HDP il binasında düzenlenen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Programı’na HDP Muş Milletvekili Burcu Çelik, Batman Belediyesi eski Eş Başkanı ve Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Divan Sözcüsü Gülistan Akel, Demokratik Bölgeleri Partisi (DBP) MYK üyesi Fikriye Aytin ve çok sayıda kadın katıldı.
“Kürt kadınları ve Türkiye`deki bütün kadınlar olmak üzere aynı çatı altında barış, özgürlük ve demokrasi demekten vazgeçmedik ve bu şiarla yola çıktık” diye belirterek programda bir konuşma yapan HDP Muş Milletvekili Burcu Çelik, hükümetin kadın politikalarını eleştirdi.
Tutsak olan Eş Genel Başkanları Yüksekdağ ve diğer tutsaklara selam göndererek konuşmasına başlayan Çelik, “Bugün burada aramızda olamayan başta Eş Genel Başkanımız Figen Yüksekdağ olmak üzere tüm tutsak kadınların selamlarını getirdim. Biz başta kadınlar olmak üzere Kürt kadınları ve Türkiye`deki bütün kadınlar olmak üzere aynı çatı altında barış, özgürlük ve demokrasi demekten vazgeçmedik ve bu şiarla yola çıktık. Bizler Türkiye`de kadın mücadelesi ve kadın yüreğine, barışın geleceğine her zaman inandık fakat 15 yıllık iktidarıyla AKP`nin kadın politikaları çıkardığı yasalar ne yazık ki bizim düşüncelerimizden, amaçlarımızdan ve hedeflerimizden çok uzakta. İktidarları boyunca yaptıkları tek şey kadın cinayetlerini ve kadın istismarını yüzde bin 400 arttırmak oldu. Bugün istenen şudur kadın siyasal alandan, toplumsal alandan iş hayatından gerin adım atsın evinde otursun, sadece çocuk baksın ve bir erkeğin boyunduruğu altında bir hiç olarak hayatını sürdürsün. Bizde diyoruz ki kadın dünyanın yarısıdır. Kadın hoşgörüsüyle, sadakatiyle, sağduyusuyla, korkusuyla aslında bir bütün hem siyasal, hem toplumsal hem de iş hayatında nesne değil aslında öznedir ve biz kadınlar bu alanlarda varlığımızı erkeklere borçlu değiliz erkeklerden de bir şey beklemiyoruz. Bugün tehdit edilen sadece kadındır kadın kazanımlarıdır” dedi.
“15 YILDIR MUŞ`A GELİP GİDEN BİRÇOK BAŞBAKAN GİBİ VAATLER VERİP GİTTİ”
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım’ın Muş mitingini hatırlatan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dün miting vardı burada, Başbakan konuşmasını yaptı. 15 yıldır Muş`a gelip giden birçok Başbakan gibi vaatler verip gitti. Peki bu vaatlerin içinde çözüm, barış, diyalog var mıydı, şu an devam eden kaos ortamını çözecek tek bir cümle çıktımı ağzından hayır. Peki, biz kadınlar ne istiyoruz, biz artık gözyaşı dökmek istemiyoruz, bizler demokratik olarak bir çözümden yana olduğumuzu bir kere daha deklere etmek istiyoruz. Bizler 18 maddelik bu tasarıyı çok ayrıntılı, detaylı çalıştık ve anladık ki bu tasarıyla birlikte, yasayı bir kişi yapacak, yürütmeyi bir kişi yapacak ve bu kişi de başkomutan olacak, yargıyı da tek bir kişi yürütecek peki nerde bağımsızlık, tarafsızlık, nerde gerçekten eşitlik. Neden biz bir kişinin niyetine bağlı olarak bir ülkenin geleceğini bir kişiye teslim edelim. Başta kadınlar 16 Nisan kadınlar için önemli bir cevap günü olacak. Kadınlar diyecek ki 15 yıldır hayatını bu kadar ucuz ve kör bir kurşuna feda etmiş kadınlar nerde diye soracak. O gün kadınlara neden toplumda siyasal alanda, sosyal alanda kadın politikalarınız yok diye soracak. Neden sadece 2016 yılında 330 kadın katledildi diye soracak. Bunlara rağmen hala toplumu, halkı silaha teşvik etmek cezasızlık politikalarıyla ne yazık ki indirimlerle tam anlamıyla bu suçların önüne geçmektense neden daha çok ülke de ayrışmayı erkeklerin kadınlar üzerinde ki tahakkümünü güçlendirmekte neden bu kadar ısrarcısınız diye soracak.”
“ŞU ANKİ ANAYASA YAMALI BİR BOHÇAYA DÖNÜŞMÜŞTÜR ZATEN”
Yeni Anaya ve Referanduma yönelik açıklamalarda bulunan Çelik, “Biz bütün bu çalışmalarda ve halkımızla bir araya geldiğimiz bütün il ve ilçelerde şunu söyledik asla ve katiyen şu anda devam eden statükonun devam etmesi yönünden bir düşüncemiz yok evet ülkenin anayasası açık bir şekilde darbe ürünüdür. Son yapılan değişikliklerle şu anki anayasa yamalı bir bohçaya dönüşmüştür zaten. Fakat bir yeni bir anayasa, demokratik bir toplumsal sözleşme derken, kapalı kapılar ardında 3-4 erkeğin ülkenin geleceğine tek başlarına karar vermelerine izin vermeyeceğiz. Başta Kürtler yaklaşık 2 yıldır topraklarımızda ülkenin her tarafında süren siyasi operasyonlar, öbür taraftan şehirlerimizin yakılıp yıkılmasıyla devam neden bir süreçteyiz. Bizler bugüne kadar elde etiğimiz kazanımları kolay kolay teslim etmeyeceğiz. Biz asla demokratik siyasetten vazgeçmedik. Bizler belediyelerimizin başkanlarının tutuklanıp yerine memurlar atanmasına rağmen, onca vekil arkadaşımızın hukuksuz yasalara aykırı bir şekilde tutuklanması, onlarca vatandaşımızın tutuklanmasına karşın, bu sisteme en çok direngenlik gösteren Kürt`lerdir. Biz Halkların Demokratik Partisi olarak Karadeniz`den Akdeniz`e her bölgeden insanı kucakladık ayrım gözetmedik, dili, dini ne olursa olsun yete ki bu ülkenin geleceğini birlikte inşa etmenin mücadelesini versin biz yine halklarımızla birlikte o masadayız. 8 Mart`ta bu çalışmaların önemli bir parçası olacak bu duygularla bütün kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyoruz” şeklinde konuştu.