Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey, Muş Alparslan Üniversitesi`nin (MŞÜ) davetlisi olarak geldiği Muş`ta `21. Yüzyılda Yerel Yönetimler ve Belediyecilik` konusunda konferans verdi. İlahiyat Fakültesi konferans salonunda düzenlen konferansa Vali Ali Çınar, Belediye Başkanı Necmettin Dede, Rektör Prof. Dr. Nihat İnanç, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Osman Özcan, İl Milli Eğitim Müdürü Ali Tatlı, İl Müftüsü Recep Uzun, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Konferansın açılış konuşmasını yapar Rektör Prof. Dr. Nihat İnanç, yerel yönetimlerin önemi ile ilgili çeşitli örnekler verdi. Konuşmasında yerel yönetimlerin hizmeti ile vatandaşın hizmet alımı arasında bağlantı kuran Rektör İnanç, “’Türkiye Buluşmaları’ adı altında düzenlediğimiz bu etkinliğe katıldığınız için teşekkür ediyorum. Ben soru sorarak konuşmamı açmak istiyorum. Yerel yönetimler mi vatandaşın peşinden gidecek, vatandaş mı yerel yönetimlerin peşinden gidecek? Bu soruya vereceğiniz cevap, bizi 21. yüzyıldaki yerel yönetimlerin Belediye anlayışını şekillendireceğini düşünüyorum. Ben 18. yüzyıla biraz gitmek istiyorum. Victor Hugo’nun Sefiller isimli kitabı var birçoğunuz okumuştur diye düşünüyorum. Romanın bir yerinde yaralı arkadaşını sırtına atarak, kanalizasyon borularının içinde taşıyan bir adamdan bahsediyor. Tarih bin 700 yıllarının sonu. Sırtında yaralı arkadaşını kaçak olarak taşıyabileceği kanalizasyon hattının çapını düşünün. Yani en az 1.70-1.80 çapında 18. yüzyılda kanalizasyon hatları döşenmiş. Dolayısıyla, bizim klasik yerel yönetim anlayışında yol, su, mezbahana gibi hususlarda belediyemizin genel anlamda yerel yönetim formatını çıkarmamız gerektiğini düşünüyorum. Artık bunlar yerel yönetimlerin olmazsa olmazları. Ama sorunlar çözülmediği sürece, bu konuları tartışmak konuşmak zorundayız. 21. yüzyıl insanına yakışır bir şekilde, imarıyla, bulvarlarıyla, yeni yaşam alanlarıyla, restore edilmiş mekânlarıyla bir şehir oluşturulması gerektiğini düşünüyorum. Bu bağlamda, kanaatimce vatandaşı peşine takan bir yerel yönetim anlayışı şehre maksimum katkıyı sağlayacaktır inancını taşıyorum. Aksi taktirde çözümlerimiz çoğu zaman imkansız ve pahalı bir sürece bizi mahkum edecektir” dedi.
“ŞU ANDA GAZİANTEP’TE HİÇ KİMSE BEN AÇIM DİYEN YOK”
2004 yılında belediye başkanı seçildiği gün Gaziantep`in hali ile şu anki hali arasında bağlantı kurarak konuşmasını sürdüren Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey, “Şu anda Gaziantep`te hiç kimse `ben açım, bu gece sokakta kaldım. Yatacak yerim ve yiyecek ekmeğim yoktu` diyemez elhamdülillah” dedi. Antep Kalesi`nin bulunduğu bölgede büyük bir çalışma başlattıklarını ve şehri turizm kenti haline getirmek için birçok girişimde bulunduklarını belirten Güzelbey, “Bugün artık dünyada ülkeler yarışıyor, şehirler yarışıyor. Bu şehirler içerisinde geleceği planlayan şehirler daima bir adım öne geçiyor. Bizim kendi şehrimiz bir sanayi şehri, geçmişi oldukça eskiye dayanan bir şehir. Şu anda işler son derece iyi, fabrikalarda çalıştıracak işçiler bulunmuyor. 2004 yılında işe başladık. Gaziantep bir sanayi şehri ama bizdeki sanayi emek sektörü üzerine kuruludur. Yani tekstil gibi daha çok emekle dönen işletmeler. Dünyada buna benzer şehirler var mı diye incelediğimiz zaman, önümüze Bilbao örneği çıktı. 1981 yıllarda İspanya’nın Bilbao şehri aynı Gaziantep şehri gibi. Çalıştıracak işçi bulamıyorlar. Sanayi şehri, işler son derece iyi. Fakat daha sonra oradaki emek sektöründeki sanayi üçüncü ülkelere Türkiye, Romanya, Bulgaristan gibidir. Bilbao’da işsizlik baş gösteriyor. Arkasından kaos, arkasından terör. Şehrin öncüleri oturuyorlar, biz ne yapabiliriz diye. Bilbao deniz kenarında değil, deniz yok, kum yok, güneş yok. Kültürel atılım yapalım diyorlar ve dünyanın en ünlü müzesinin çıkış hikayesi böyle başlıyor. Biz de oturduk bunu hesapladık. Dedik ki, evet Gaziantep bir sanayi şehri ancak 20 sene sonra ne olur. Buradaki sanayi başka bir yere kayarsa ne yaparız? O zaman biz kültürel etkinlik yapalım dedik. 2004 yılında Gaziantep’te başlayan kültürel hareketi, kültür yatırımı bugün dünyanın en ünlü en büyük mozaik müzesini Gaziantep’e kazandırmıştır. Yani sanayinin alternatifi ortaya çıkmış bulunuyor. Şimdi biz kültürel etkinlik yapmaya karar verdik ama nasıl bir kültür, elimizde neler var? Bir baktık ki, Hititlerin başkenti bizim şehirlerimizin sınırları içinde yani Karkamış. Karkamış bilirsiniz ünlü Gılgamış Destanının yazıldığı yer. Şehir merkezine sadece 30 kilometre mesafede bir yer. Burası büyük bir şans eseri mayınlı bir araziydi. Mayınlı arazi şans olur mu olur. Çünkü buraya hırsızlar ulaşmamışlar, tarihimizi yok etmemişler. Burada süratle kazı çalışması yaptık. Burada çıkan tarihi eserler, inanın burayı bir Efes gibi antik bir kent haline getirecek. Burada kale var, oyma bir kale, içinde inanılmaz derecede güzel bir binası var. Yörük Antik Kenti, şehrimize 5 kilometre mesafede ve ilk insanlığın olduğu yer olarak biliniyor. Birçok anıt mezar şehrimizde bulunmakta ve bunların hepsi restore ediliyor” dedi.
“GÜZELBEY, SURİYE MESELESİNE DEĞİNDİ”
Suriye meselesine de değinen Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey, iç savaştan önce Halep Belediyesi ile birlikte çalıştıklarını ve Halep Belediye Başkanı`nın kendisinin çok yakın dostu olduğunu kaydetti. Halep Belediyesi`nden tarihi ve kültürel konularda destek aldıklarını, kendilerinin de Halep Belediyesi`ne diğer konularda yardımcı olduklarını hatırlatan Güzelbey, “Bu konular iç savaştan önce vardı. Artık şimdi yok. Ancak Halep Belediye Başkanı halen benim kadim bir dostum. Biz Gaziantepliler olarak Suriyelilere kucak açmış, onlara yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bunu da Türkiye`nin dışında hiçbir ülkede göremezsiniz. Belediye olarak da Suriye`den bize gelen kardeşlerimize çeşitli yardımlarda bulunup onlara hizmet ediyoruz” ifadelerini kullandı. Konferansın ardından Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat İnanç tarafından Başkan Güzelbey`e plaket takdim edildi.