”

SÖNMEZYILDIZ: “6 YILDIR ÇOCUĞUMUN HASRETİNİ ÇEKİYORUM”

Oğlu için eyleme gelen anne Naciye Sönmezyıldız ise şunları söyledi: “Oğlum 15 yaşındayken onu kandırdılar. Oğlumu istiyorum. Oğlumu onlara bırakmayacağım. Dağda kimin çocuğu varsa gelip devletine teslim olsun. Bugün burada 24 aile olduk. Buraya gelen bütün aileler çocukları istemeye geldi. Ben de oğlumu istiyorum. Osman oğlum neredeysen sesimi duyuyorsan gel.  6 yıldır çocuğumun hasretini çekiyorum. Devlet size karışmaz gelin. Orada bir şey yok. Biz HDP'yi istemiyoruz, çocuklarımızı istiyoruz. Çocuğum neredeyse, sesimi duyuyorsa gelsin. Devletimizin şefkatli eline teslim olsun. Herhangi bir ceza verilmiyor. Çok şükür Türk Bayrağı var. Bize Türk Bayrağı yeterlidir. Burada insanlık ve özgürlük var. Ama oğlumu kaçırdıkları yerde insanlık diye bir şey yoktur. Benim oğlum küçük ve cahildi, onu kandırarak götürdüler. Ben nefesim yetene kadar çocuğum için mücadele etmeye devam edeceğim. Şimdi ne durumdadır. Hiçbir haberim yok. Çocuğum aç mı tok mu nerde yatıyor ne haldedir bilmiyorum. Tek isteğim oğlumun geri gelmesidir” şeklinde konuştu.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —