CUMA HUTBESİ
PEYGAMBER SEVGİSİ
Muhterem Müslümanlar!
Yüce Allah’ın insanoğluna ihsan ettiği ulvi duygulardan biri de sevgidir. İnancımızın ve ibadetlerimizin temelinde sevgi daima ön plandadır. Allah’a imanımızda da sevgiden eserler vardır. Çünkü şuurlu bir iman ve ibadet, sevilen hak mabuda yapılır. Müslüman; Allah’ı ve Allah dostlarını seven insandır. Peygamberimiz (sav) ise, Allah dostlarının başında ilahi sevgiye ulaştıran rehberdir. Allah’a ve Peygamberine olan sevgimiz, emirlerine uymak ve yasaklarından kaçınmakla mümkündür. Nitekim Kur’an-ı Kerim, bu sevgiyi ispatlamanın yolunun itaatten geçtiğini şöyle vurgulamaktadır. “De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”(1)
Bununla birlikte Yüce Allah, Resulüne itaatin yanında mü’minlerden Hz. Peygamberin canını kendi canlarından bile üstün tutmalarını istemiş ve bu konuda şöyle buyurmuştur: “Peygamber, mü’minlere kendi canlarından daha önce gelir. Onun eşleri de mü’minlerin analarıdır.”(2)
Değerli Müminler!
Peygamberimizi canımızdan ve tüm sevdiklerimizden daha çok sevmek, ancak O’nun yolunda gitmekle olur. Nitekim Hz. Peygamber (sav) de kendisinin herkesten daha çok sevilmesi hususunda şöyle buyurmuştur: “Sizden biriniz, beni annesinden, babasından, çoluk çocuğundan ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe gerçek manada iman etmiş olmaz.”(3)
İşte bu sebeple Hz. Peygamber’e gönülden inanan ashabı, Ondan gelen emirleri büyük bir teslimiyetle yerine getirdiler. O’na derin saygı duydular, derdine ortak oldular. Ayağına batacak dikene bile razı olmadılar. Hidayetin insanlara ulaştırılmasında, O’na maddi ve manevi destekte bulundular. O’nu her şeyden fazla sevdiler. Hz. Ali’ye Resulullah’a olan sevginiz nasıldır? Diye sorulduğunda O; “Resulullah’ı (sav) susuz bir insanın suya hasreti gibi severdik.”(4) buyurmuşlardır. Ashabın Hz. Peygamber sevgisini şu örnek çok güzel yansıtmaktadır: Ensardan bir kadına babası, kardeşi ve kocasının savaşta şehit düştükleri haber verilince; o hemen Resulullah’ı sormuş, sağlık haberini alıp O’nu görünce; “Seni sağ olarak gördükten sonra her musibet bana hafif gelir.”(5) diyerek sevincini izhar etmiştir.
Aziz Müminler!
O halde; bizim için bir lütuf olan Hz. Peygember (sav)’in, Allah’ın elçisi olduğuna inanmanın yanında O’nu samimiyetle sevmeliyiz. Bugün O hayatta olmadığına göre O’nun sünnetini öğrenerek kendimize rehber edinmeliyiz. Adı anıldığında da salat u selam getirmeliyiz. Ayrıca Peygamberimize hürmeten ve dinimize yaptıkları hizmetlerden dolayı da O’nun hane halkının ve ashabının adı anıldığında sevgi ve saygı ifadeleri kullanmalı ve duada bulunmalıyız.