EMEK VE DEMOKRASİ PLATFORMU´NDA ROBOSKİ´ EYLEMİ
Muş Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri, Şırnak´ın Uludere ilçesinde 34 kişinin öldüğü hava operasyonunun 4. yılı nedeniyle basın açıklaması yaparak Roboski katliamını kınadı
Belediye Meydanı’nda toplanan platform üyeleri adına açıklama yapan Demokratik Bölgeler Partisi(DBP) Muş İl Başkanlığı Yöneticisi Sinan Ertuğrul, Roboski’nin bir kan gölü olduğunu söyledi. Egemenler tarafından yazılan tarihin ve çizilen sınırların Kürt halkının yaşama yansıyan kısmının yoksulluk, katliam, kan ve gözyaşı olduğunu ifade eden Sinan Ertuğrul, tarihin Kürt’lerin mağdur edildiği yüzlerce katliamla dolu olduğunu belirterek, “Roboski de bunlardan biridir. 34 insanın vahşice katledildiği kan gölüne dönüşmüş köyün adıdır. Roboski, kendisine yoksulluk dayatılmış insanların bir türlü içe sığmayan sahte sınırları geçerek yaşamını sürdürecek bir işle meşgul olmasının adıdır. Kimi okul harçlığını çıkarmak, kimi o çok istediği elbiseyi alabilmek, kimi evinin üç-beş öteberi ihtiyacını karşılamak için uğraşıyordu. Öğretime imkânı olmayan bu insanlar, ya açlıktan ölecek ya da bir şekilde yaşamlarını sürdürecek bir şey bulacaklardı” dedi.
“Ülkede hırsızlığın, yolsuzluğun, rüşvetin ve tüm kirli yolların meşru olduğu gerçekliğini görmeyenler, egemenliklerini yoksul köylüleri öldürerek pekiştirmeyi uygun gördüler her zaman” diyen Ertuğrul sözlerini şöyle sürdürdü; “İşte Roboski bu çirkin egemenlik anlayışının, bu sahte ve insanlıktan yoksun anlayışın eseriydi. 24 tanesinin 20 yaşın altında olduğu 34 insanımız paramparça edildi. İnsan parçaları torbalar konarak taşındı bir kilo çay, iki kilo tütün ve iki depoda mazot taşıyan katırlara bu sefer parçalanmış insan cesetleri yüklendi. General Mustafa Muğla’nın Van Özalp’ta, 1943 yılında, hayvan kaçakçılığını suçlamasıyla, sorgusuz sualsiz katlettiği 33 kişi gibi, Roboski de aynı akıbeti paylaştı. Şairin, ‘pasapotta ısınmamış içimiz, budur katilimize sebep suçumuz’ dediği gibi sahte sınırlara içi ısınmayan yoksul Kürt köylüsüne ölümü reva görenlerin işidir Roboski. Egemenlerin Roboski’de saklamaya çalıştıkları katliamcı yönleri, bugün artık çok net biçimde Sur’da, Cizre’de, Silopi’de, Silvan’da, Dargeçit’e tüm çıplaklığıyla ortadadır. Üç aylık bebekten tutun da hamile kadınlara, gencecik insanlardan tutun da seksen yaşındaki yaşlı insanımız kadar herkesi, keskin nişancılar tarafından adeta insan avı gibi katledildiği yönleri yaşıyoruz. Tüm bu katliamlara dün olduğu gibi bugün de halkımız direniyor ve cevap veriyor. Bölgemizin her yeri ileride insanlığın korunduğu yerler olarak koruma altına alınacak. Vahşete karşı direnen insanlar olarak tarihe geçecek bugündür. Halkımıza ölümü reva gören tüm vahşet politikalarını ve bu politikanın uygulayıcıları kınıyoruz. Şu unutulmasın ki, zafer direnen halkımızın olacaktır.”
“AİLELERİN HUKUK MÜCADELESİNİN KARŞILIĞI VERİLMEDİ”
Daha sonra konuşan Hakların Demokratik Partisi (HDP) Muş Milletvekili Burcu Çelik Özkan ise, Roboski katliamının 4. yılı olduğunu hatırlatarak, bu dört yıl süre zarfında, ailelerin hiçbir şekilde hukuk mücadelesine de karşılık verilmediğini söyledi. 17 aydır Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvurulardan da herhangi bir sonuç alınmadığını dile getiren Burcu Çelik Özkan; “Memleketimizde yargı adına, insanlık adına gerçekten konuşamayacağımız bir süreçten geçiyoruz. Fakat bu ülkede barışı isteyen, bu ülkede huzuru isteyen, bu ülkede tüm halkların birlikte yaşayabileceğine inanan milyonlar var. Bu topraklarda yaşayan ve sadece eşit koşullarda, eşit şartlarda yaşamak isteyen bu halkların sesini hiçbir topla, hiçbir tankla, hiçbir zalimane tavırla asla gasp edemezsiniz” dedi.
Bölgede yaşanan olaylara da dikkat çeken Burcu Çelik Özkan; “Son günlerde yaşadığımız süreç, emin olun ki sadece Kürt halkı için değil yüreği geniş, vicdanlı tüm Türkiye halkları nezdinde de kabul edilmeyen bir süreçtir. Bir halk düşünün ki sadece var olabilmesi için, sadece ben de varım diyebilmek için hiçbir halk bu kadar ölmemiştir. Dünyaya Kürt halkı olarak gelmek sadece Türkiye sınırlarında ne yazık ki eşit olmayan ve sürekli katliamlarla karşı karşıya bırakılan bir halk noktasına gelmiştir. Fakat bizler ne Roboski’de katledilen 34 insanımızı, ne sonrasında bitmek tükenmek bilmeyen Suruç katliamında, Ankara katliamında katledilenleri ve bugün Kürdistan’ın dört bir parçasında devam eden özellikle Cizre’de, Silopi’de, Sur’da bu katliamlara karşı direnen halkımızı asla unutmayacağız ve onların yanında olduğumuzu her alanda, her koşulda tekrar tekrar yenileyeceğiz. Umut ediyorum ki, bu sesi Ankara’dan oturup bu katliamı yönetenler de duyuyorlardır. Türkiye halklarının sesini duymak, Kürt halkının demokratik ve insani olan bu taleplerini artık görmek zorundasınız. 3 yıl boyunca Kürt halkıyla yaptığınız görüşmeler ile Kürt halkının ne istediğini en iyi bilen yine sizlersiniz. Hiçbir katliam, hiçbir savaş, hiçbir top, hiçbir tank, halkın iradesini bastırmaya, sindirmeye yetemez. Bu iradeyi gasp etmeye asla yetemez. Emin olun saraylar mutlaka yıkılır. Ancak halklar her zaman daha da büyüyerek, daha da güçlenerek mücadelesini daha da yükseltecektir” diye konuştu. Platform üyeleri, yapılan açıklamanın ardından olaysız bir şekilde dağıldı.
İlginizi Çekebilir
- Salı 14.9 ° / 4.5 ° Güneşli
- Çarşamba 15 ° / 5.1 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
- Perşembe 11 ° / 6.3 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı

