Menü Muş Şark Haber
Tarih: 10.09.2018 20:06
PALABIYIK: MÜSLÜMANLARA ÇAĞRIMDIR

PALABIYIK: MÜSLÜMANLARA ÇAĞRIMDIR

Facebook Twitter Linked-in

 

Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi. Adem Palabıyık, Müslümanlara çağrıda bulunarak dünya hayatı uğruna bölünmenin Müslümanlara yansıyan olumsuzluğunu analiz etti.

Palabıyık, sözlerini şöyle sürdürdü: ?Geçen yazımızda 21.yy´nin özellikle Müslümanlar için bir zulüm ve imtihan yılı olduğunu yazmış ve Müslümanların yaşadığı çeşitli yerlerde meydana gelen olayları ifade ederek, Resulullah (s.a.v.) döneminden örneklerle konuyu sonuçlandırmıştık. Bu yazımızda ise dünya hayatı uğruna bölünmenin Müslümanlara yansıyan olumsuzluğunu Müslüman sosyolog olarak analiz etmeye çalışacağız.

?ALLAH´TAN BAŞKASININ ONA ZARAR VEREMEYECEĞİNİN FARKINDA OLMAYI DA VE GİZLİ YAPILAN İYİLİKLERİN AÇIK HALE GETİRİLEMEYECEĞİNİ DE ÖĞRENİYORUZ?

Allah (c.c.), Ali İmran suresinin 160. Ayetinde ?Size Allah yardım ederse sizi kimse yenemez, Allah sizi cezalandırmak isterse Allah´tan başka size kim yardım edebilir o zaman. Müminler Allah´a tevekkül etsin? buyuruyor. O halde bizim yardımcımızın Allah olduğunu unutmamak gerekiyor. Bunun bilinmesine rağmen, birileri karşısında el-pençe durmak yahut yapılan haksızlıklara ses çıkarmamanın cezasını da o halde kulun, Allah´tan beklemesi gerekiyor. Sırf kişisel çıkarlar ve korkular yüzünden Müslümanları bölenlere Allah (c.c.) yardım etmiyor, etmeyeceğini de ifade ediyor. Ali İmran 103. Ayette, ?Allah´ın ipine sarılın, Kuran´ın etrafında toplanın, parçalanmayın?; Ali İmran 105. Ayette ?Sizden önce parçalanmışlar gibi olmayacaksınız?; ve Enfal suresinin 46. Ayetinde ?Allah´a ve Resulüne itaat edin, aranızda sürtüşmeyin, parçalanırsınız. Devletiniz gider. Sabırlı olun? buyuruyor. Tam bizleri ifade eden ayetleri okuyoruz değerleri kardeşlerim. Kimseye ders verecek halimiz yok, Rabbim zaten 1500 yıl önce Müslümanları uyarmış, bizler hatırlatmaya vesileyiz. Ne zaman ki aramızda sürtüşmekten vazgeçer, haksızlık ve zulüm karşısında bir araya gelip, Allah ve Resulüne itaatte sabır gösterirsek, Allah (c.c.) parçalanmayacağımız ifade ediyor. Peki, biz itaatten ne anlıyoruz, sadece farzları mı? Hayır, zulme ve zalime karşı gelmeyi de, Müslümanın bireyi değil ümmeti düşüneceği de, Allah´tan başkasının ona zarar veremeyeceğinin farkında olmayı da ve gizli yapılan iyiliklerin açık hale getirilemeyeceğini de öğreniyoruz. O halde, saflarımızı sıklaştırmanın vakti geldi kıymetli okuyucular. Nerede bir zulüm görürseniz ses çıkarın, nerede bir haksızlık varsa kabul etmeyin ve yalnızca Allah´tan korkun; statü olarak sizden üstte olanlardan değil sadece Allah´tan. Ancak o zaman Suriye gibi olmayız, ancak o zaman İblid´deki kardeşlerimize yapacağımız yardım da samimi olabiliriz ve ancak o zaman Allah bize yardım eder ve kâfilerin kalbine ?vehn? hastalığını yerleştirir.

?BAKIYORUZ, PROTESTOYA ÖNEMLİ İNSANLARDAN BİRİ KATILIYORSA BİZ DE KATILIYORUZ AMA O YOKSA BİZ DE YOKUZ?

Eğer bizler, böyle davranmaya başlarsak, Rabbimiz bize merhamet eder ve Müslümanlardan yardımını esirgemez. Kalbimizdeki ?vehn? korkusunu alır ve düşmanın, kâfirin ve Allah´tan korkmayanın kalbine yerleştirir. Halimizi görüyoruz, paramparçayız ey kardeşlerim, paramparça? Eğer Allah´a tevekkül etmekten vazgeçip, sürtüşmeye devam edersek şu ?vehn? hastalığından kurtulamayacağız. Dünya zevkleri yahut küçük bir menfaat uğruna hiçbirşeye ses çıkarmazsak, merhamet de beklememeliyiz. Dün Kudüs, Arakan bugün İblid? Hiç mi ders almayacağız? Hala kendi içimizde birlik oluşturamıyoruz. Bakıyoruz, protestoya önemli insanlardan biri katılıyorsa biz de katılıyoruz ama o yoksa biz de yokuz. Peki neden? Çünkü Allah rızasını gözetmiyoruz da ondan. Orada zulüm gören Müslümanlara nasıl destek olacağımıza daha karar veremedik, yaptığımız protestolar reklam mı yoksa samimi mi daha anlayamadık. Neden, çünkü ?vehn? hastaları çok var aramızda kardeşler. Küçük bir aferin ya da helal olsun´u duymak isteyen çoklar hiç bitmiyor maalesef. Hâlbuki Ömer (r.a.) ?Şu odayı dolduracak kadar Ebu Ubeydem, Huzeyfem olsa da Allah yolunda cihad etseydim? diyor. Kıymetli dostlar, Hz. Ömer´in aradığı adamlar çok alim sahabeler değil yada Resulullah (s.a.v.) ile 23 yıl kalmışlardan değiller. Bu sahabeleri incelediğimizde bakıyoruz ki, bu isimler Mobil Müslümanlar. Gittiği yere İslam´ı götüren ve öyle yaşayan Müslümanlar. İyilik yapıp reklam yapmıyor, haksızlığa karşı boyun eğmiyor, istemem yan cebime bırak demiyor ve önemlisi Allah´tan korkuyor, diğerlerini saymıyorum bile? Peki bizler Mobil Müslüman olabilecek miyiz? Bunun cevabını sonraki yazıya bırakalım kardeşlerim. Vesselam??

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —