MEDAV Vakfı Başkanı Tayip Elçi, İslam alimlerinin ancak medreselerin yetiştirebileceğini belirterek, imam hatiplerin ve ilahiyat fakültelerinin bu görevi yerine getiremeyeceğini söyledi
Medrese Alimleri Vakfı (MEDAV), 10. istişare toplantısını Bulanık ilçesine bağlı Adgon köyünde Şeyh Taha Medresesi`nde yaptı. Mehmet Emin Seydagil`in ev sahipliğinde yapılan toplantıya Muş İl Müftülüğü yetkilileri, ilçe müftüleri, bölgenin tüm illerinden gelen Yüksek İstişare Kurulu üyesi, alim, akademisyen ve kanaat önderleri katıldı. Kur`an-ı Kerim tilaveti ile başlayan toplantıda medreselerin müfredatı üzerinde müzakere ve istişarelerde bulunuldu. Toplantıda bir konuşma yapan Prof. Dr. Mehmet Halil Çiçek, Türkiye`deki resmi kurumların İslam alimi yetiştirmekten uzak olduğunu belirterek, ümmete dini konularda rehberlik edecek alimlerin, İslam tarihinde olageldiği gibi, ancak medreselerde yetiştirilebileceğini söyledi.
“MEDRESELER ASRIN İHTİYAÇLARINA GÖRE YENİDEN DİZAYN EDİLMELİDİR”
Medreselerde asrın ihtiyaçlarına göre yeniden dizayn edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Çiçek, “Medrese müfredatı asrın imkanları ve şartlarına uygun şekilde yeniden düzenlemeye ve dinamizme edilmesi gerekir. Medreselerin eskiden olduğu gibi halka İslami yeniden tebliğ etmesi, alimlerin halkın içinde olması gerekir. Bunun olabilmesi için de medreselerin eski işlevlerini kazanması ve daha ön planda olması gerekir.” dedi.
“İSLAM ÂLİMLERİNİ ANCAK MEDRESELERİN YETİŞTİREBİLİR”
Medrese Alimleri Vakfı (MEDAV) Vakfı Başkanı Tayip Elçi ise İslam alimlerinin ancak medreselerin yetiştirebileceğini belirterek, imam hatiplerin ve ilahiyat fakültelerinin bu görevi yerine getiremeyeceğini söyledi. Medreselere zeki çocukların kazanması gerektiğini belirten Elçi, “Milletimiz bugüne kadar dilini, kültürünü, gelenek ve göreneklerini tüm zorluklara rağmen unutmadıysa bugüne kadar bunu sürdürebiliyorsa bundan medreselerin çok büyük bir rolü vardır. Medreselerde birçok çocuk okumaktadır. Ancak genellikle zeki olan çocuklar medreselere gelmemektedir. Aileler yaramazlık yapan, normal okullarda başarılı olmayan veya çeşitli konularında başlarına bela olan çocuklarını medreseye gönderirler. Elbette bu çocukların ıslah edilmesi ve belli bir eğitimden geçmesi gerekir, ancak bir kişinin alim olabilmesi için de zeki olması gerekir. Çünkü tüm alimler aynı zamanda da zekidirler. Yine aynı zamanda alimler medreselerden çıkar. İmam hatip ve ilahiyat fakülteleri çok faydalı kurumlar, ancak buralardan çok nadir böyle büyük alimler çıkar.” dedi. Bir çok alimin müderris medrese müfredatı ile ilgili eleştiri ve müfredatın zenginleştirilmesi ile ilgili öneri ve eleştirilerinden sonra toplantı son buldu.