Vali Seddar Yavuz’un öğrencilerle buluşma programına MŞÜ Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erdal Necip Yardım, Genel Sekreter Yrd. Doç. Dr. Orhan Keskintaş, Genel Sekreter Yardımcısı Yusuf Kenan Atılgan, akademik-idari personel ve öğrencilerin katıldı.
Program, Rektör Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat`ın açılış konuşmasıyla başladı. 15 Temmuz İşgal girişiminin ardından ilk geceden itibaren Valimiz ile sürekli iletişim içinde olduklarını ifade eden Rektör Polat, Üniversite ile Valilik arasındaki mevcut iyi ilişkilerin ve hukukun bu geceden sonra daha ileri boyuta taşındığını belirtti.
“Milletlerin, aslına bakılırsa insanların kumaşındaki kalite, ancak zor şartlarda kendisini belli eder” diye belirten Rektör Polat, Hz. Yusuf ve Hz. Meryem gibi en zor zamanlarda en doğru duruşu sergileyen tarihi şahsiyetlerin, gerçekte bu zorlu sınavdan başarıyla çıktıkları için insanlığa örnek olduklarını anlattı.
Prof. Dr. Polat, 15 Temmuz işgal girişiminin de işbu sebeple tarihi bir duruş olduğunun altını çizdi. 15 Temmuzda özellikle akademik ve idari personel ile öğrencilere teşekkürlerini ileterek ve tüm Muş Alparslan camiasını alınlarından öptüğünü ifade eden Rektör Polat, hayatı ve çalışmaları ile gençlere örnek olacak bir kişilik sahibi olarak Vali Yavuz’un dikkatle dinlenilmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Rektör Polat’ın konuşmasının ve 15 Temmuz darbe girişimi kısa filminin ardından kürsüye gelen Vali Seddar Yavuz, yoğun gündemlerine rağmen öğrencilerle hasbihal programına iştirak eden tüm akademik ve idari personele ve ilgiyle salonu doldurmuş olan öğrencilere teşekkür etti.
“VALİ YAVUZ, KENDİ HAYATINDAN ÖRNEKLER VERDİ”
Konuşmasına hayatından kesitler vererek devam eden Vali Yavuz, zorlu bir hayat geçirdiğini ifade ederek kendine güvenen, hedefi olan ve çalışan herkes için ülkemizde sınırsız imkânlar bulunduğunu ve hiçbir referansa gerek kalmadan liyakate göre Türkiye`de en iyi yerlere gelinebileceğini belirtti. Konuşmasında Osmanlı Devletinin son dönemlerinden bahseden Vali Seddar Yavuz, bugünü anlamak için bu dönemin anlaşılması gerektiğine değindi ve Osmanlı`nın rekabet gücünü kaybetmesi ile zaman içinde gerilediğini ve toparlanmak için Batı`ya tamamen uyum sağlama yoluyla sistemini değiştirmek durumunda kaldığını aktardı. Vali Yavuz Türkiye’de zaman içerisinde uygulanan katı laikçi uygulamalarla Osmanlı’dan tevarüs ettiğimiz gelenekten uzaklaşıldığını, sağ ve sol gibi özünde ekonomik anlamları olan kavramların ideolojik kamplaşmalara malzeme yapıldığını ifade ederek, 28 Şubat uygulamaları ile yerli ve milli unsurların tasfiye edilmeye çalışıldığını ifade etti. Burada ülkenin en önemli kaybının, dine ve dindara mesafeli tavır takınan resmi ideolojinin eğitim almak isteyen gençlerimizi FETÖ terör örgütünün okullarına mahkum ederek bir anlamda onların kucağına itmesi olduğunu dile getirdi.
“BU BÜYÜK MİLLET BU BÜYÜK İŞGALİ BERTARAF ETTİ”
Vali Yavuz, 15 Temmuz istila girişiminin ise Ortadoğu dizaynı çerçevesinde ülkemizi parçalamak amacıyla gerçekleştiğini söyleyerek bütün etnik unsurlarıyla bu büyük milletin bu işgali bertaraf ettiğini vurguladı. 15 Temmuz işgal gecesinde Valilik Konağında yaşadıklarını anlatan Yavuz, o gece çok zor, saniyelik kararlar aldıklarının ve belirsiz bir süreç yönettiklerinin altını çizdi. Darbe gecesi ailesi ile evini terk etmeyen bir Vali olarak şu an katılımcıların karşısına çıktığını ifade eden Vali Yavuz, özellikle o gece halkın konağın önünde toplanmasının kendisini çok duygulandırdığını ve unutulmaz bir hatıra olarak bu gecenin belleğinde kalacağını iletti. Alparslan ve Malazgirt motiflerine sahip bu şehrin insanlara bir vizyon, bir misyon yüklediğini belirten Vali Yavuz, Muş`a özel bir hassasiyet gösterilmesi gerektiğini, zira 15 Temmuzda bu ruhun meydanlara taşındığını ve bu şehrin tüm Türkiye`den daha hızlı ve daha güçlü şekilde direniş sürecine katılım gösterdiğini dile getirdi. Vahyi esas alan, aklı kullanan ve bir medeniyet tasavvuru olan dindar gençliğin bu ülkenin umudu olduğuna vurgu yapan Vali Yavuz, darbe girişimi süresince aktif şekilde meydanlarda seslerini yükselten Üniversitemiz personeline ve öğrencilerine de teşekkürlerini iletti. Programın soru –cevap şeklinde son buldu.