AK PARTİ MUŞ İL BAŞKAN ADAY(LAR)I ÜZERİNE DÜŞÜNCELER (3)
15 Temmuz sürecini, Referandum ve çeşitli konuları detaylı bir şekilde analiz eden Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Adem Palabıyık, AK Parti Muş İl Başkan Aday(lar)ı Üzerine Düşünceler (3)´ konusunu el
15 Temmuz sürecini, Referandum ve çeşitli konuları detaylı bir şekilde analiz eden Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Adem Palabıyık, ‘AK Parti Muş İl Başkan Aday(lar)ı Üzerine Düşünceler (3)’ konusunu ele aldı.
Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Adem Palabıyık, ‘AK Parti Muş İl Başkan Aday(lar)ı Üzerine Düşünceler (3)’ konusunu ele alarak bazı tavsiyelerde bulunmaya devam ediyor. Bir önceki açıklamasını hatırlatan Palabıyık, “Feodalliğin anlamı bizlerin sosyolojide ifade etmeye çalıştığı batı Avrupa değerlerini taşıyan bir manayı değil farklı olarak taşralılık ilişkilerini taşıyan bir kavramsallaştırma olarak algılanmalıdır. Batı Avrupa’nın lord, senyör gibi isimlendirmeleri buralarda ağa, kahya gibi kavramlara karşılık gelmelidir. Asıl kastımız ise köylülük ilişkilerindeki kurnazlık bilmecesinin yahut vasfının nasıl giderilebileceğidir. Batı, kendi köylüleri yahut Asya köylülerini tanımlarken kurnazlık kavramını kullanır. Örneğin. Köylü bir vatandaşın hayvanlarını satmak için gittiği pazarda, hayvanın değerinin üstünde bir değerle satışa başlaması ve sonrasında ise asıl değerine dönse de hiçbir suretle zarar etmemesi onun kurnazlığı ile alakalıdır. Bize de olması gereken budur ve devam etmelidir. Lakin esas problem pazar kurnazlığını hayatın tüm alanına hakim olma tecrübesidir. Bu olgu, sadece köylülük ile alakalı da değildir, siyasette yahut diğer kurumsal işlevlerde dahi bir kurnazlığın olduğu maalesef bilinmektedir” dedi.
“İŞTE BİZİM DEVAM ETMEMESİNİ İLERİ SÜRDÜĞÜMÜZ İLİŞKİ BİÇİMİ BUDUR”
Feodal ilişkiler ister istemez çıkar ve tanıdık ilişki biçimlerini büyütür ve beslediğini ifade eden Palabıyık, “Böylece bu ilişkiler toplumun geneline yayılır, ve diğerleri, onlara bu davranış türlerini öğretenlerden ne görmüşse aynı şekilde davranmaya başlar. Büyüdükçe bu ağ büyür ve gelişir, evlenince çocuklara aktarılır ve böylece nesilden nesle devam eder. Devam eden bu sürekliliğin bir yerde sekteye uğraması tüm işlevi bozar ve sonrasından nasıl davranacağını bilemeyen bireyler sık sık hata yaparak, istediklerinden uzaklaşmaya başlar. Bu süreçte çeşitli çatışmalar çıkar ve bazen bu çatışmalar yer değiştirmeye yahut toprak gaspına kadar birden fazla olumsuzluğa kapı aralar. İşte bizim devam etmemesini ileri sürdüğümüz ilişki biçimi budur. Bu ilişki biçimi bir yerde muhakkak patlak verecektir. Esasen ilişkiler böyle başlamasa yahut adalet merkezli bir ilişki ağı geliştirilse süreç olumsuz sonlanmayacaktır. Tüm bunları içine alan bir siyasi süreci düşündüğümüzde ise karşımıza büyük bir sorun yumağı çıkacaktır. Çünkü siyasi aktör bu karmaşıklık içinde kime yer verecektir yahut kimin çıkarını gözetecektir sorularına olumlu bir cevap bulamayacaktır. Böylece herkes lider olacak lider de herkesin kararını alan bir mekanizmaya sahip olacaktır. Herkesin söylemediği bir durum lider tarafından gerçekleştirilirse ciddi sorunlar yaşanacak ve böylece alınan kararların hiçbirini lider uygulayamayacaktır” ifadelerini kullandı.
“LİDERİN VASFI FARKLI VE ANLAMLI OLMALIDIR”
“Bizim vurgumuz da tam bu noktada, lider vasfını taşıyacak kişinin bu türden kurnazlıkla başlayan ve devam eden ilişki ağına sahip olmaması gereği üzerinedir” diye kaydeden Palabıyık, “Liderin vasfı farklı ve anlamlı olmalıdır. İlişki ağları içinde tüketilecek bir liderliğin ilimize de hiçbir katkısı olamayacaktır. İl başkanlığı adaylarının bu türden iletişim ağlarına sahip olması nitelik açısından bir katkı sağlamasa da belki oy tahminleri açısından sınırlı katkı sağlayacaktır lakin bu katkı sürdürülebilir olmayacaktır. Liyakat ehli bireylerin bu türden desteklere de ihtiyaç yoktur. Zaten kendi karakter ve diğer nitelikleriyle bu açığı kapatabilecek bir liderin, bunlara ihtiyacı kanaatimizce yoktur. Önceki günlerdeki konuşmasında bunu sert bir biçimde vurgulayan sn Cumhurbaşkanımızın, kendi adını kullanarak pirim yapanlara rest çekmesi de inşallah yukarıda bahsettiğimiz sürecin önünü kapatacaktır. Reis şöyle reis böyle diyenlerin ağzına adeta acı biber süren Cumhurbaşkanı, bu adımı atarak önemli bir felaketin önüne geçmiştir. Çünkü günden güne kraldan çok kralcı kesilenlerin sayısı artmakta ve ahkâm üstüne ahkâm kesmekteydiler. Hatta bu durum bir yana, Cumhurbaşkanı adına bile tehditkâr tavırların da gerçekleştiğine oldukça fazla sayıda şahit olanlar dahi çıkmıştı. Sırtını Cumhurbaşkanımıza vererek, hiçbir şey yapmadan seçimi kazandıklarını zannedenlerin sayısının ise hadi hesabı yok gibiydi.”
“BAŞIMIZA NELERİN GELECEĞİNE DAİR HAYLİ SENARYO MEVCUTTU”
“Sayın Cumhurbaşkanına bu bağlamda hepimiz bir teşekkür borçluyuz, çünkü böyle bir engelleme kendisi tarafından yapılmasaydı, başımıza nelerin geleceğine dair hayli senaryo mevcuttu” diye vurgulayan Palabıyık, şunları söyledi: “Bundan yola çıkarak şunu son cümle olarak ifade edebiliriz ki, il başkanlığına aday olacak bireyin artık kendi nitelikleriyle başarıya ulaşacağı ve başarıyı ise bir tek Allah’tan bekleyeceği artık aşikâr olmuştur. Hiçbir pasif aday artık sırtını ne sn Cumhurbaşkanımıza ne de AK Parti’nin sahip olduğu karizmatik niteliğe bağlayamayacaktır. Başarılı olamayacak pasif bireylerin bu partide yeri olmayacaktır ve en azından başarısızlıklarını kapatacak başarı, onlara AK Parti tarafından verilmeyecektir. Bu değişim hepimiz için önemli bir şanstır.”
İlginizi Çekebilir
- Salı 14.9 ° / 4.5 ° Güneşli
- Çarşamba 15 ° / 5.1 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
- Perşembe 11 ° / 6.3 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı

