Konu ile ilgili yazılı basın açıklamasında bulunan Ataş, tepkisini şöyle dile getirdi; “Değerli basın mensupları sizlere daha önce sıklıkla Türkiye’nin en büyük sorunu diye söz ettiğimiz ama gelinen mevcut ortam dünya üzerinde karşılaştığımız vicdani ve insanı sorunlardan sonra dünyanın en büyük sorunu haline gelen sokakta çalışan ve yaşayan madde bağımlısı çocukların sorunu ile ilgili dünyaya ve insanlığa karşı bir çocuk sivil toplum örgütü olarak kırgınlığımızı ve nefretimizi ve acımızı paylaşmak adına bir araya geldik
Kamuoyunun bildiği üzere dünya olarak şu anda dünya kupası heyecanını yaşamaktayız Gerek ülkemizin dünya genelinde bu heyecan yaşanırken insanların beş para etmez zevkleri uğruna yüzlerce çocuğu katleden ve insanlık suçu işleyen ve birleşmiş milletler çocuk hakları evrensel bildirgesini açıkça ihmal eden Brezilya devletinin vahşiliği ve bununla birlikte dünyanın buna karşı olan sessizliği bizleri açık bir şekilde rahatsız etmektedir.
Dünya kupasının heyecanının yaşanacağı ülke olan Brezilya’da sokakta yaşamak zorunda bırakılan ve hepsi birer Nimet, Demirtaş, Bahçeli, Kılıçdaroğlu, Erdoğan’dan daha değerli olan yüzlerce kardeşimiz görüntü kirliliği oluşturması bahanesi ile katledilmektedir. Ve başta ülkemiz ardından dünya genelindeki bütün ülkelerin bu katliama ve vahşete karşı olan sessizliği bir kez daha yaşamaktan dahi utanç duyacağımız bir tabloyu gözler önüne sermektedir. Bizleri en çok rahatsız eden olaysa madde bağımlısı kardeşlerimizin yasta olduğu anlarda ülkemizde ki siyasilerin çocuklarıyla özel okullardaki mezuniyet fotoğraflarını sosyal medyada paylaşmaları ve bu paylaşımların toplum tarafından oldukça ilgi görmesiydi. Bütün bunların yaşandığı anlarda ülke olarak sizlere utanç karnemizi açıklamakta yine madde bağımlısı gençlerden oluşan umut ve gönül elçileri derneğine düştü sanırız. Ve biz bu karneyi siyasileri bir utanç diploması olarak hediye etmeyi kendimize bir borç biliriz. Bu utanç diplomasını görüş ayırmaksızın bütün siyasi partilerimizin vicdanını rahatsız etme temennisi ile açıklarken Türkiye’nin madde bağımlılığında dünya 4. olduğunu ve ülkemizde yüz bini aşkın madde bağımlısı çocuk ve gencimizin olduğunu ve günlük ortalama ülkemizde 3 çocuğumuzun madde öldüğünü açıklamak bizleri oldukça üzmekte iken sanırız özel okullarda okuyan siyasilerin zengin çocuklarını mutlu etmektedir. Bu diplomayı başta sayın Fatma Şahine ve ardından Türkiye büyük millet meclisinde bu halkın temsilcisi olduğu iddia eden bütün millet vekillerine açıklamak bizler için kanayan bir yaramızı yeniden hatırlatmak olsa da umut ediyoruz ki siyasilerimiz için bu yarayı sarmak adına bir fırsat olacaktır.
Bakın değerli basın mensupları umut ve gönül elçileri derneği olarak bu güne kadar sustuk . Ama şu gerçeği herkesin bilmesi lazım. Ülkemizin sorunu kimlik kültür inanç sorunu değil insanlık sorunudur .Meclisin ve kamu kurumlarının vicdanı sorunları tartışması gerekmektedir. Biz çocukların istediği tek şey evrensek hakkımız olan insanı haklarımızın ihmal edilmemesi ve çiğnenmemesidir. Umut ve gönül elçileri derneği olarak dünya üzerinde yaşayan tüm halkları ve ülkeleri Brezilya devletinden bu katliamın ve vahşetin hesabını sormaya ve bir an önce dünyanın neresinde olursa oldun dezavantajlı konumda bulunan bizlerin siyah beyaz fakir hali olan kardeşlerimiz için gerekli insanı duyarlılığı göstermeye gerekli düzenlemeleri yapmaya davet ediyoruz .
Ülkemizde madde bağımlının ne derece arttığı hakkında konuşmamıza gerek dahi kalmamıştır. Her köşe başında madde kullanan kardeşlerimizle karşılaşmak mümkündür. Eğer vatanı ve milleti düşünüyorsak daha aydınlık yarınları hayal ediyorsak bununda yolunun sokaklardan geçtiğini unutmamak lazım. Sokaklarda yaşayan kardeşlerimizle ilgili samimi çalışmalar başlamadıkça ülkemizde demokrasiden eşitlikten kardeşlikten söz etmek mümkün değildir. Bizler Yunus Emrelerin Aşık Veysellerin Mehmet akif Ersoyların Beddui Zamanların torunları değimliyiz bunları hangi ara unuttunuz. Devir siyasi kimliklerin ve koltukların peşinde koşturmak devri değil devir insanlığa ve kardeşliğe sokakta çalışan kardeşlerimize hizmet etme devridir .Bu gün gerek ülkemiz olsun gerek dünya genelinde hiçbir annenin göz yaşı kimliğinin bayrağının rengine göre akmıyor hepsinin gözlerinden sadece aynı acı ve çaresizliğin damlaları akmaktadır. Bu anneleri ağlatan kim olursa olsun ister genelkurmayda bir albay ister muşta bir vali ister kandilde bir pkklı ister mecliste bir milletvekili bunlardan bu gözyaşlarının hesabını soracağımızı ve gerekli onurlu mücadelemezi sürdüreceğimizi bir kes daha belirtmek istiyoruz. Bu insanların şunu unutmaması lazım sizlerin çocukları sokaklardaki yoksul ailelerin çocuklarının kanı üzerinden eğitimlerine devam etmektedir bu açıkca ortadır. Peki sizlerin çocukları insanda biz neyiz ? Mardin de karton toplayan hasanın kanlı elleri İstanbul da mendil satan hasanın göz yaşları ölen bunca kardeşimiz bizlere bir kes oldun yeter dedirtmeyecek mi ? Brezilyada insanlar çocuklardan tiksiniyormuş . Bizde Ülkemizde ve dünyada bu çocuklar aç iken tok yatan lüx hayatlarına devam eden herkesten tiksiniyor ve şikayetçi olduğumuzu belirtiyoruz . Peki bizlerin hesabını kim soracak .Birilerinden utanç duyulacaksa bu kardeşlerimiz değil. Milletin vekilleri olduğunu idda edip milyon dolarlık araçlara binip yoksul halkı ihmal eden siyasilerdir. Umut ve gönül elçileri derneği adına dernek başkanı olarak brezilyadaki kardeşlerimize karşı işlenen katliamı protesto etmek adına ve ülkemizde kardeşlerimizin sesini duyurmak adına 3 günlük sokakta uyuma eylemi gerçekleştireceğimizi ve bu mücadelemizin her yerde devam edeceğini eylem sonunda muş ilinin valisini belediye başkanını ve emniyet müdürünü masaya konuları oturmaya davet ettiğimizi tüm halkımızın bilmesini istiyoruz . Ve bu mücadelemizde bütün kurumları bizleri yalnız bırakmamaları adına bekliyor desteklerini istiyoruz. .