Menü Muş Şark Haber
Tarih: 29.07.2024 17:08
“ÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNU’NA KARŞI MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

“ÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNU’NA KARŞI MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Facebook Twitter Linked-in

"ÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNU'NA KARŞI MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ"

Eğitim-Sen, TBMM Genel Kurul'da görüşülmekte olan Öğretmenlik Meslek Kanununa haklarını ve taleplerini içermediği gerekçesiyle protestosunu sürdürüyor.

 

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu'na (KESK) bağlı Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Muş Baş Temsilcisi Muhammed Ali Taylan, "Haklarımıza ve taleplerimize sahip çıkmaya devam edecek. Öğretmenlik mesleği kanununa karşı mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.

Yazılı bir açıklama yapan Muhammed Ali Taylan, haklarına ve taleplerine sahip çıkmaya devam edeceklerini belirterek Öğretmenlik Meslek Kanununa karşı mücadelelerini süreceğini söyledi. Öğretmenlik Mesleği Kanunu tasarısının, gündeme geldiği ilk günden itibaren öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırdığını, öğretmenlerin ekonomik, özlük, demokratik hiçbir sorununa çözüm üretmediğini, eşit işe eşit ücret ilkesini ortadan kaldırdığı ve öğretmenler arasındaki ayrımcılığı derinleştirdiği için reddettiklerini ifade eden Taylan, "Ancak AK Parti hükümeti ve onun Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin,  sendikaların, akademisyenlerin, öğretmenlerin eleştirilerine kulaklarını tıkayarak, haklarımızı ve taleplerimizi içermeyen bu kanun taslağını iktidar bloğunun oy çoğunluğuna güvenerek kabul edilmek üzere TBMM'ye gönderdi. Millî Eğitim Bakanlığı'nın, eğitimin bileşenlerinin görüşlerini almadan masa başında hazırladığı yeni meslek kanunu 3 Temmuz itibariyle TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda görüşülmeye başlanmış 12 Temmuz'a kadar komisyonda ve genel kurulda yapılan görüşmeler sonucunda kanunun 22 maddesi bütün eleştiri ve itirazlara rağmen kabul edilmiştir" dedi.

"MEB önünden TBMM'ye yürümek istedik"

"Eğitim sendikalarının, halen görevde olan ve atama bekleyen bir milyonu aşkın öğretmenin taleplerini yok sayan Öğretmenlik Mesleği Kanunu'na (ÖMK) yönelik eleştiri ve önerilerimizi kamuoyu ile paylaşmak, demokratik tepkimizi göstermek için 9 Temmuz günü MEB önünden TBMM'ye yürümek istedik" diyen Taylan şunları kaydetti, "Anayasa'da güvence altına alınan yürüyüş ve gösteri yapma hakkımız başta Ankara Valiliği ve onun emrindeki kolluk güçleri olmak üzere şiddet kullanılarak engellenmeye çalışıldı. Sendikamız üye ve yöneticileri orantısız polis şiddetiyle durdurulmaya çalışılarak, birçok üyemiz yaralandı. Aralarında MYK üyemizin de bulunduğu 11 üye ve yöneticimiz darp ve işkence edilerek gözaltına alındı. Bir milyonu aşkın öğretmen ve atanmayı bekleyen yüzbinlerce meslektaşımızı yakından ilgilendiren Öğretmenlik Mesleği Kanunu'na karşı eleştiri ve itirazlarımıza gösterilen tahammülsüzlük, iktidarın ve MEB'in karanlık zihniyetini bir kez daha gözler önüne serdi.

"Bu tamamen bir fırsatçılıktır"

Milli Egemenlik Parkı'nda sürdürdüğümüz oturma eylemimiz, ÖMK'nin Meclis Genel Kurulunda görüşüldüğü süre boyunca kesintisiz devam etti. Günlerce üye ve yöneticilerimizle ÖMK'ye karşı sürdürdüğümüz mücadele sonucunda içerisinde iş güvencemiz açısından önemli bir tehdit oluşturan 34. Maddenin de bulunduğu birkaç maddede değişiklik yapılacağı kulis bilgisi olarak kamuoyuna yansımıştır. 

Verilen 3 günlük aranın ardından 16 Temmuz günü toplanan TBMM genel kurulunda ÖMK görüşmelerinin ertelendiği açıklanmıştır. Eğitim emekçilerinin çalışma ve yaşam koşullarını tek taraflı düzenleyen, haklarımızı ve taleplerimizi içermeyen meslek kanunu görüşmelerinin ertelendiğinin açıklanmasının ardından yeniden Meclis gündemine getirilerek apar topar kabul edilmesi kelimenin tam anlamıyla fırsatçılıktır. Öyle anlaşılmaktadır ki 22 yıldır halkın taleplerine kulaklarını tıkayan Meclis, bu kez de eğitim emekçilerinin tüm itirazlarını, taleplerini, önerilerini görmezden gelerek ÖMK'yi yasalaştırmıştır. 

AK Parti'nin kendi öğretmenini yaratma projesi olan Öğretmenlik Mesleği Kanunu, ben yaptım oldu mantığıyla tüm itirazlara rağmen kabul edilen ve eylül ayından itibaren uygulanacak olan Müfredattan bağımsız düşünülemez. Bu yasanın tek amacı İktidarın kendi siyasal amaçları doğrultusunda hazırladığı 'Türkiye 100 Yılı Maarif Modeli'ne paralel düşünen ve davranan, tamamen siyasal iktidarın güdümünde hareket edecek öğretmenler yetiştirmektir.

Eğitim sistemimizin geleceği için öğretmenlerin haklarını ve taleplerini göz ardı eden bu düzenlemeye karşı tutumumuzda herhangi bir değişiklik yoktur. Öğretmenlerin gerçek ihtiyaçlarını ve beklentilerini karşılamaktan uzak ÖMK meclis tarafından kabul edilip yasalaşsa da bizler nezdinde haklı ve meşru değildir. 

Siyasi iktidarı ve MEB'i, öğretmenlerin sesine kulak vermeye ve ihtiyacımız olan gerçek bir meslek kanunu yapmak için tüm bileşenlerle birlikte çalışmaya davet ediyoruz. Eğitim Sen olarak, Eğitim emekçilerini kariyer basamakları üzerinden bölen ve mesleğimizi itibarsızlaştıran bu kanuna karşı hukuksal ve örgütsel mücadelemizi sonuna kadar sürdürecek, sadece öğretmenlerin değil, tüm eğitim ve bilim emekçilerinin haklarını koruyacak, eşit işe eşit ücret ilkesine dayanan, adil ve kapsayıcı bir meslek kanunu için mücadele etmeye kararlılıkla devam edeceğiz."




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —