Menü Muş Şark Haber
Tarih: 10.11.2021 18:49
VALİ GÜNDÜZÖZ, “ATATÜRK, KADİM DEVLET GELENEĞİNİN ÖNEMLİ BİR DEVLET ADAMIDIR”

VALİ GÜNDÜZÖZ, “ATATÜRK, KADİM DEVLET GELENEĞİNİN ÖNEMLİ BİR DEVLET ADAMIDIR”

Facebook Twitter Linked-in

VALİ GÜNDÜZÖZ, “ATATÜRK, KADİM DEVLET GELENEĞİNİN ÖNEMLİ BİR DEVLET ADAMIDIR”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalinin 83'üncü yılında Öğretmenevinde bir tören düzenlendi.

 

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 83'ncü yılında Öğretmenevinde bir tören düzenlendi. Düzenlenen törende günün anlam ve önemine binaen şiirler okundu. Program öğrenciler tarafından sunulan oratoryo ile sona erdi.

Düzenlenen tören Vali Doç Dr. İlker Gündüzöz, İl Garnizon Komutanı Piyade Albay Serhat Ulucan, Belediye Başkanı Feyat Asya, Muş Alparslan Üniversitesi (MAUN) Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, vali yardımcıları, kamu kurum ve kuruluş amirleri, siyasi parti temsilcileri, askeri erkân ile öğretmen ve öğrenciler katıldı.

“BU MİLLET SEVDİĞİ İNSANLARI ASLA UNUTMAZ”

Düzenlenen törende bir konuşma yapan Vali Doç. Dr. İlker Gündüzöz, Türk milletinin sevdiği insanları asla unutmadıklarına dikkat çekerek şunları söyledi: “Bugün 10 Kasım Cumhuriyetimizin kurucusu, tarihimizin unutulmaz şahsiyeti büyük devlet adamı ve bu memleketin kalbinde en özel yeri edinmiş Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıl dönümü, kendini rahmetle yad ediyoruz. Bu millet sevdiği insanları asla unutmaz, bu millet için vefa çok önemlidir. İşte 1938’den bu yana bu büyük zorluklarla, hürriyet mücadelesiyle bu genç Cumhuriyetin kurulmasını sağlayan Atatürk’ümüz ve onun dava arkadaşlarını bu aziz millet hiç unutmadı. Cumhuriyetimiz genç olsa da, devletimiz öyle çok genç bir devlet değil, kadim bir devlettir. Biz 1923’ten beri Anadolu’da var olan bir devlet değiliz. Biz 1071 hatta onun daha gerilerinde bu coğrafyada var olan örgütlenmiş aziz bir milletin torunlarıyız. Dolayısıyla bundan evvel bu Anadolu’da ve başka coğrafyalarda kadim bir medeniyet olarak Dünyaya ve insanlığa büyük hizmetler ettik. Tarih bir süreçtir, belli dönüm noktaları belki tarihte durup arkamıza bakıp analiz etme ve maziden ders alıp geleceğe atiye çıkarımlarda bulunmak için önemlidir. Ama tarih bu analiz ettiğimiz, durduğumuz noktada kesilmiş değildir. Dolayısıyla bu büyük devlet geleneğini ve bu milletin ferasetini, inceliğini Gazi Mustafa Kemal Atatürk’te her yönüyle görmekteyiz.” dedi.

“BİZİM ŞEHİTLERİMİZ SON DERECE ÖNEMLİDİR”

Vali Gündüzöz, konuşmasında şehitlerin son derece önemli olduğuna dikkat çekerek onların emanetlerinin de son derece önemli olduğunun altını çizerek bazı densizlerin çıkabileceğini sözlerine ekleyerek şunları söyledi: “Bizim devlet geleneğimizde devlet, ebet müddet vardır. Atatürk ne diyor; “benim naçiz vücudum elbet bir gün torak olacaktır ama Türkiye Cumhuriyeti devleti ilelebet payidar kalacaktır.” Yani bu gelenek o tarihi kökler şu anda cumhuriyette de yaşıyor ve yaşamak zorunda. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük önderimizin söylediği sözde aslında bu devlet geleneğimizin güzel bir şekilde ifadesidir. Bu millet son derece ince ve sevdiğini de gönülden seven bir millettir ve vefalıdır. Dolayısıyla bakın aradan bunca yıl geçmiş ama hala saygıyla, minnetle ve rahmetle anıyoruz. Bunun yanında bu millet şehidine gazisine hürmetkârdır. Bizim şehitlerimiz son derece önemlidir. Çanakkale’de insan ziyaret ettiğinde bugün bile tüyleri ürperir, oradaki manevi hava pek çok yerden farklıdır. Hemen hissedersiniz çünkü şüheda vardır orada, onun için biz şehitlerimize, bu millete hizmet edenlere, gazilerimize çok önem veririz. Şehitlerimizin emaneti olan onların analarına, babalarına, evlatlarına, kardeşlerine, bacılarına her zaman saygılı bir millettir bu aziz millet. Bazı densizler çıkabilir ama bu milletin özü ve bu milletin büyük çoğunluğu işte bu kadim devlet geleneğinden ve ince ruhtan esinlenen bir millettir. Bu incelik gazide de vardır. Kendi vasiyetini yazarken belli çerçeveleri çiziyor. Vasiyet yazılıp geldiğinde işte evlat edindiği kızlarından biri için hukuk dili ile tekrar kaleme alıyor. Orada şöyle bir ifade yazmış; “ölünceye kadar maaş bağlanacak” üzerini çiziyor ve diyor gazi paşa “ömür boyu maaş bağlanacak” yani ölümü o genç kıza yakıştırmadan çok ince bir ruhla ömür boyu diyor. Ölüne kadar demekte, ömür boyu demekte aynı bunu niçin anlatıyorum, bu milletin devlet adamı da nezaketi son derece bilmektedir. Bu bir devlet geleneğidir. Bu Selçukludan, Osmanlı’dan ve daha evvelinden gelen nezaket, toplumdan da kaynaklanır, devletin her kademesine de işlemiştir. Atatürk’te işte bu kadim devlet geleneğinin önemli bir devlet adamıdır ve binlerce yıllık tarihin imbikten süzülmüş bir tezahiri olarak bu vasiyet olayında bile aynı nezaket, zarafet ve naifliği görmemiz mümkündür.”

“BUGÜN ETRAFIMIZDA OLAN SİYASİ OLAYLAR, ÇATIŞMALAR OSMANLI DEVLETİNİN TEREKESİNİ PAYLAŞMA SÜRECİDİR”

Vali Gündüzöz konuşmasının devamında çocuklara ve gençlere seslenerek tarihlerini çok iyi bilmeleri gerektiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı: “Sevgili yavrularımız, sevgili gençlerimiz en önemli şey nezaket ve kendi kültürümüze sahip çıkmak. Gelişmek son derce önemli bilimi, aklı kullanacağız, milli ve manevi değerlerimizde son derece saygı göstereceğiz ve bunları bileceğiz. Çünkü maddi zenginlik tek başına hiçbir zaman bir şey ifade etmez. Maddi bir noktaya gelebilirsiniz, refah seviyesine ulaşabilirsiniz ama bir amacını yoksa o maddi günde hiçbir anlamı yoktur. Çalışmamız lazım, çok çalışmamız lazım, Atatürk’ün bilinen ve her yerde yazılmış bir sözü var “Türk, Öğün, Çalış, Güven” oradaki öğün öğünmek anlamında değil orada “Ö” Göktürk yazıtlarında geçen tek sesli bir harf ama akıl yürüterek bulmak, araştırmak, araştırarak bilgiye ulaşmak anlamındadır. Öğrenmekte buradan türemiş aslında, “öğren” diye geçiyor eski yazıtlarda o “Ö” yada “ÖG” denilen şey “ÖGDE” eski Türkçede akıldır. Dolayısıyla oradaki “Ö” yada “ÖG” ün yat demek değil, ne diyor akla dayanarak araştır öğün çalış ondan sonrada zaten dünya huzur ve güven ortamında olacaktır. Kendi milli ve manevi değerlerinize sahip çıkınız, tarihinizi son derece biliniz. Tarih, bugün olan olaylara ışık tutacaktır. Osmanlı ve bu millet o kadar büyük bir terekeye sahipti ki hala bugün etrafımızda olan siyasi olaylar, çatışmalar Osmanlı devletinin terekesini paylaşma sürecidir. Bakın 1918 Mondros ardından Sevr hala Osmanlının terekesi paylaşılabilmiş değildir. Hala mirası üzerinde mücadele devam etmektedir. Irak ve Suriye Osmanlının bir eyaletidir. Tek başına Irak eyaleti ama bakın burada çetvelle çizilmiş sınırlar ve okyanusun öbür tarafından gelmiş tarihi derinliği olmayan sadece sömürmek amaçlarla gelmiş ülkelerle şimdi bu coğrafya uğraşmakta, petrol için gelmiş, milli manevi değeri yok insan haklarına saygı falan yok ama bu milletin hasletleri var, çok önemli özelikleri var. Vefa denen, merhamet denen bir takım ilkeler bu milletin içine işlemiş. Bizim onlardan farkımız var. Batı dediğimiz şey sömürüp zenginleşip rahat yaşamak ve kendindeki insanların dışındakilere üçüncü dünya, sıradan insanlar yada sömürülmesi gereken kuntakinteler gözüyle görürken biz Fatih zamanında da zulümden kaçanlara kapımızı açmışız, Atatürk’ün döneminde Nazi Almanya’sında dini tercihlerinden yada ırki durumlarından dolayı gelenlere de kapılarımızı açmışız. Bizim üniversitelerimizin pek çoğu Almanya’dan kaçan profesörler tarafından kurulmuştur. Atatürk davet etmiştir ve sahip çıkmıştır. Bu mazluma sahip çıkma kültürü bize devam etmektedir. 600 yıl önce, 300 yıl önce biz Endülüs’ten kaçanları Almanya’dan kaçanları kabul ettik, bugünde Suriye’den gelenler var aç açık bırakmadık kabul ettik. Bu milletin vefasıdır, çünkü bıçakla kesilir gibi tarih kesilmiyor. Yıllardan beri asırlardan beri gelen bir kültürümüz var. Allah bu millete hiçbir zaman acı göstermesin ve bayrağımız gönderde daima hür bir şekilde dalgalansın ezanımızda hiçbir zaman susmasın.” dedi




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —