AFRİN ÜZERİNE DÜŞÜNCELER (6): AVRUPA
Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Adem Palabıyık, Türk Silahlı Kuvvetlerince (TSK) terör örgütleri YPG/PKK-DEAŞ`a yönelik yürütülen Zeytin Dalı Harekatı´nı ele alarak Afrin Üzerine Düşünceler (6): Avrup
Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Adem Palabıyık, Türk Silahlı Kuvvetlerince (TSK) terör örgütleri YPG/PKK-DEAŞ`a yönelik yürüttüğü Zeytin Dalı Harekatı ile ilgili analizlerde bulundu. Bir önceki yazısını hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Palabıyık, Avrupa ile ilgili analizlerde bulundu.
“Afrin üzerine yazacağımız son yazıyı Avrupa devletlerine ayırmanın anlamı, Avrupa’nın kaybettiği sömürge gücünü Afrin üzerinden oluşturma çabası içerisinde olduğunu analiz etmek içindir” diye ifade eden Paloabıyık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çünkü Avrupa, özellikle küreselleşmenin başladığı günden beri dünyadaki diğer coğrafyalarda bilinçli olarak sömürge kanunun devam ettirmiş ve bunu karşısındaki her türlü engeli de kaldırmaya yemin etmiştir. Bazen bu yemini tarikat yahut benzeri yapılarla bazen de ekonomik müdahalelerle yerine getirmiştir.”
“AB DEVLETLERİ SONRASINDA ORDUMUZUN İHTİYAÇ DUYDUĞU MALZEMELERE KOTA KOYMAYA ÇALIŞTILAR”
Ülkenin Afrin gündemi nedense Avrupa’nın birçok ülkesinde ve gazetelerinde hala manşetlerin ilk sıralarında yer alamaya devam ettiğini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Palabıyık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin, Avrupa’nın sömürge olarak gördüğü topraklarda etkin hale gelmesi Avrupa’nın bütün hesaplarını alt üst etti. Bunun devamında Avrupa’nın hem medyası hemde ekonomik patronları, Türkiye’yi bir şekilde durdurabilmenin yollarını armaya başladılar. Öncelikle AB yasaları çerçevesinde ciddi problemler çıkaran AB devletleri sonrasında ordumuzun ihtiyaç duyduğu malzemelere kota koymaya çalıştılar. Bu da yetmedi, PYD’nin servis ettiği sahte görüntüleri AB medyasında utanmadan paylaştılar, üzücü olan ise bu paylaşımların, ülkemizdeki bazı kesimler tarafından bilinçli olarak kullanılması oldu. Bunun önüne geçmenin ise tek bir yolu mevcuttu, zaten hükümet de bunu başarıyla yerine getirdi. Alınan önlem, paylaşılan haber yahut fotoğrafların aslında nereye yahut hangi zamana ait olduklarını ortaya çıkarak bir ekibin oluşturulmasıydı, Türkiye bunu fazlasıyla başardı.”
“YÖNETİM BİÇİMİ TAMAMEN ÇIKARA VE KARŞILIKLI FAYDAYA DAYANIYORDU”
Avrupa’nın, pragmatist ve rasyonel olma nitelikleri, sahip oldukları siyasetin önemli bir parçası haline geleli yaklaşık yedi yüzyıl olduğunu hatırlatan Palabıyık, “Özellikle aydınlanmadan sonra kilisenin gücünü kaybettiği yönetim biçimi, halın tekeline girdi ve halk, kendi yöneticilerini seçmeye başladı. Ama bu yönetim biçimi tamamen çıkara ve karşılıklı faydaya dayanıyordu. Şimdi de bu sürecin devam ettiğini ve Avrupa’nın herhangi bir adımının arkasında tamamen çıkar olduğunu kestirebilmenin eşiğinde olduğumuzun sanırım hepimiz farkındayız. Bizler ise bu süreci yönetirken, özellikle İslam’ın kaidelerini gözetmekte ve haksızlık yapmadan devam etmenin derindeyiz, yani bizim derdimiz dünyevi değildir. Dünyevi olmadığı için atılan adımların da önce Allah rızası sonra da kul rızası odaklı olduğunu ifade edebiliriz. İşte bu yüzden Avrupa’nın aldığı karar yahut benzer pratikleri bu mantıkla okumanın faydalı olacağı kanaatindeyim. Ne zaman ki AB, ülkemiz için bir şey dile getirse, arkasına rasyonel ve pragmatist bir düşüncenin olduğunu artık anlamak gerekiyor. O halde, Suriye ve Afrin sürecini de bu şekilde dillendirmenin faydalı olacağını düşünüyorum.
Suriye ve özelde Afrin meselesi, Türkiye’nin hangi bağlamda konuya baktığını en iyi örneğidir. İslam’ın zayıfladığı topraklarda adaletin hüküm sürmeyeceğine inanan bir Müslüman toplum olarak biz, Afrin’de aslında kimlerle mücadele ettiğimizi çok iyi biliyoruz. Bildiğimiz için de başarıyoruz. Bu başarının arkasında ise Rabbimizin olduğuna dair yüzlerce belirti mevcut. Özellikle Avrupa’nın din karşıtı açıklamalarında Türkiye’nin adına sık sık vurgu yapılması, adım atan bir ülke olarak Türkiye’nin karşısına her zaman İslam karşıtlığı çıkarılması ve bunlarla birlikte oluşturulan negatif sürece ülkemizi dahil etmeme çabaları ancak bu bağlamda anlaşılabilir. Bizler ne yapmalıyız peki diye sorduğumuzda ise verilecek cevapların belli olduğunu düşünüyorum; ilki kesin bir inanca sahip olarak hayatımızı devam ettirmeliyiz. İkinci olarak ise devletimizin arkasında durmak temel vazifemiz olmalıdır. Üçüncü olarak liderimiz olan sn Cumhurbaşkanımıza dair güven sürecinde hiçbir problematik olguyu var saymamalı, sayılan olguları ise bertaraf etmeliyiz ve son olarak da aramızdaki İsraillileri etrafımızdan uzaklaştırmalıyız. Hainler, korkaklar ve gösteriş toplumu meraklı maskeli tipler çevremizde olduğu ve onların çevremizde olduğunu bilmemize rağmen uzaklaştırmadığımız müddetçe, başarı şansımızın olmadığını bilmek mecburiyetindeyiz. Allah bizimledir” ifadelerini kullandı.
İlginizi Çekebilir
- Perşembe 14.7 ° / 3.2 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
- Cuma 14.7 ° / 3.9 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
- Cumartesi 13.3 ° / 5.3 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı

