SİZİN ÇOCUKLARINIZ ÇALIYOR! BİZİM ÇOCUKLARIMIZ ÖLÜYOR! TEPKİSİ
Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) Muş Şubeler Platformu Sizin çocuklarınız çalıyor! Bizim çocuklarımız ölüyor!´ pankartı açarak ´´Yaklaşık 12 yıldır iktidarda olan AKP´nin ve Başbakanın gündem saptırmaya yönelik bütün çabalarına rağmen,
GÜNCEL
16.03.2014 15:54:09
Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) Muş Şubeler Platformu ‘Sizin çocuklarınız çalıyor! Bizim çocuklarımız ölüyor!’ pankartı açarak “Yaklaşık 12 yıldır iktidarda olan AKP’nin ve Başbakanın gündem saptırmaya yönelik bütün çabalarına rağmen, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrasında yaşanan gelişmelerin gündemdeki ağırlığı artmaktadır” açıklaması yaptı
Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) Muş Şubeler Platformu, Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) yönelik saldırılarda KESK’e bağlı sendikalarında hedef haline getirildiğini açıkladı. ‘Sizin Çocuklarınız Çalıyor! Bizim Çocuklarımız Ölüyor!’ pankartı açarak yürüyüş yapan KESK Muş Şubeler platformu üyeleri sloganlar eşliğinde Muş Belediye Meydanı’nda bir araya geldi. KESK Muş Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Tekin Uygur, basına ve kamuoyuna yönelik bir basın açıklaması yaptı. Konuşmasında Ak Parti’ye yönelik eleştirilerde bulunan Uygur, şunları söyledi: “Hukukun, adaletin, demokrasinin, düşünce ve ifade özgürlüğünün, sendikal hak ve özgürlüklerin katledilmesinde 12 yıldır işbirliği yapanların iktidar ve ikbal kavgası ile gözler önüne serilen yolsuzluk ve rüşvet çarkı başta emekçiler, ezilenler, ötekileştirilen kesimler olmak üzere tüm demokratik kamuoyunun malumudur. Ayakkabı kutularından saçılan milyon dolarlar, tarafların internete karşılıklı servis ettikleri rüşvet pazarlıkları, yolsuzluk ve rüşvet çarkının tam ortasında yer alanların tahliye edilmesi “herkesin bildiği sırrı” daha netleştirmiştir. Hukuksuzluk üzerine inşa edilmiş sömürü ve yağma düzeninin tüm mağdurlarının insanca bir yaşam mücadelesinde üzerine düşen görev ve sorumluluk bilinciyle hareket eden örgütümüzün bu önemli süreçte yürütülen mücadelenin de asli unsurları arasında yer aldığı bilinmektedir.
Türkiye’de geçmişte halkları birbirine düşürerek katliamlara zemin hazırlayanlar, bugün hâlâ ayrımcı, ırkçı-gerici politikalarını sürdürerek halkların barış içinde bir arada yaşamasını engellemek için elinden geleni yapmaktadır. Yerel seçim sürecinde ırkçı-şoven güçlerin kışkırtması ve organizasyonu ile parti binalarına, sendikalara ve demokratik kitle örgütlerine yönelik linç girişimleri yaşanmıştır. İzmir Urla’da, Aksaray ve Fethiye’de Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) yönelik saldırı ve linç girişiminin bir benzeri Sakarya ve Düzce’de de yaşanmış, Sakarya’da gerçekleşen saldırıda KESK’e bağlı sendikalarımız da hedef haline getirilerek camları kırılmıştır. Ülkemizde en temel sorunların çözümünde demokratik yollar yerine şiddet ve sindirme yöntemlerinin kullanılmasında ısrar edilmesi, farklı kimlik, mezhep ve kültürlere karşı tahammülsüzlüğü beraberinde getirmektedir. Son yıllarda özellikle Başbakan ve bakanların konuşmalarında toplumu kamplaştırmak amacıyla kullanılan nefret dili, toplumda ırkçı-şoven söylemlerin etkisinde kalan faşist güruhların kendileri gibi düşünmeyen herkese karşı saldırgan tutumlar almasını ve linç girişimlerini gündeme getirmektedir. Ülkenin çeşitli yerlerinde yaşanan ve gün geçtikçe artan linç girişiminde güvenlik güçlerinin yeterli müdahalede bulunmaması ve seyirci kalması, yaşanan saldırıların siyasi iktidarın desteği ile gerçekleştiğinin kanıtıdır. Geçmişte Maraş`ta, Çorum`da, Sivas`ta, Gazi katliamı sırasında güvenlik güçlerinin tutumunun nelere mal olduğu hâlâ hafızalardadır. Siyasi iktidarın şiddet üzerinden toplumu bölme ve birbirine karşı kışkırtma girişimlerinin Türkiye`yi sonu görünmez bir karanlığın içine itmesine asla izin verilmemelidir. Toplumsal barışı ve bir arada yaşama kültürünü tehdit eden her türlü gerici-ırkçı hareket ve linç girişimleri, bugüne kadar Anadolu’nun farklı renklerinin birlikte yaşama isteğini asla kıramadığı gibi, bugünden sonra da amaçlarına ulaşamayacaklardır. Toplumu siyasal kamplaşmalar üzerinden birbirine karşı kışkırtarak yeni saldırılara ve katliamlara zemin hazırlayanlar ve arkasındaki siyasi güçler bu sefer amaçlarına ulaşamayacaklardır. Emek ve demokrasi güçleri, ülkemizi ırkçı-şoven odaklara, siyasi iktidarın talimatıyla hareket eden faşist güruhlara asla geçit vermeyecektir.
“Hewsel Bahçeleri Dünya Mirası Listesine Aday”
700 hektarlık alanı kaplayan ve 8 bin yıldır varlığını koruyan Hewsel Bahçeleri, Diyarbakır’ın en önemli simgelerinden biri. Diyarbakırlılar için tarihi ve kültürel açıdan da büyük önem taşıyan bahçeler, aynı zamanda Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim Ve Kültür Kurumu (UNESCO) Dünya Mirası Listesi’ne girmeye de aday. ‘Diyarbakır Kalesi ve Hewsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı’ ismiyle hazırlanan ve UNESCO’ya sunulan dosya kabul edildikten sonra Hewsel Bahçeleri dünyanın en önemli eserleri ve doğal varlıklarının girdiği listede yerini alacak. Ancak, Dicle Üniversitesi Rektörlüğü ile Orman İl Müdürlüğünün kararı ile 8 bin yıllık tarihiyle UNESCO listesine girmeye aday olan vadide toplu ağaç kesimlerinin yapılması, aslında sadece ağaçların değil, insanlığın, doğanın, ekolojinin ,gen kaynaklarının, oksijen ve su kaynaklarının kesilmesidir. Devlet yıllardır Mezopotamya halkına reva gördüğü militarist uygulamaları şimdi de doğasına uygulamaktadır. Hem emperyalizmin doğa üzerinden talepleri, hem sermaye için yeni birikim alanları yaratma çabası hem de Kürt halkının tarihinden koparılma girişimleri ile Kürt halkının kapitalizmin zincirli köleleri haline getirilme çabaları mevcut hükümetin politikalarına denk düşen önemli girişimlerdir. Hewsel bahçelerinin talanına asla izin verilmemelidir. Gezi Direnişinin Sembol İsimlerinden Berkin Elvan, Sonsuzluğa Uğurlandı Ama, Katillerinin Peşini Asla Bırakmayacağımıza Söz Veriyoruz! Gezi direnişi sırasında Başbakan’ın “destan yazmakla” övdüğü polislerin attığı gaz bombası ile yaralanan Berkin Elvan, 269 gün süren yaşam mücadelesini kaybetti. Berkin Elvan’ı, faşizme karşı milyonların ayağa kalktığı, Gezi Direnişinde kaybettiğimiz Abdullah Cömert’in, Mehmet Ayvalıtaş’ın, Ali İsmail Korkmaz’ın, Ethem Sarısülük’ün, Medeni Yıldırım’ın ve Ahmet Atakan’ın yanına uğurluladık. Tedavisi boyunca Türkiye halklarının üzerine titrediği, insani duygularını yitirmemiş herkesin, her ailenin umutla iyi haberlerini beklediği Berkin Elvan’ın ölüm haberi tüm ülkeyi derin bir üzüntüye boğmuş, ölümü ülke çapında büyük bir öfkeye yol açmıştır. Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleştirilen kitlesel protestolar, boykotlar ve eylemler ile vicdan sahibi olan bütün halklar Berkin’e sahip çıkmış, katillerinin ve arkasındaki güçlerin peşini bırakmayacaklarını ilan etmişlerdir.
Yıllardır başta toplumun örgütlü kesimleri olmak üzere, halkın en temel taleplerine kulaklarını tıkayan AKP hükümeti ve Başbakan, Gezi direnişi ile birlikte yıllardır sesi kısılan, yok sayılan toplum kesimlerinin sesine kulak vermek yerine onlara her fırsatta hakaret etmiş, her fırsatta milyonları açıkça tehdit etmekten çekinmemiş, güvenlik güçlerine yetki vererek gencimizin güvenlik güçleri tarafından katledilmesine neden olmuştur. Gezi sürecinden itibaren Başbakan, giderek sertleşen üslubu üzerinden toplumu her fırsatta germeye, kamplaştırmaya ve birbirine düşman etmeye çalışmıştır. Yıllardır ısrarla sürdürülen halkları birbirine karşı “kin ve düşmanlık duyguları üzerinden” tahrik ederek bölme girişimleri, son günlerde ülkenin dört bir yanında faşist saldırıları, parti binalarının taşlanmasını ve linç girişimlerini beraberinde getirmiştir. Bunların sonucunda en son Burak Can Karamanoğlu adında bir gencin ölümü daha yaşanmıştır. Berkin Elvan’ın katili, sadece onu hedef alarak gaz bombası atan polisler değil, Gezi direnişi sırasında “talimatı ben verdim”, “kahraman polisimiz destan yazdı” sözleriyle zulme direnen halklara karşı bütün nefretini kusan, ağzını her açtığında nefret suçu işleyen, halk düşmanlarına, faşist çetelere ve tetikçilere destek veren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dır. Berkin Elvan, tıpkı Gezi direnişi sürecinde polis saldırısı ile hayatını kaybedenler gibi, tamamen siyasi iktidarın sorumlusu olduğu devlet terörünün son kurbanı olmuştur. KESK olarak, 15 yaşındaki oğullarını ekmek almaya gönderirken atılan gaz bombası ile yaralanıp, 269 gün sonra cansız bedenini teslim alan Elvan ailesinin acısını paylaşıyoruz. Berkin kardeşimizin katilleri başta olmak üzere, talimat verdiğini kabul eden Başbakan dâhil, bütün sorumlular halka hesap verene kadar bu işin peşini bırakmayacağımıza söz veriyoruz. Gezi sürecinden itibaren Başbakan, giderek sertleşen üslubu üzerinden toplumu her fırsatta germeye, kamplaştırmaya ve birbirine düşman etmeye çalışmıştır. Yıllardır ısrarla sürdürülen halkları birbirine karşı “kin ve düşmanlık duyguları üzerinden” tahrik ederek bölme girişimleri, son günlerde ülkenin dört bir yanında faşist saldırıları, parti binalarının taşlanmasını ve linç girişimlerini beraberinde getirmiştir. Bunların sonucunda en son Burak Can Karamanoğlu adında bir gencin ölümü daha yaşanmıştır. Berkin Elvan’ın katili, sadece onu hedef alarak gaz bombası atan polisler değil, Gezi direnişi sırasında “talimatı ben verdim”, “kahraman polisimiz destan yazdı” sözleriyle zulme direnen halklara karşı bütün nefretini kusan, ağzını her açtığında nefret suçu işleyen, halk düşmanlarına, faşist çetelere ve tetikçilere destek veren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dır. Berkin Elvan, tıpkı Gezi direnişi sürecinde polis saldırısı ile hayatını kaybedenler gibi, tamamen siyasi iktidarın sorumlusu olduğu devlet terörünün son kurbanı olmuştur. KESK olarak, 15 yaşındaki oğullarını ekmek almaya gönderirken atılan gaz bombası ile yaralanıp, 269 gün sonra cansız bedenini teslim alan Elvan ailesinin acısını paylaşıyoruz. Berkin kardeşimizin katilleri başta olmak üzere, talimat verdiğini kabul eden Başbakan dâhil, bütün sorumlular halka hesap verene kadar bu işin peşini bırakmayacağımıza söz veriyoruz.” Yapılan basın açıklamasından sonra Berkin Elvan için 5 dakikalık oturma eylemi yapıldı. Geniş güvenlik önlemelerinin alındığı basın açıklamasından sonra sendika üyeleri olaysız bir şekilde dağıldı.
İlginizi Çekebilir
- Cumartesi 13.3 ° / 5.3 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
- Pazar 14.9 ° / 3.4 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
- Pazartesi 16.1 ° / 3.1 ° Güneşli
LİG TABLOSU
Takım
O
G
M
B
Av
P
1.GALATASARAY A.Ş.
25
19
2
4
41
61
2.FENERBAHÇE A.Ş.
25
16
0
9
32
57
3.TRABZONSPOR A.Ş.
25
16
3
6
22
54
4.BEŞİKTAŞ A.Ş.
25
13
5
7
15
46
5.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ
25
12
7
6
17
42
6.GÖZTEPE A.Ş.
25
11
5
9
10
42
7.KOCAELİSPOR
25
9
10
6
-3
33
8.SAMSUNSPOR A.Ş.
25
7
7
11
-3
32
9.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.
25
7
9
9
-3
30
10.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş.
25
7
9
9
-10
30
11.CORENDON ALANYASPOR
25
5
8
12
-4
27
12.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ
25
6
12
7
-6
25
13.TÜMOSAN KONYASPOR
25
5
11
9
-10
24
14.HESAP.COM ANTALYASPOR
25
6
13
6
-15
24
15.İKAS EYÜPSPOR
25
5
13
7
-17
22
16.KASIMPAŞA A.Ş.
25
4
12
9
-15
21
17.ZECORNER KAYSERİSPOR
25
3
11
11
-27
20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK
25
3
17
5
-24
14

