Varto İlçe Sağlık Grup Başkanlığı, ilçe Halk Eğitim Merkezinde çalışan usta öğretici ve öğrencilere yönelik ‘Verem Savaş Eğitimi’ ile ilgili bilgilendirme toplantısı düzenledi. İlçe Sağlık Grup Başkanı Dr. Güngör Şimşek, Sağlık Memuru Faruk Tunahan Kepir ile hemşireler Ayşegül Yüksel ve Aycan Otunç tarafından ‘verem’ hakkında bilgiler verdi.
Verem hastalığı ile ilgili detaylı açıklamalarda bulunan Sağlık Grup Başkanı Dr. Güngör Şimşek, yapılması gereken tedbirlerle ilgili uyarılarda bulundu. Konu ile ilgili açıklama yapan Dr. Şimşek, şunları söyledi: “Diğer adı “Tüberküloz” olan, “Koch basili” adındaki verem mikrobundan kaynaklanan bulaşıcı bir hastalıktır. Verem mikrobunun temel yerleşim yeri akciğerler olmakla birlikte kan yoluyla tüm vücuda yayılabilir. Hastalığın ana nedeni, Koch basili denilen verem mikrobudur. Sağlık şartlarına uymamak, aşırı yorgunluk, şeker hastalığı, üzüntü ve stres, grip, boğmaca ve kızamık gibi hastalıklar vücut direncinin azalmasına ve buna bağlı olarak da hastalığın bulaşma ihtimalinin artmasına neden olur. Verem, verem mikrobunu taşıyan aktif verem hastası kişilerden öksürük, hapşırma ya da yakından konuşma sonucu havaya yayılan mikropların sağlam kişiler tarafından solunmasıyla bulaşmaktadır. Bu nedenle öksürürken ağız kapatmamak ve yerlere tükürmek bulaşmada etkilidir. Çatal, kaşık ve eşyalarla ise bulaşma olmaz. Mikrobakteriler ısıya duyarlı, kuru yerlerde 2-8 ay canlı kalabilirken, direkt güneş ışığı altında 2 saat içinde ölen basillerdir. Tüberküloz hastası her öksürük ile 1-5 mikron çapında, 1-3 adet basil içeren, 3500 kadar enfeksiyöz parçacığı etrafa saçar. Verem, üç devrede gelişir. Birinci devrede, hastada genel yorgunluk, iştahsızlık, sırt ağrıları, öksürük ve ateş görülür. Verem basili bu devrede tüberkül adı verilen iltihaplı bölgeler oluşturur. İkinci devrede hiç bir belirti görülmeyebilir. Fakat basiller bütün vücuda yayılarak deri, eklemler, kemikler, böbrekler, bağırsaklar, karın ve beyin zarına yerleşirler. Bu devrede tedaviye başlanmamışsa, vücudun direnci azalmaya başlar. Üçüncü devrede, verem basilleri kan veya lenf kanalları yoluyla yayılmaya devam eder. Hastada, yorgunluk, balgamlı öksürük, akşamları yükselen hafif ateş, iştahsızlık ve gece terlemeleri görülür. Bu devrede, tedavi edilmezse, diğer akciğer de hastalanabilir. Gerekli olan tedavi türü, kişinin verem mikrobu taşıması ya da verem hastası olup olmadığına bağlı olarak değişecektir. Verem hastalığı ve bazı verem mikrobu bulaşması vakaları ilaçla tedavi edilmektedir. Veremin tedavisinde modern ilaçlar çok etkilidir. Birçok kişi düzenli olarak büyük kamu hastanelerinde, verem savaş dispanserlerinde ayakta tedavi yöntemiyle ya da uzman doktora giderek tedavi görebilirler. Verem hastalığının geçmesi için, kişinin en az altı ay ilaç kullanması gerekir. Bununla beraber, bazı vakalarda bu süre daha uzun olabilir. Verem ilaçlarının düzenli olarak alınmaması ya da verilen ilaçların bitirilmemesi halinde, hastalık yeniden ortaya çıkabilir ve bu kez tedavi etmek daha da güç olabilir. Bu nedenle, iyileşmek için kişinin ilaçlarını düzenli olarak kullanması ve tüm tedavi setini bitirmesi gerekir. Aile bireylerinin herhangi birisinin verem olması halinde, ailenin geri kalan tüm bireyleri ve yakın temas içinde bulunan kişiler, kendilerinde verem olup olmadığının belirlenmesi için tetkikten geçirilirler. BCG aşısı vereme yakalanma riski fazla olan ülkemizdeki tüm bebeklere (doğumdan 2 ay sonra) rutin olarak önerilmektedir.”