KORKUT´TA FESTİVAL HAVASI ESTİ

Korkut´un ilçe oluşunun 24. yıldönümü ve 1. Lale Festivali halkoyunları, öğrencilerin düzenlediği gösteriler, mahalli at yarışları, fotoğraf sergisi, lale bahçesi gezisi ve yemek ikramıyla coşkulu bir şekilde kutlandı. Festivale katılan onlarca kişi

GÜNCEL 8.05.2014 14:29:49
KORKUT´TA FESTİVAL HAVASI ESTİ

Korkut’un ilçe oluşunun 24. yıldönümü ve 1. Lale Festivali halkoyunları, öğrencilerin düzenlediği gösteriler, mahalli at yarışları, fotoğraf sergisi, lale bahçesi gezisi ve yemek ikramıyla coşkulu bir şekilde kutlandı. Festivale katılan onlarca kişi halaylar çekerek doyasıya eğlendi

Korkut’ta ilk defa 24. kuruluş yıldönümü ve 1. Lale Festivali düzenlendi. İlçe girişinde bulunan mera alanında düzenlenen festivale Vali Vekili Haluk Çakmak, Muş Belediye Başkanı Feyat Asya, Korkut İlçe Kaymakamı Bekir Abacı, Varto Kaymakamı Tahir Şahin, Muş Defterdarı Mustafa Yumuşak, İlçe Belediye Başkanı Haşim Arık, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Osman Akar, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Ali Kartal, İl Kültür ve Turizm Müdürü Hayrettin Çetin, Kızılay Muş Şube Başkanı Cengiz Koç, İl Genel Meclis Üyeleri, Muş Alparslan Üniversitesi öğrencileri, Korkut ve Hasköy ilçelerinden onlarca kişi katıldı.

Çadırların ve çeşitli stantların kurulduğu festivalin açılış konuşmasını yapan İlçe Belediye Başkanı Haşim Arık, Muş’ta ilk defa Korkut ilçesinde böyle bir etkinliğinin yapılmasının gurur verici olduğunu belirterek festivali geleneksel hale getireceklerini söyledi.

Festivalin anlam ve önemine değinen İlçe Kaymakamı Bekir Abacı, tüm katılımcılara teşekkür ederek asıl amaçlarının ilçenin tarihini, doğa güzelliklerini ve Muş lalesini tanıtma olduğunu belirtti. Festivale yoğun katılımın olmasından dolayı herkese teşekkür eden Kaymakam Abacı, “Muş’umuzun çok kıymetli hazinesi olan, ancak şu ana kadar değeri anlaşılamamış, Ulusal ve Uluslar arası tanıtımı yapılamamış saklı hazinemiz olan Muş lalesinden bahsetmek isterim. Lale, zambakgiller familyasından tulipa cinsini oluşturan güzel çiçekleri ile süs bitkisi olarak yetiştirilen soğanlı, çok yıllık otsu bitki türlerinin ortak adıdır. Türkçemizden İngilizceye geçen ender kelimelerimizden olan tulip kelimesi, tibeat kelimesinden türetilmiştir. Bahçıvanlıkta laleler, çiçek morfolojilerine ve bitki boyutlarına göre 15 gruba ayrılır anavatanı Pamir, Hindukuş ve Tandı Dağlarıdır. Türkler, göçleri esnasında bu bitkinin soğanlarını Anadolu’ya getirmiştir. 1500’lü yıllarda Avrupa’ya Anadolu’dan giden lale özellikle Hollanda’da çok yaygındır. Soğanlarının üzerinde zarımsı bir örtü bulunur. Etli ve yeşil 2 ila 8 arasında yaprağı vardır. Çiçekler, saplar ucunda çoğunlukla bir, bazen ikidir. Çiçek parçaları altılıdır. Kırmızı, sarı ve ara tonlarda renklere sahiptir.”

16. yüzyılda Kanunu Sultan Süleyman tarafından Hollanda Kralı’na gönderilen laleler, ilk başta Hollandalılar’ı ve kısa zaman içerisinde tüm Avrupalılar’ı hayranlık içinde bıraktığını ifade eden Kaymakam Abacı, lalenin tarihsel yolcuğuna değinerek “Böylece günümüze kadar dünyanın en fazla lale üreten ülkesi Hollanda olmuş ve ciddi oranda laleden gelir elde etmektedir. Bir devre ismini vermiş bu nadide çiçek, bir takım tedaileri de beraberinde getiriyor. Osmanlı İmparatorluğu, İstanbul ihtişam ve zinginlik gibi. Lalenin bir devre ismini veriş sebebi araştırıldığında, altında Osmanlı’nın öteden beri çiçeğe duyduğu hayranlık ve tabiata olan sevgisini görürüz. Kanuni zamanında İstanbul’a gelen ve Türkiye’den dönerken lale soğanını, Avrupa’ya götürüp tanıtan elçi Busbek, Türklerin çiçeğe aşırı düşkün olduklarını, ceplerindeki bütün parayı çiçek için vermekten çekinmediklerini, nergis, sümbül ve lalenin her yerde ekildiğini yazar. Nereden kaynaklanıyordu bu sevgi? Bu düşkünlüğe yol açan sebepleri araştırdığımızda, III. Ahmet’in fermanındaki şu cümle çok dikkat çekicidir. “Kudret-i İlahiye’yi nazar-ı ibret ile temaşa için” böylece anlıyoruz ki, Osmanlı’nın dünya görüşünde olduğu gibi, çiçek sevgisi de dini bir karakter arz etmektedir. Evet, Osmanlı kara toprağa gömülen bir soğanın günü gelince ve gökten inen birsu ile sulana sulana, yeşil birkaç yaprakla yeryüzüne çıkıvermesini ve yine günü gelince de mutlaka o yeşil yapraklar arasından önce siyah bir yumrunun sonra da onun içinden en olmadık harikulade renklerde nazlı nazlı çiçeklerin çıkmasını, kendini açıkça ortaya koymayan, insan aklına tam sığmayan, insan ölçüsü ile konuşmayan, ama kendini, sonsuz kudretini, sevgisini, o yemyeşil ağaçlarda, süzülerek uçan kuşlarda, doğan günde, batan günde, binbir türlü böceklerde ve baharda açan rengarenk lalelerde gösteren, sergileyen, kelimesiz, yazısız, sözsüz bir dil ile konuşan, haber veren Cemili Zülcemal’den biliyordu. İnsanı, Yaratıcısını düşünmeye sevk eden bu nadide çiçek, divan edebiyatında da özel bir yere sahipti. Harflerin karşılığı olan sayılar hesabına dayanan ebcet usulünde Allah kelimesi ile lale kelimesinin aynı rakama tekabül etmesi yaratıcının yarattıklarında tecelli etmesi düşüncesine sahip şairlerle, edebiyat meraklılarını derin heyecana düşürmüştür. İmparatorluğun çiçeklerle bezenmiş başşehri İstanbul ve onun duru düşünceli insanları, oraya gelen yabancıları da oldukça tesiri altına almış ve hayran bırakmıştır. Fransızların ünlü şairi ve devlet adamı Lamartine de bunlardan biri ve O Topkapı sarayından çıkarken duygularını şöyle dile getiriyor. “Gezmiş olduğum hayranlık uyandıracak güzellikte sarayın genel karakteri ne büyüklük, ne rahatlık, ne de haşmettir. Bu saray aslında ışığa açılmış pencereleriyle, yaldızlı tahtadan yapılmış çadırlar topluluğudur. Bu sarayların karakteri, Türk milletinin karakteridir. Akıl ve tabiat sevgisi, güzel görünümlere, parlak denizlere, su kaynaklarının, dağların karlı tepelerinin çerçevelediği sonsuz ufuklara, bu sevgi, bu içten meyil, bu milletin başlıca hissi. Bu histe, köklerini hatırlamaktan hoşlanan çoban ve gezici bir milletin servetleri görülür. Orada, sadece ağaçların vahşi ormandakiler gibi hür fışkırışları, su şırıltıları, güvercinlerin ötüşleri var. İmparatorluğun her yerinde bu böyledir. Asil, kibar veya halk adamı, büyük ve küçük, hepsinin tek isteği, tek bir duygusu var. Göz sevki, güzel ufku seyretme zevki veya evinin yeri uygun değilse ve kişi yoksulsa, hiç değilse bir ağaca kuşlara, bir koyuna, bir toprak parçası üstündeki kulübenin çevresinde ötüşen güvercinlere malik olmak. Harikulade bir ufkun karşısında, başının üstünde ağaç dalları ve yanında bir çeşme, gözünün önünde kırlar veya deniz, oturmak ve orada, belirsiz, dalgın bir seyirle saatler, günler geçirmek, işte Müslümanın hayatı. Bu insanlar, duygularını dışarı vermez, gururuna, nefsine güvenir, başkalarıyla toplu hayatın verebildiği hazlara da ehemmiyet vermez, tabiattan aldıkları onlara yeter. Hayal kurar, düşünür, namaz kılarlar. Türkler mütefekkir bir millettir, her şeyi tabiattan çıkarır, her şeyi Allah’a bağlarlar. Allah hep düşüncelerinde, dillerindedir, ama bu köksüz özsüz bir düşünce değildir. Elle tutulur, apaçık meydanda, pratik bir gerçektir. Türkün en büyük hassası, mukaddes iradeye durmadan prestij etmektir. Kadere boyun eğmeli’de mezhebidir. Böylesi bir inançla dünya fethedilir, ama aynı kolaylıkla, aynı sükunetle de kaybedilir. Evet, tarihin tozlu sayfalarında ara sıra hatırlayabildiğimiz o muhteşem insanların tabiatın bağrındaki rengarenk çiçeklere ve lalelere bakışlarının nasıl olduğunu bize çok güzel ve tarafsız bir şekilde anlatan bu anekdotu da sizlerle paylaşarak çıkarmamız gereken dersleri çıkartıp bu saklı hazinemizin farkındalığına da vurgu yapmak istedim.” Dedi.

“MUŞ OVASININ EN KIYMETLİ BİTKİSİ LALEDİR”

“Muş Ovası yoğun kar yağışından sonra, bereketin ve yeniden doğuşun timsali olarak Nisan yağmurlarıyla yeni gelin gibi süslenir.” Diye belirten Kaymakam Abacı,  “süslerin en kıymetlisi de Muş lalesidir. Güzelliğin, zarafetin ve tutkulu bir aşkın sembolüdür lale. Ressamın tuvalinde çizdiği gibi, ova kırmızıya boyanır, dağlar yeşil ve beyaza ve yüreklerde açılmış laleler, güller uzar gider Muş Ovasının türküsünü söyler diller. Sözlerime burada son verirken, katkılarından dolayı Muş Belediyesine, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğümüze, Afet ve Acil Durum İl Müdürlüğümüze, Jandarma Özel Harekat Tabur Komutanlığımıza, Kızılay Bölge ve İlçe Başkanlığımıza, Festival fikrimize sahip ve ortak çıkan Korkut Belediyemize, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzün her kademesinde çalışan değerli çalışma arkadaşlarıma ve çok kıymetli evlatlarımıza, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında çalışan değerli çalışma arkadaşlarıma, İlçe Gençlik ve Spor Temsilcimiz Abdullah Gündoğdu’ya, İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğümüz çalışanlarına, İlçemizde yayım yapan ve bizden maddi katkı beklemeden gecesini gündüzüne katarak kısa sürede bu organizasyonu yapmamıza büyük katkıları olan ve bu faaliyetimizi siz değerli halkımıza ulaştıran Korkut Objektif Gazetemiz sahibi Mehmet Can Alkaş’a ve Korkut Haber Gazetemize teşekkür ediyorum.” Şeklinde konuştu.

“ATA SPORU AT YARIŞINA YOĞUN İLGİ GÖSTERİLDİ”

Festivalde 2 kategoride düzenlenen at yarışları katılımcıların ilgi odağı oldu. Yerli atlarla yapılan yarışmada ilk ikiye giren yarışmacılar altın ve kupa ile ödüllendirildi. İlçede okullarının hazırladığı skeç, halkoyunları gösterileri, çuval yarışı, ip çekme yarışı etkinliklerinden sonra Muş Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü Halkoyunları gösterisi düzenlendi. İlçenin tarihi ve doğa güzelliklerinin yansıtıldığı fotoğraf sergisi, lale bahçesi gezintisi ile devam etti. Yapılan gösterilerden sonra canlı müzik eşliğinde katılımcılar halaylar çekerek doyasıya eğlenirken, dereceye girenlere ödüllerinin verilmesi ve yemek ikramıyla son buldu. 

İlginizi Çekebilir

MALAZGİRT'TE "ZİMEM DEFTERİ" GELENEĞİ YAŞATILDI

HAT, EBRU VE TEZHİP SANATIYLA DEĞERLER SERGİSİ MUŞ’TA ZİYARETE SUNULDU

MUŞ'TA ATA SPORUNA İLGİ ARTIYOR: ÖĞRENCİLER TÜRK OKÇULUĞU KURSUNDA

ANNELERDEN EVLATLARINA ÇAĞRI: BAYRAM ÖNCESİ GERİ DÖNÜN

FIRTINADA MAHSUR KALAN AFAD EKİPLERİ KURTARILDI

MAUN’DA DÜNYA KADINLAR GÜNÜ FARKINDALIK SÖYLEŞİSİ DÜZENLENDİ

YEŞİLAY GÖNÜLLÜLERİ MUŞ’TA BİNLERCE KİŞİYE BAĞIMLILIK EĞİTİMİ VERDİ

ERENTEPE’DE RAMAZAN DAYANIŞMASI: 500 HANEYE GIDA KOLİSİ ULAŞTIRILDI

KADIN GİRİŞİMCİDEN EVLENMEYE HAZIRLANAN ÇİFTLERE BÜYÜK JEST

BURSA MUŞSİAD AİLESİ İFTAR SOFRASINDA BULUŞTU

  • Çarşamba 13.7 ° / 3.3 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
  • Perşembe 14.7 ° / 3.2 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
  • Cuma 14.7 ° / 3.9 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 25 19 2 4 41 61
2.FENERBAHÇE A.Ş. 25 16 0 9 32 57
3.TRABZONSPOR A.Ş. 25 16 3 6 22 54
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 25 13 5 7 15 46
5.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 25 12 7 6 17 42
6.GÖZTEPE A.Ş. 25 11 5 9 10 42
7.KOCAELİSPOR 25 9 10 6 -3 33
8.SAMSUNSPOR A.Ş. 25 7 7 11 -3 32
9.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 25 7 9 9 -3 30
10.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 25 7 9 9 -10 30
11.CORENDON ALANYASPOR 25 5 8 12 -4 27
12.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 25 6 12 7 -6 25
13.TÜMOSAN KONYASPOR 25 5 11 9 -10 24
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 25 6 13 6 -15 24
15.İKAS EYÜPSPOR 25 5 13 7 -17 22
16.KASIMPAŞA A.Ş. 25 4 12 9 -15 21
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 25 3 11 11 -27 20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 25 3 17 5 -24 14