İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, öğretmenevi bahçesinde düzenlediği Nevruz Bayramı kutlama programına Vali Seddar Yavuz, Garnizon Komutanı Albay Aytaç Öztekin, Belediye Başkanı Feyat Asya, Vali Yardımcıları Ali Sakar ve Abdullah Seçkin Koçak, Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, İl Jandarma Komutanı Albay İsmail Şahin, Siyasi parti temsilcileri ve kamu kurum amirleri ile birlikte çok sayıda öğrenci katıldı.
Vali Seddar Yavuz, program öncesi kız ve erkek öğrencilerle bir araya geldi. Ardından Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla program başladı. Muş Alparslan Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Elçin Neciyev’in günün anlam ve önemini belirten konuşmasının ardından Vali Seddar Yavuz ve Belediye Başkanı Feyat Asya’nın nevruz ateşini yakmasıyla devam etti.
“NEVRUZ ATEŞİ HALKOYUNLARI VE MEHTERAN GÖSTERİLERİYLE ŞENLENDİ”
Nevruz ateşinin yakılmasıyla ile birlikte Muş Alparslan Üniversitesi Halkoyunları Topluluğu folklor ekibi sahne aldı. Yöresel oyunların sergilenmesinden sonra halkoyunları ekibi ve vatandaşlar halaylar çekti. Halkoyunlarından sonra Muş mehteran takımının gösterisi ise programa adeta renk kattı. Nevruz kutlama programında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Vali Seddar Yavuz, Nevruz Bayramı için çeşitli izinlerin verildiğini belirterek taşkınlık, provokasyon ve terörize etmeye yönelik bir gayret ve çabaya asla izin vermeyeceklerini söyledi.
Herkesi sorumlu olmaya davet eden Vali Yavuz, “İlimizde de coşkulu bir şekilde halaylarla, mehterle nevruzu kutladık. Ümit ediyorum ki ülkemizin her tarafında böylesine coşkuyla, sevgiyle, muhabbetle kutlanır diye temenni ediyorum en büyük dileğimiz bu. Zaman zaman maalesef böylesine güzel günleri farklı amaçlara ve istismarlara yol açacak şekilde kutlayan gruplar hep ola gelmiştir. Muş’ta da bugün itibariyle bir izin verdik nevruz kutlaması yönünde. Ümit ederim bu nevruz amacına uygun bir şekilde kutlanır. Her hangi bir taşkına, provokasyona ve terörize etmeye yönelik bir gayret ve çaba olmaz. Şayet bu yönde her hangi bir girişim söz konusu olursa da bu konuda her zaman olduğu gibi devletin kudretini, otoritesini kamu güvenliğini sağlamak üzere kullanacağımızdan hiç kimsenin asla tereddüt etmemesini buradan ifade etmek istiyorum. Herkesi sorumlu davranmaya, hak ve özgürlükleri ihlal edecek şekilde ya da yok edecek şekilde kullanmamaları yönünde bir kez daha buradan ikaz ve çağrımı yapmak istiyorum” dedi.
“GEREKLİ İKAZLARIMIZI, UYARILARIMIZI YAPTIK”
Nevruz Bayramı ile ilgili her türlü güvenlik tedbirinin aldıklarını kaydeden Vali Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama ben prensip olarak Muşlu kardeşlerimi bu tür hiçbir provokasyona gelmeyeceğini biliyor ve inanıyorum. Sadece burada değil. Varto’dan, Bulanıktan, Malazgirt’ten başlamak üzere tüm tedbirleri aldık. En güzel şekilde uyguluyoruz. Art niyetli gruplar olursa, terörize etmeye çalışan olursa ya da devletin gücünü ve kudretini sınamak ya da vatandaşımızın hak ve özgürlüklerine yönelik bir tepki söz konusu olursa gereken müdahaleyi yapma konusunda herhangi bir tereddüdümüz olmaz. Gerekli ikazlarımızı, uyarılarımızı yaptık. Diliyoruz ki artık nevruzu artık bu tür şiddet, kavga, gürültü, ölümlerle anmayalım, sevgiyle, kardeşlikle, barışla analım. Zaten amacı da bu. Bir tereddüt duymuyorum Muşlu kardeşlerim açısından. Art niyetliler çıkabilir ama bunlara kimsenin prim vereceğini düşünmüyorum.”
“NEVRUZ BİR GELENEKTİR”
Günün anlam ve önemini belirten Muş Alparslan Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Elçin Neciyev ise “Farsça’da “Yeni Gün” anlamına gelen Nevruz, Orta Asya’dan Balkanlar’a kadar uzanan coğrafî sahada yaşatılmakta olan bütün topluluklarının büyük bir coşku ile kutladıkları bir bahar bayramıdır. Nevruzun ilk defa hangi millet veya topluluk tarafından kutlandığı, hangi şahıs olay veya sebepten kaynaklanıp bir bayram olarak kabul edildiği hakkında yazılı ve sözlü kaynaklarda birçok rivayet, efsane ve inanış bulunmaktadır. Topluluklar takvimler oluştururken 21 Mart’ı yılın başlangıcı olarak kabul etmişlerdir. Örneğin; on iki hayvanlı eski Türk takviminde yılbaşının 21 Mart’a tekabül ettiği bilinmektedir. Büyük Selçuklu Hükümdarı Celalettin Melikşah hazırlatmış olduğu Takvim-i Celali’de sene başı ve yılın bahar müjdesi olan 21 Mart’ı takvim başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Osmanlı Devleti’nde mali kaygılar nedeniyle hazırlanan Rumi takviminde Mart ayı takvim başlangıcı kabul edilmiştir.
Nevruz ne Sunilikle, ne Alevilikle ne Bektaşilikle doğrudan menşei bağlantısı olmayan, İslamiyet’ten çok öncelere giden bir gelenektir. Nevruz, insana hayat veren dört unsurun (su, ateş, hava, ve toprak) ısınması, uyanması ve canlanması ile ilgili ortaya çıkmıştır. Eski Asya toplulukları, tabiatın uyanmasına mutluluk işareti olarak bakmış, onu kutlamışlardır. Bu kutlamayla ilgili olarak ortaya çıkan inanç ve adetler halk geleneğine dönüşmüştür. Nevruz zamanla milli bir bayram hüviyeti kazanmıştır. İslamiyet öncesi bu bayramı kutlayan topluluklar, İslam’ın kabulünden sonra da kutlamaya devam etmişlerdir. İslami dönemde her topluluk kendi yaşadığı döneme veya yaşadığı coğrafyaya göre kültürüne, geleneklerine, inanışlarına girmiş olan bir takım unsurlarla bunu zenginleştirip, bütünleştirerek devam etmişlerdir. Günümüzde Nevruz Anadolu’da, diğer Türk topluluklarında ve bölgede yaşayan milletlerde dün olduğu gibi bugün de, canlı bir şekilde kutlanmaktadır. Nevruzun önemine binaen Anadolu’da ve Nevruz Bayramının kutlandığı diğer coğrafyalarda Nevruz isim, lakap, kabile ismi, yer ismi, çiçek ismi olarak kullanılmıştır. Ayrıca Nevruz için şiirler dahi kaleme alınmıştır.
Sonuç olarak Nevruz; Orta Asya’dan Balkanlara kadar bölgede yaşayan dini, dili, rengi, ırkı, mezhebi fark etmeksizin insanların kutladığı ortak bir bayramın adıdır. Nevruz birliktir, dirliktir” şeklinde konuştu. Nevruz kutlama programından sonra öğrenciler ve vatandaşlar Vali Seddar Yavuz’la fotoğraf çekmek için adeta bir birleriyle yarıştılar.