‘DÜŞÜNMEK FARZDIR´ KONFERANSI VERİLDİ

İlim Yayma Cemiyeti Muş Şubesi´nin davetlisi olan Şair ve Yazar Metin Önal Mengüşoğlu, ‘Düşünmek Farzdır´ konferansı verdi

GÜNCEL 24.03.2017 19:38:33
‘DÜŞÜNMEK FARZDIR´ KONFERANSI VERİLDİ

İlim Yayma Cemiyeti Muş Şubesi, ‘düşünmek farzdır’ konulu bir konferans düzenledi. Öğretmenevinde düzenlenen konferansa AK Parti Muş Milletvekili Mehmet Emin Şimşek, Belediye Başkanı Feyat Asya, Şair ve Yazar Metin Önal Mengüşoğlu, Üniversitenin akademik ve idari personeli yanı sıra öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

Programın açılış konuşmasını İlim Yayma Cemiyeti Üyesi, Araştırma Görevlisi Cahit Karaalp yaptı. Aklı kullanmanın önemine değinen Karaalp, gerçek akıllı insanın ahiret için çalıştığını söyledi. Ardından programa konuşmacı olarak katılan Şair ve Yazar Metin Önal Mengüşoğlu, ‘Düşünmek neden farzdır?’ konusunu ele aldı.

Önemli ve detaylı bilgiler veren Mengüşoğlu, “Neden düşünmek farz? Neden ‘düşünmek farzdır’ diyorum bunu konuşmamın başında belirtmem gerekir. İnsanın bir işi var ki ancak asaleten olursa geçerli olur; emaneten ve vekaleten olmaz. O da düşünmektir. Düşünmek akletmektir, akıl faaliyeti sonrasında İman ortaya çıkar. Selim akıl, vahye aykırı bir fikre iman etmez. Kim düşünmeyi terk etmişse insanlıktan çıkmış demektir. İnsan beyni ile düşünmez. İnsan kalbiyle düşünür. Sadece Kur’an demiyor ilkel zannedilen ve kavimler içerisinde de bunu tespit etmişler. Yunk Kızıldereliyi dinlemiş dinlemiş, sonra siz batılılar demiş ki ne tuhafısınız. Yunk ne tuhaflığımızı gördün demiş. Kızıldereli insan kalbiyle düşünüyor demiş. Böylece Yunk Freud’un çizgisinden ayrılmış rivayete göre. Benim konuşmamdan sonra her şeyi tartışabiliriz. Sürçü lisanda bir yanlışlıktır. Düşünce caddesinden geçmeyen hiçbir insan iman edemez. Yürümemiş insan, dogmatik bir bağlam olabilir ama düşünce caddesinden geçilmemişse iman değildir. Bunun için düşünmek farzdır. Her hitap mutlaka bir muhataba karşı sarf edilir. İnsan düşünerek muhatap oluyor. İlahi hitaba düşünerek muhatap olduğumuz için Kur’an-ı Kerim’in her ayeti düşünceye hitaptır. Düşüncenin ilahi hitapta karşılıkları vardır. İsim olarak ilahi kelam akıl diye bir organdan söz etmez. Akıl etmekten söz eder. İlahi hitaptaki kalp insana yaratılışının son safhasında insanda mevcut olan varlık sonucu, ilahi muhataba muktedir olabilmedir. Yürek açılıp kapanıyor. Kalp kelimesinin anlamı değişip dönüşebilen bir kavram. Bazıları 6. his, fıtrat v.s diyorlar. Böylesi bir cevher duygularından, düşüncenin de temel merkezidir” dedi.

“İMAN AKILLA OLMAZ, GÖNÜLLE OLUR, ONUN İÇİN BEN KALP İLE DÜŞÜNMEKTEN SÖZ EDİYORUM”

İslam coğrafyasında yaşananlardan örnekler vererek konuşmasına devam eden Mengüşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “İnsanlar bu yüzden yaratılmadı. Bütün insanlar birbirinden farklıdır. Fiziki değil, karakter, mizaçları, hazları da farklı. Robotik davranışlarla hayatı devam ettirirse, bu bitkisel ve hayvani bir hayattır. Nazım Hikmet’in ilk şiirlerinin isimleri Allah-u Ekber, İslami imgeler yazarak başlıyor edebi hayatına. ‘Günün birinde anlamaya, başlıyorum anlamayı yitirmenin pahasına’ diyor. Daha önce kendisinde inanmayı yitirdiğini söylüyor. Atalar kültüründen gelen bir bağlanmayı kaybediyor. Atalar kültürünü devam ettiriyordu. Anadolu’nun bütün renkleri İstanbul’da belki Ayasofya’dan işitiyor karalıyor. Anlama ve inanma arasında bir çelişki var. Elmalı’ya dönersek, ‘biz üzerinde düşünülebilir bir gabya iman ediyoruz’ diyor. İman akılla olmaz, gönülle olur, onun için ben kalp ile düşünmekten söz ediyorum. İnsanoğlu kıymetli mülkünü, malını emaneten sürdürebilir. Külçe altını varsa komşusunun kasasına emanet edebilir. İnsanın emaneten sürdüremeyeceği ancak asaleten sürdüreceği davranışı düşüncedir. Bunun akıl etme sonu da imandır. Başka hiçbir cadde yoktur. Lakin geleneğimizin şöyle bir hastalığı var, İslam’ın İmanın şartları var. Halkını geri zekâlı farz etmiş birtakım ulemanın siyasiler tarafından yönlendirilip, halkı drajelere, haplara çevirerek, şart 5’tir, aç ağzını yut, yuttu ama hazımsızlık yaptı. İşte 15 Temmuz’u var eden meczup, DEAŞ oradan çıktı. Mekke’deki müşriklerin çoğu okuryazar değildi. Diyanet ansiklopedisinde bir söz var. Resulullah döneminde iman edenler anladıklarına, inkar edenler anladıklarına inkar ettiler. Taklit İslam’ın övmediği bir şeydir ve “yularını başkasına vermek” anlamına gelir. İşte dini böyle anlayanlar bir meczubun peşine takılıp darbe girişiminde bulundu. Bu meczup için ilk defa 1973 yılında “haşhaşi” tanımlamasını kullanan benim!” Taklide devam edecek olursak, mümin için taklit caiz değildir. Asıl olan taklit değil, tahkik’tir. Düşüncelerimizi atalarımızdan alırız, kanaat önderlerimizden alırız, bizim yerimize düşünen ağabeylerimizden- üstatlarımızdan alırız. Nasıl olsa onda var. Biz ondan alırız. Burada bir yanlışlık var, çok önemli bir yanlışlık var. İşte bu çok önemli yanlışlığı anlatmak için ‘düşünmek farzdır’ diyorum.”

“İMAN, YAKİNDİR YANİ BÜTÜN ŞÜPHELERDEN ARINMA HALİDİR”

“Kur’an beynin değil, kalbin akletme faaliyetinden söz eder” diye ifade eden Mengüşoğlu, şunları söyledi: “Kur’an beynin değil, kalbin akletme faaliyetinden söz eder. Biz akledilebilir bir gaybe iman ediyoruz. İman, yakindir yani bütün şüphelerden arınma halidir. Akletme sağlama yapma işidir. Düşünmek bir insanın cihad etme işidir aynı zamanda. Hiçbir yerde Kur’an akletmeye bir sınır koymaz, aksine Kur’an birçok yerde bu işi az yaptığımızı söylüyor. O zaman bunu çok yapmakla mükellef olduğumuz çıkar ortaya. Kur’an’ın akıldan değil akletmekten söz etmesi, düşünmenin sürekli bir faaliyet olduğuna işaret eder. Biz müminler ayin, tören, şölen mi yapıyoruz asla. Manifestonun ilk kelimesi Allah’u Ekber. Yalnız onun huzurunda eğilir, secde ederim diyen insanın manifestosudur. Fatihasız namaz olmaz. “İyyakenabudu” yalnız senden yardım isterim. Akıl kelimesini ilahi kelam kullanmadı. Akıl etme imanın eş değerlisidir. Temiz ve ulvi duygularla birlikte fikrin, zikrin aktif kılındığı, duyguların kalbe aktarıldığı bilgi ve veri hazinesinden derin düşünceye dalarak bütün kaygılardan endişelerden, yabancı unsurlardan kurtulduktan sonra, nihai kaygının da ortadan kalktığı anda akıl ediyoruz. Üretime geçiş, kaygıları kaldırıp bütün ilahları reddeden andır. Bunun için düşünceye ihtiyaç vardır. Akıl etme ilahi kelamda geçtiği için daraltılmış bir zihinle meseleye bakmak zorunda kalıyoruz. Müslüman doğruyu arayandır. İnceleme ve araştırma olmaksızın inanç tanımlanıyor ama Müslüman arayandır. Allah aramayanı pislik içinde bırakır. Zulümdür, fısktır, cehalettir buradaki pislik. Cahilden yüz çevir, müşrikten yüz çevir. Zannın çoğundan sakının der. Amasız fakatsız bir ikaz vardır. Ne kadar az düşünüyorsunuz doğru mu? Yeter ya fazla düşündüm. Bir deve yükü kitap almışsın. Bu kadar düşünme aklını yitirme, ama Kur’an ne diyor az düşünüyorsunuz.”

“AŞK LEYLEK HİKÂYESİNDEKİ GİBİ İNSANIN AKLINI BAŞINDAN ALIR”

Aşk, aklı sarar, sarmalar adeta bir sarmaşık gibi kuşatır diye vurgulayan Mengüşoğlu, “Onun için aşık olanlar sağlıklı düşünemezler. Ben bizim literatürümüzde aşk kelimesinin olmasını reddediyorum. Bizde muhabbet vardır, meveddet vardır. Aşk Leylek hikâyesindeki gibi insanın aklını başından alır ve kötü bir sonla sonuçlanabilir. İnsan kalbinin selim olması hali mecburiyeti vardır. Kalp selim kalmalı. Kalbe dönelim, ilahi hitap 3 tip kalp der. Selim, marazlı ve mühürlü kalp. Selim Hz. İbrahim ve müminlerin kalbidir. Gurur, kibir sahibi olmayanların, şefkat merhamet taşıyanların kalbidir. Üzeri örtülmemiş olan vicdan. Marazlı kalp hastalıklıdır, Bilgisayar gibi ekrana bir şey gelir ama arızalıdır, anlamsız şeylerden ibarettir. Heves olarak, arzu olarak geçer. Mühürlü kalp ise tamamen kapatılmıştı, nakş olunmuştur. Tabiata devredilmiş ve hiçbir üretime geçmez. Cemil Meriç yanılıyor. Ama tespit anlamında haklı ama İslam, ilahi hitap böyle bir şey söylemez. Kitabı mukaddes insanı duygularından yakalayarak insanı inanca davet eden haldedir. Duygu sömürüsünden yakalar. Ağlama duvarının önünde kişi nasıl bir seremoni, tören, ayin peşindedir. Müzik eşliğinde yapılan törenlerden anlaşılıyor ki o ahali avlanmıştır” şeklinde konuştu.

Mengüçoğlu’nun konuşmasının ardından katılımcıların sorularının cevaplanması ve kitap imzalama etkinliği ile konferans son buldu.

İlginizi Çekebilir

FIRTINADA MAHSUR KALAN AFAD EKİPLERİ KURTARILDI

MAUN’DA DÜNYA KADINLAR GÜNÜ FARKINDALIK SÖYLEŞİSİ DÜZENLENDİ

YEŞİLAY GÖNÜLLÜLERİ MUŞ’TA BİNLERCE KİŞİYE BAĞIMLILIK EĞİTİMİ VERDİ

ERENTEPE’DE RAMAZAN DAYANIŞMASI: 500 HANEYE GIDA KOLİSİ ULAŞTIRILDI

KADIN GİRİŞİMCİDEN EVLENMEYE HAZIRLANAN ÇİFTLERE BÜYÜK JEST

BURSA MUŞSİAD AİLESİ İFTAR SOFRASINDA BULUŞTU

VALİ ÇAKIR: “KADINLAR TOPLUMUN EN KIYMETLİ HAZİNESİDİR”

BAŞKAN BARIŞAN, “KADIN AİLENİN DİREĞİ, TOPLUMUN TEMEL TAŞIDIR”

MUŞ'TA MART KAPIDAN BAKTIRDI

CHP’Lİ RIZVANOĞLU VARTO’DAKİ JES PROJESİNİ MECLİS GÜNDEMİNE TAŞIDI

  • Salı 14.1 ° / 2.7 ° Güneşli
  • Çarşamba 13.7 ° / 3.3 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
  • Perşembe 14.7 ° / 3.2 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 25 19 2 4 41 61
2.FENERBAHÇE A.Ş. 25 16 0 9 32 57
3.TRABZONSPOR A.Ş. 25 16 3 6 22 54
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 25 13 5 7 15 46
5.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 25 12 7 6 17 42
6.GÖZTEPE A.Ş. 25 11 5 9 10 42
7.KOCAELİSPOR 25 9 10 6 -3 33
8.SAMSUNSPOR A.Ş. 25 7 7 11 -3 32
9.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 25 7 9 9 -3 30
10.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 25 7 9 9 -10 30
11.CORENDON ALANYASPOR 25 5 8 12 -4 27
12.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 25 6 12 7 -6 25
13.TÜMOSAN KONYASPOR 25 5 11 9 -10 24
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 25 6 13 6 -15 24
15.İKAS EYÜPSPOR 25 5 13 7 -17 22
16.KASIMPAŞA A.Ş. 25 4 12 9 -15 21
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 25 3 11 11 -27 20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 25 3 17 5 -24 14