´´ACİLLER ACİLLİK OLMUŞTUR!
Muş merkezde günde bin 400 kişinin acil servis başvurusunun yapıldığını belirten Muş Tabip Odası Başkanı Dr. Kenan Şeker, ´´11 yıldır uygulanan sağlık politikası yüzünden, Türkiye´de sağlığın getirdiği açmazların pek çoğunu, özellikle acil servislerde
Muş merkezde günde bin 400 kişinin acil servis başvurusunun yapıldığını belirten Muş Tabip Odası Başkanı Dr. Kenan Şeker, “11 yıldır uygulanan sağlık politikası yüzünden, Türkiye’de sağlığın getirdiği açmazların pek çoğunu, özellikle acil servislerde yaşamaktayız.” Dedi
Muş Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Kenan Şeker, Türkiye’de ve özelde Muş’ta da 11 yıldır uygulanan sağlık politikaları yüzünden, Türkiye’de sağlığın getirdiği açmazların pek çoğunu, özellikle acil servislerde yaşandığını belirtti. Sadece Muş’ta günde bin 400 kişinin acil başvurusunda bulunduğunu ifade eden Dr. Şeker, “Sadece Muş merkez de günde ortalama 1400, yılda 500 bin hasta ile Türkiye genelinde yılda 90 milyonun üzerinde acil servis başvurusu ile nüfusunun üzerinde acil başvurusu yaşanan tek ülke konumuna gelen Türkiye’de acil servisler içinden çıkılmaz bir hale gelmiştir.” Dedi.
“AKIL VE BİLİM DIŞI BİR DÜZEN KURULMUŞTUR”
Sağlık Bakanlığı’nın resmi ağızlardan açıklamalarına göre acil servislere yapılan hasta başvurularının %70’i acil olmayan vakalardan oluşmakta olduğunu kaydeden Dr. Şeker, şunları söyledi: “Bu sayı muhtemelen ilimiz de çok daha fazladır. Yurttaşların sağlık hizmeti alım biçimini değiştiren sağlık politikaları sağlık hizmetini büsbütün tüketim nesnesine dönüştürmüştür. Tükenen sadece sağlık hizmeti değil aynı zamanda hastalar ve sağlık çalışanları olmuştur. Doktor doktor dolaşan, ancak bir türlü nitelikli sağlık hizmeti alamayan, tedavi olamayan yurttaşlar ellerinde torba torba ilaç ve tetkiklerle gece gündüz acil servileri doldurmaktadır. Acil servislerdeki sorunları görmezden gelen bakanlık, bir de aile hekimliği uygulamasıyla acil servislerdeki deneyimli hekimleri aile hekimi yapmış ve bu uygulamasıyla acil de nöbet tutacak doktor bulmakta zorlanmış, mevcut hekimlere yasal mevzuatın çok dışında çok sayıda nöbet tutturmaya çalışmış; Ne yapacağını şaşıran Bakanlık acil dışındaki uzman hekimleri alanı dışında hasta bakmaya zorlamaya başlamıştır. Göz doktoruna kalp hastası, kulak burun boğaz doktoruna safra kesesi hastası, beyin cerrahına karın ağrısı hastası, cilt doktoruna bel fıtığı hastası baktıran akıl ve bilim dışı bir düzen kurulmuştur.”
Dr. Şeker, “Şimdi de birinci basamak sağlık hizmetlerini dönüştürerek sözleşmeli ve “her işi yapar” statüsüne çevirdiği aile hekimlerine “gündüz aile hekimliği, gece hastanede acil hekimliği yap” diyerek iyice kavramları birbirine karıştırmaktadır. Hemşireleri, ebeleri önce mesleki unvanlarını alıp “aile sağlığı elemanı”na dönüştürmekte, sonra da “gündüz aile sağlığı merkezinde geceleri de acillerde çalış” demektedir. İlimizde de bu uygulama ile aile hekimlerine mesaiden sonra Devlet Hastanesi acillerin de 16.00–24.00 saatleri arasında Nöbet uygulaması başlamış, aile hekimlerine yeşil alana giren yani acil de aciliyeti olmayan hastalara bakmaları istenmiştir ve maalesef aile hekimleri suya sabuna dokunma felsefesi ile bu duruma seyirci kalmış, haklarını arama dik durma davranışını sergileyememiştir. Hastanelerde de triaj uygulaması olmadığından aile hekimleri ve aile sağlığı elamanlarına hiç bir iş yapmadan sadece mesai doldurma uygulaması getirilmiştir. Kaldı ki hekimden hastalara sen acilsin sen acil değilsin diye ayrım yapılmasını acil olmayan hastalara 12 tl`lik bir katılım payını ceza olarak ödettirmeyi, bu uygulama ile hekim ile hasta ve hasta yakınlarını karşı karşıya getirmeyi planlamaktadır. Sağlık çalışanlarına şiddetin çok fazla olduğu bir bölge ve dönemde bu uygulama şiddeti körükleyeceği aşikardır. Sağlık uygulamalarının sıkıntılarını hekime ödetmeyi ve de hasta ile hekimi karşı karşıya getirecek uygulamaların karşısındayız ve de tüm meslektaşlarımızı bu konuda dik durmaya yasal haklarının arkasında olmaya davet ediyoruz.” Dedi.
“SAĞLIK ÇALIŞANLARI GÖREV TANIMLARINI ŞAŞIRMIŞ DURUMDADIRLAR”
Uygulama ile hekimler de sağlık çalışanları da ne yapacaklarını, nerede görev alacaklarını, görev tanımlarını şaşırmış durumda olduklarını ifade eden Dr. Şeker, “Şimdi Sağlık Bakanlığının akıl ve bilim dışı uygulamaları nedeniyle acil servislerde gelinen nokta gerek uzman hekimler ile aile hekimlerini gerekse acil servislerde çalışan hekim dışı sağlık personelini birbirine düşüren, çalışma barışını bozan bir noktaya gelmiştir. Kaldı ki aile hekimi ve aile sağlığı elamanına bir günde 19 saat mesai yaptırılmaya çalışılmaktadır. İş kanununa göre günde 11 saatten fazla çalıştırılma yapılmaması gerekirken sağlık emekçisi günlük 19 saat çalışmaya zorlanmaktadır, üstelik nöbet ertesi izinleri de yoktur. Acil serviler de yaşanan kaosu çözmekle görevli olan Sağlık Bakanlığı şimdi hekimleri fazladan çalışmaya zorlamakta ve de birbirine çarpıştırarak sorunlara çare aramaktadır. Gelinen tablo bu ülkeyi yönetenler açısından utanç vericidir!.” Dedi.
“SAĞLIK ALANINDAKİ YATIRIMLAR ADİL DAĞITILMIYOR”
Sağlık alanında ki yatırımların adil dağıtılmadığını vurgulayan Dr. Şeker, “Muşumuzu sistematik olarak bölgedeki ve Türkiye`de ki diğer şehirlere oranla geri bırakan hükümet, hekim atamaları konusunda aynı kararlı duruşunu sergilemeye devam etmiş, acil servisin omuzun da ki yükü sistematik olarak artırmıştır. Acil servisler yurttaşın perişan olduğu, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının her gün dayak yediği gerilim ortamlarına dönmüştür. Aciller acillik olmuştur. Sağlık Bakanlığı’nın teşkilat yapısının bölünmesiyle, hastanelerde yeterli acil servisler konusunda eğitim almış, deneyimli pratisyen hekim bırakılmamasıyla sorun büsbütün derinleşmiştir. Acil serviste yaşanan sıkıntıların sorumlusu hekimler değildir aksine mağdurudurlar. Bir kez daha Sağlık Bakanlığı’na sesleniyoruz: Bir yanlışı başka yanlışlarla düzeltemezsiniz! Acil sağlık hizmetlerinde alanı dışındaki uzmanları ve aile hekimlerini çalıştıramazsınız. Uzman hekim, aile hekimi ve pratisyen hekim üyelerimizin tümü yanlış sağlık politikasından zarar görmektedir ve hep birlikte mağdur olmaktadır. Gelinen aşamada hastane kadrolarını ihtiyaca göre planlayamayan ve sorunların ortaya çıkmasına neden olan da, çözüm üretmek konusunda samimiyetle adım atması gereken de sizlersiniz. Gerçekten sorunları çözmek istiyorsanız başta Türk Tabipleri Birliği olmak üzere sağlık alanındaki emek ve meslek örgütleri ile birlikte bir çalışma yürütmek zorundasınız.” Dedi.
“YAPILMASI GEREKNLER”
Kamu hastaneleri birliklerindeki pratisyen hekim kadro sayısının artırılması ve eksik kadroların tamamlanması gerektiğini kaydeden Dr. Şeker, “Bu noktada yangın yerine gelmiş acil servislerin biraz olsun rahatlaması için ivedilikle yapılması gerekenler şunlardır: Yerellerde tabip odalarının da içinde bulunduğu sağlık çalışanlarının örgütleri ile idareciler bir araya gelerek çözüm sağlanmasında birlikte değerlendirmeler yapabilmelidirler. Acil tıp uzmanlarının kısa sürede yeterli düzeye çıkmayacağı açık olduğundan pratisyen hekimlerin acil serviler de çalışmaları için, acillerde çalışan hekimlerin ekonomik mağduriyetlerinin giderilmesi de dahil olmak üzere gerekli düzenlemeler yapılmalı, niteliği artırmak için gerekli eğitimlerin verilmesi sağlanmalıdır. Muş Tabip Odası olarak tüm TTB odalarıyla beraber, uzmanından aile hekimine, iş yeri hekiminden pratisyen hekimine kadar ayrımsız tüm hekimlerin örgütü olan odamız yukarıda değinilen acil tedbirler alınmadan, sağlık çalışanlarını hedef gösteren, türlü çeşit adaletsizliklerle birbirine düşüren politikalarınızla sonuna kadar mücadele edeceyiz.” Şeklinde konuştu.
İlginizi Çekebilir
- Çarşamba 13.7 ° / 3.3 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
- Perşembe 14.7 ° / 3.2 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
- Cuma 14.7 ° / 3.9 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı

