Muş Gençlik Merkezinde hafta sonu iki gün boyunca iki oturum halinde düzenlenen seminer İl Milli eğitim Müdürü Cevdet Arslan tarafından yapılan açılış konuşmasıyla başladı. Her iki programda da genç eğitimcilere hitap eden Vali Yavuz; “Kıymetli arkadaşlar sizlerle bir araya gelmekten onur duymaktayım, hepinizi sevgiyle kucaklıyorum. Hepinizin de bildiği gibi öğretmenlik; insanları aydınlatmanın, onlara güzel davranışları öğretmenin yanında kutsal tarafı ağar basan bir meslektir. Öğretmenlik bir iş ve meslekten öte bir adanmışlığı ve bir hayat biçimini de ifade eder. Öğretmenlik sanıldığı gibi ders saatinden ibaret bir meslek değildir. O nedenle mal üretmeye hiç benzemez. Mal üretiminde yanlış üretim yaparsanız telafi etmeniz mümkün olabilir. Ama bazen bilerek, bazen bilmeyerek veya ihmal ederek insanları yanlış yetiştirirseniz bir neslin helak olmasına sebep olursunuz. Değerli arkadaşlar, eğitim kurumlarımızda bizim arzu ettiğimiz; milli ve manevi değerlerine bağlı, temel insani değerleri benimsemiş, vatanına milletine bağlı, insanlara faydalı olan insan yetiştirilmesi için çalışıyoruz. Hiçbir din, hiçbir öğreti; hırsızlığı, katil olmayı, insanları katletmeyi övmez. Tam aksine bunların kötü davranışlar olduğunu ve bunlardan uzak durulması gerektiğini söyler. Dolayısıyla eğitimde bu doğal yasaları çocuklarımıza anlatabilsek bir hayli mesafe alabileceğimizi düşünüyorum. Çocuklarımıza daha fazla sevgi gösterin ve onlara yeni ufuklar açarak değerler eğitimiyle donanmış nesiller yetişmesini sağlayın. Bizler Dünya’daki en son evrensel imparatorluğun sahibiyiz. Bunun çok derin anlamları var. Birincisi burada etnisite yoktur. Hâkim bir anlayış vardır ama netice itibari ile her ırkın sahiplendiği bir Osmanlı İmparatorluğu vardı. Bunun Cumhuriyete yansımalarına bakıldığında, zaman zaman söylemlerde sorun olsa da bu gelenek birden bire kesintiye uğramaz. Mesela ben kürdüm diyen biri Cumhurbaşkanı seçilebilir, bakanlarınız ben kürüdüm deyip bakanlık yapabilir, Vali olabiliyor. Biz devlete kamu personeli alırken hiç kimsenin etnik kökenine bakmıyoruz. Devletimiz, ülkemizde yaşayan 79 milyon vatan evladını aynı gözle görüyor ve aynı şefkatle kucaklıyor. Örneğin; sizler atandınız, kim sizlere etnik kökeninizi sordu? Kimse sormadı ve bu ilk defa mı yapılıyor? Hayır, bu hep böyleydi. Çalıştınız atandınız. Elbette çeşitliliğimizi zenginlik olarak görüyoruz. O nedenle ayrımcılığın her türlüsüne karşıyız. ”dedi.
Ülkemizin yeniden dirilişini ve bölgemizdeki sorunları da analiz eden Vali Yavuz, konuşmasının devamında; “Kıymetli arkadaşlar, kapitalizmin hüküm sürdüğü günümüzde bizlere medeniyet dersi verenlerin medeniyeti ve insan haklarını sadece kendilerinden yana kullandıklarını görüyoruz. Bakın İslam Coğrafyasında meydana gelen zulme Avrupalılar tepki göstermiyor. Suriye, Arakan, Halep tüm bu ülkelerde Müslümanlara zulüm edilirken yine bizler sahip çıkıyor ve kucak açıyoruz. Tarih boyunca zulme uğrayan insanların sığındığı tek ülke her zaman Türkiye Cumhuriyeti Devleti olmuştur. Hepinize geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızla birlikte başarılar dileyerek, sizlere hayırlı, huzurlu, sağlıklı bir yaşam temenni ediyorum.” Dedi.