AİLE SAYISI ARTMAYA DEVAM EDİYOR
Muş’ta Halkların Demokratik Partisi (HDP) önünde çocuklarına kavuşmak için eylem yapan ailelere bir aile daha katıldı.
İki yıl önce çocuklarının PKK tarafından dağa kaçırıldığını iddia eden aileler tarafından Diyarbakır’da başlatılan evlat nöbeti sonraki süreçte diğer illerde de başlamıştı. Bu kapsamda Muş’ta da 2 aile ile başlayan evlat nöbeti daha sonraki süreçte artarak devam etmişti. Son olarak ise dün gerçekleşen eylem bir aile daha katılarak eyleme katılan aile sayısı 9’a yükseldi.
Muş’ta her hafta Çarşamba günü HDP Muş İl Başkanlığı önünde eylem yapan aileler bu haftada eylem yaparak çocuklarını HDP’den istediler.
21 haftadır Muş’ta eyleme katılan ailelere son olarak Sönmezyıldız ailesi katıldı.
Eyleme yeni katılan Sönmezyıldız ailesi adına gazetecilere bir açıklama yapan anne Naciye Sönmezyıldız, şunları söyledi: “Muş’ta evlat nöbetine ilk defa katılıyorum. Çocuğum 15 yaşında Bitlis’in Tatvan ilçesinde okul okuyordu. Oğlum amcasının yanında kalmaya devam etti. Ben Muş’a geldim. Çocuğumu kandırıp kaçırdılar. Ben 6 yıldır çocuğumdan haber alamıyorum. Benim çocuğum küçüktü, ben çocuğumu istemeye geldim. Ben perişan oldum. Çocuğumdan başka hiçbir şey istemiyorum. Çocuğumu kaçıranlarda PKK terör örgütüdür. Ben onların isimlerini bile ağzıma almak istemiyorum. 15 yaşındaki çocuk hiçbir şey bilmez. 6 yıl önce aldılar çocuğumu kandırdılar. Şimdi ne durumdadır. Hiçbir haberim yok. Çocuğum aç mı tok mu nerde yatıyor ne hallerdedir bilmiyorum. Eğer ben çocuğumdan bir haber almış olsaydım peşini bırakmazdım. Bizim çocuklarımızdan ne istiyorlar. Eşimin vefatından sonra çocuğuma doyamadım. Şimdi de çocuğumu HDP’den istiyorum.” Dedi.
Muş’ta HDP İl Başkanlığı önünde evlat nöbetini başlatan iki aileden biri olan Teker ailesi adına her hafta eyleme katılan anne Gülbahar Teker iseşu ifadeleri kullandı: “Ben Hasköy ilçesinden buraya geldim. Daha önce Diyarbakır’da eylemimi yapıyordum. Dağa kaçırılan oğlum için buradayım. Dağdaki bütün çocuklar için buradayım. Bir tek çocuk kalana kadar eyleme devam edeceğim. Biz HDP önünde eylem yapıyoruz. Gelsinler bize derdimizi sorsunlar. Bizim çocukları niye dağa kaçırıyorlar. Bende Kürt’üm onlarda Kürt niye gelip derdimizi sormuyorlar. Ben çocuğumu HDP’den istiyorum. Çocuğumun biri hasta, diğeri de dağdadır. Benim çocuğumu getirsin bana versin. Son çocuk dağdan gelene kadar ben burada eylemime devam edeceğim. Ben korkmuyorum, tek başıma da kalsam eylemimi devam ettireceğim. HDP’nin kapatılmasını istiyorum. Bizim çocuklarımızı bize geri getirsin. Çocuklarımızdan hiçbir haberimiz yok. Ben çocuğumu almadan buradan kalkmayacağım. Allah devletimizden razı olsun, bizlere bu imkanı tanıdıkları için.
HDP bizden ve çocuklarımızdan ne istiyor? Anneler, babalar olarak burada perişan olduk, ağlıyoruz. Yeter artık, bu anne babalar bu kadar feryat ediyor, bu kadar ağlıyor. Vicdan yok. Eğer Müslüman olsalar getirip çocukları bize verirler. Kürt hakkı böyle değil. Biz de Kürtüz niye bizi savunmuyorlar. Ülkenin diğer illerinde de eylemler yapılıyor. Diyarbakır, Hakkari, Lice’de, Van’da ve Muş’ta aileler eylem yapıp yürüyüş yapıyorlar. HDP niye gelip bunları sormuyor. Bugün bir aile daha geldi bizlere destek vermek için. O da benim akrabam sayılıyor. Onun gelişine çok sevindim. Hem çocuğunu istemeye hem de bizlere destek oldu. Ablam gibi seviyorum. Onunda çocuğunu kandırdılar dağa kaçırdılar. 15 yaşında öğrenci iken kaçırmışlar. Biz çocuklarımızdan başka bir şey istemiyoruz. Ben HDP’nin kapatılmasını istiyorum.” Dedi.
Kardeşi için eylem katılan Ümit Özcan ise yapmış olduğu konuşmasında şunlara değindi: “Kardeşim Atilla Özcan için HDP binası önündeki eylemimizi sürdürüyoruz. Biz sonuna kadar bu eyleme devam edeceğiz. Bugün yeni bir aile daha bizlere katıldı. Yeni katılan ailenin gelmesi ile bizler sevindik. Bizler eylemimizle her geçen gün daha da büyüyoruz. Gelmeyen diğer ailelere de çağrımızdır, gelsinler bize katılsınlar. Hem bize destek versinler, hem de çocuklarını istesinler. Onların çocukları Avrupa’da gezerken bizim çocuklar ise dağlarda mağaralarda mahsun kalmışlar. Taşlarda topraklarda yatıyorlar. Ben buradan hem kardeşim Atilla Özcan’a hem de bütün dağda olanlara sesleniyorum. Kaçıp gelsinler. Devletimize teslim olsunlar. Diyarbakır’da Ayşegül Biçer’in oğlu gelip teslim oldu. Daha sonra Cumhurbaşkanımızla görüştüler. Hiçbir ceza almadı. İnşallah diğerleri de gelirler.” Şeklinde konuştu.