Muş Alparslan Üniversitesi’nde ‘Din Tasavvuru ve Dinin Yaşanmasını Tayin Eden Etkenler Atölye Çalışması’ yapıldı. Üniversite Kongre ve Kültür Merkezinde Din Felsefesi Derneği ve Üniversite işbirliğiyle düzenlenen ve Türkiye genelinden çok sayıda bilim insanının katıldığı atölyenin açılışına Rektör Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat ve Rektör Yardımcısı Abdüllatif Tüzer ile akademik ve idari personeli katıldı.
Atölye çalışmasının açılış konuşmasını Din Felsefesi Derneği Marmara Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, Din Felsefesi Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Rahim Acar yaptı. Prof. Dr. Acar, atölye çalışmalarının, sınırlı sayıda kişinin belirli bir noktaya yoğunlaşması ve daha derinlikli tartışmalar yapıp yüz yüze etkileşim kurmalarına imkân sağlaması yönüyle akademik çalışmalar içinde özel bir yeri olduğunu söyledi. Daha önce Trakya Üniversitesi ve Sakarya Üniversitesi ile benzer nitelikte çalışmalar yaptıklarını ifade eden Prof. Dr. Acar, Rektörümüz Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat’ın şahsında Muş Alparslan Üniversitesi’ne atölyeye desteğinden ötürü teşekkür etti.
“İLMİN İTİBARINI YÜKSELTMEK İLİM ADAMLARININ SORUMLULUĞUDUR”
Rektör Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, hedefi bilimsel bir etkinlik ortaya koyarak insanlığa faydalı olmak olan bu tür toplulukların arasında bulunmaktan büyük heyecan duyduğunu ifade ederek başladığı selamlama konuşmasında, atölyenin gerçekleşmesindeki rolünden ötürü başta Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Abdüllatif Tüzer olmak üzere Prof. Dr. Rahim Acar’ın şahsında Din Felsefesi Derneği’ne ve bütün katılımcılara teşekkür etti.
Türkiye’de son zamanlarda aslında akademik camiada tartışılması gereken pek çok meselenin nâehil insanlar tarafından harcıâlem bir şekilde sosyal medyada tartışılmasına dikkat çeken Prof. Dr. Polat, “Maalesef sosyolojide olsun, felsefede olsun, din ilimlerinin değişik branşlarında olsun çok değerli hocalarımızın bu tartışmalara yine sosyal medya üzerinden cevap yetiştirdiğine şahit oluyoruz” dedi.
Birkaç yıl önce müfredatta yer alan felsefe dersleriyle ilgili yaşanan tartışmaları hatırlatan Prof. Dr. Polat, “Bunlar da medyaya ve ayağa düşen tartışmalar oldu. Unvan sahibi hocalarımız maalesef birbirlerine hakaretamiz ifadelerle ithamlarda bulundular. Günün sonunda elimizde kalan ne yazık ki ilmin değerinin düşürülmesi oldu. Bu atışmaların ve sözde ilmi tartılmaların verimli olmadığını, hayırlı neticeler vermediğini gördük” dedi.
“İLMİN İTİBARINI YÜKSELTMEK İLİM ADAMLARININ SORUMLULUĞUNDADIR”
Prof. Dr. Polat, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Belki de hepimizin konuşma diyeti yapması gerekiyor artık. Sosyal medyaya çok da angaje olmadan, belki biraz da kendi kabuğumuza çekilerek özelimizde, kendi etki alanımızda bu tartışmaları yapmak gerekiyor; çünkü hakikaten çok önemli ilmi meseleler ayağa düştü. İlmin itibarını yükseltmek ilim adamlarının sorumluluğundadır. Bizim ortaya koymamız gereken çabayı başkalarından bekleyemeyiz. İtibarımızı bizzat kurtarmak ve korumak durumundayız. Bu anlamda kapalı toplantıların ve çalıştayların, niteliği yüksek meselelerin tartışılması için en uygun tercih olduğunu düşünüyorum.”