PALABIYIK YAZDI: VALİLER NEDEN DEĞİŞİR-2
15 Temmuz sürecini, Referandum ve çeşitli konuları detaylı bir şekilde analiz eden Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Adem Palabıyık, Valiler neden değişir-2´ konusunu ele aldı
Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Adem Palabıyık, ‘Valiler neden değişir-2’ konusunu ele aldı. Bugün ki yazısında valilerin aslında gücünü nereden aldıkları ve bu tartışmalar üzerine genel bir perspektif çizmeyi ümit ettiğini ifade eden Palabıyık, “Dün ki yazımda valilerin yerlerinin neden değiştiği üzerinde durmuş ve sebepleri analiz ederek, aslında olması gerekenin olduğu, bu pratiğin bir doğa durumu olduğunu ve özellikle kırsal alanlarda kurulan ilişkilerin yeniden düzenlenmesi ve inşa edilmesi gerektiğini ifade etmiştim. Bugün ki yazımda ise valilerin aslında gücünü nereden aldıkları ve bu tartışmalar üzerine genel bir perspektif çizmeyi ümit ediyorum, gayret bizden bereket Rabbim’den…
Valilik uygulamasına bakıldığı takdirde karşımıza Osmanlı devletinin 1876 tarihli Tanzimat’ı ve Gülhane Hattı Hümayun’u çıkmaktadır. Özellikle II. Murat ve III. Selim ile başlayan değişimler sonuç anlamında karşılığını II. Abdülhamit’te bulmuş ve modern anlamda bir devlet yönetim biçiminin temel karakteristiği sultan Abdülhamit zamanında düzene kavuşmuştur. Bugün uygulanan modern devlet modelinin altında, zeki, çalışkan ve cesur bir lider olan II. Abdülhamit’in imzası ve aldığı kararlar mevcuttur. II. Abdülhamit dönemindeki valilerin çoğu gücünü merkezden ve özellikle Padişah’tan almaktaydı. Böylece merkezde alınan kararlar taşra da uygulanır ve kanunun yürürlüğü devam ederdi. Eğe bir valilinin görev yeri değişecekse bu kararı Sultan verir ve valiler yeni görev yerlerinde göreve devam ederlerdi. Hatta bazı durumlarda valiler merkeze çekilir, Sultan’ın talebi doğrultusunda değerlendirilirdi. Osmanlı sonrası dönemde ise Cumhuriyetimiz sistemi daha işlevsel ve kurumsal hale getirmiştir. Atama usulü devam ederken, bir yandan da atanacak kişilerin niteliklerine bakılırdı. Günümüzde devam eden sistem hemen hemen Cumhuriyet’in ilk yıllarındakine benzerlik göstermektedir. Valiler yine bir kararname ile görevlerine devam edebilir yahut yerleri değiştirilebilir. Buradaki temel amacın ne olduğunu bilmek tabi ki zor lakin II. Abdülhamit’in aldığı kararların altında muhakkak önemli nedenler yatmaktadır” dedi.
“DOĞU İLLERİNİN TEMEL KARAKTERİSTİK ÖZELLİKLERİ SİYASİ ALGI TARAFINDAN YERİNDEN ANALİZ EDİLMEK İSTENMEKTEDİR”
Değişimleri genel anlamda analiz eden Palabıyık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Günümüzdeki değişimlere gelince ise yeniden şunları ifade edebiliriz; günümüzde bazı valilerin yerlerin değişmesi ve özellikle farklı bölgelerden başka yerlere atanmaları belirli toplumsal değişimlerin sonucu olarak ifade edilebilir. Örneğin Muş eski valisi Sn Seddar Yavuz’un Muş valiliğinden Ordu valiliğine atanmasının ardında, Doğu vilayetlerinde görev yapmış bir devlet yetkilisinin kendi tecrübesini toplumsal ilişki biçimlerinin değiştiği ve farklı olduğu Ordu gibi bir ilde kullanmasını beklemek aranmalıdır. Muş ili Kürt nüfusu yoğun olan bir ildir, Ordu ise tam tersine özellikle Türk milliyetçiliğinin görülebileceği yerlerden birisidir. Sayın Seddar Yavuz’un Muş birikimini Ordu’da kullanma biçimi, aslında bir devlet adamı için de önemli bir şanstır. Çünkü toplumun farklı kesimlerinin içinde yaşanması sonucu bireyin topluma yönelişi de etkilenecektir. Muş yeni valisi Sn Aziz Yıldırım’ın ise Afyonkarahisar’dan Muş iline atanması yine aynı sosyolojik gerçeklik ile açıklanabilir. Afyonkarahisar ilinin genel muhtevası büyük ihtimalle Muş ilinden farklıdır. Örneğin Kürt nüfusunun yoğunluğu Muş ile Afyonkarahisar’ın ayrıldığı en temel noktadır. Belki de bu durum Sayın Aziz Yıldırım için yeniden inşa edilmesi gereken ilişki ağlarının temeli olacaktır. Özellikle son referandum sürecinde Doğu ve G. Doğu’dan yaklaşık %3’lük bir oy artışının olması ve sonucu belirlemesi açısından, Doğu illerinin temel karakteristik özellikleri siyasi algı tarafından yerinden analiz edilmek istenmektedir. Siyasal algı ile kastımız ise devletimizi yönetenlerdir.
Siyaset sosyolojisinin temel karakteristiği, değişen toplumla birlikte siyasal şartların da değişmesi olacaktır. Bu bağlamda Doğu ve Batı toplumlarının temel anlamda devletten beklediği benzeşse de asıla inildiğinde farklılıklar yavaş yavaş ortaya çıkacaktır. Beklentilerin farklılaşması bir bakıma siyasetin doğası gereği pratikleri de farklılaştıracaktır. Siyasetin farklılaşması demek atılacak adımların farklılaşması anlamına gelecektir. Böylece devletin bir mekândaki politikası farklılaşacak ve halk, değişen bu politikalara göre devletini yeniden tanıyacaktır. Muş ilinin temel siyasal karakteristiği devlet yetkililerinin önemli olduğu yönündeki intibasıdır.
Muş halkı, devletin ildeki en büyük amirine saygı duyar ve onu dinler. Özellikle 15 Temmuz 2016 gecesinde Sn Seddar Yavuz’un balkon konuşmasında bunu bilahare gördük. Buradan yola çıkarak Muş halkının yeni valimiz Sayın Aziz Yıldırım’ı bağrına basacağı açıktır. Çünkü toplumsal problemlerin çözüm bulabileceği tek ve en yüksek devlet makamı Muş valiliğidir. Valinin değişmiş olması devletin ile bakışının değişmesi anlamına gelmeyeceği gibi politikalarda da temel farklılıklar olmayacaktır. Lakin en çok beklenen hizmetin nasıl ve hangi zamanlarda yapılacağıdır. Şu an Muş halkı Sayın Valimizin hizmetlerini samimi bir yaklaşımla bekliyor. İnşallah Rabbim mahçup etmez. Vesselam..”
İlginizi Çekebilir
- Salı 14.9 ° / 4.5 ° Güneşli
- Çarşamba 15 ° / 5.1 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
- Perşembe 11 ° / 6.3 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı

