AİLELERİN KARARLI BEKLEYİŞİNE HAVA KOŞULLARI ENGEL OLMUYOR
Çocuklarına kavuşmak için Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Başkanlığı önünde evlat nöbeti tutan aileler yağışlı havaya rağmen nöbetlerini sürdürdüler.
Muş’ta Halkların Demokratik Partisi (HDP) il başkanlığı önünde çocuklarının PKK terör örgütü tarafından dağa kaçırıldığını iddia eden ailelerin başlatmış oldukları evlat nöbeti 84 haftayı geride bıraktı.
Muş’ta 84 hafta önce 2 aile tarafından başlatılan evlat nöbetine katılan aileler soğuk ve yağışlı havaya aldırmadan çocukları için nöbetlerine devam ediyorlar. Evlatlarına kavuşmak isteyen 42 aile çocuklarına kavuşmak umudu ile her hafta Çarşamba günü kendileri için kurulan çadırda bir araya gelerek nöbet tutuyorlar.
Bir araya gelen aileler çocuklarının fotoğraflarını biran olsun ellerinden düşürmezken, "Yavrumu verin bana", "Anneler direniyor", "Artık yeter, bırakın evlatlarımızı" ve "Artık yeter, yakamızdan düşün" yazılı dövizler açarak HDP ve PKK’ya tepki gösteriyorlar.
HDP önünde evlat nöbeti tutan annelerden Ayten Koçhan, yapmış olduğu açıklmasında; “İki yıla yakındır HDP önünde eylemimize devam ediyoruz. İçimiz yandığı için buradayız. HDP’den, PKK’dan çocuklarımızı istiyoruz. Çocuklarımızı versinler. Bu Türk, Kürt davası değil, Ermeni davasıdır. Yeter analar babalar ağladı. 7 yıldır benim çocuğum yok. Evlat hasretiyle yaşıyoruz. Çocuklarımızı versinler. Süleyman Soylu’ya, Cumhurbaşkanına sesleniyorum, HDP’yi kapatsınlar. Yılanın başı HDP’dir. Çocuklarımızı götürüp Amerika’ya satıyorlar. Her gün şehidimiz var. Allah bizim yüreğimizdeki acıyı onların (HDP-PKK) yüreğine düşürsün. Evlatlarımızı istiyoruz” dedi.
Oğlu için eyleme katılan bir diğer anne Naciye Sönmezyıldız ise; “Bizler 84 hafta önce başlattığımız evlat nöbeti eylemimizde kararlıyız. Ben oğlum Osman için buraya geliyorum. Oğlum daha 15 yaşındayken kandırıp kaçırdılar. Oğlum sesimi duyuyorsan hiç durma gel. Bu HDP ve PKK'dan size faydası yok. Geri gelin herkes size sahip çıkacak. 7 yıldır oğlumdan haber alamadım. 7 sene değil, 70 senede burada bekleyeceğim oğlum gelene kadar. Ben bu davayı bırakmıyorum. Oğlumu istiyorum. Benim oğlum küçüktü 15 yaşındaydı, okul okuyordu kandırdılar. HDP ve PKK bize yaramaz. Bize de size de işkence ediyorlar. Aç mısınız, susuz musunuz, üzerinizde elbise var mı, yemek var mı, yok mu bilmiyoruz. Çocuğum için HDP’nin önüne geldim. Bir çocuk dağda kalsa dahi biz buradayız. Bu davaya devam edeceğiz. Bizler sadece evlatlarımızı istiyoruz. Biz ciğerimizi istiyoruz. Biz başka hiçbir şey istemiyoruz. Çocuklarımızın kaçırılmasından dolayı da HDP’nin kapatılmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.
6 yıldır çocuğundan haber alamadığını ifade eden baba Şemsettin Özcan; “HDP çocuklarımızı aldı götürdü PKK'ya verdi, PKK'da Amerika'ya verdi. HDP’liler bizi mahvettiler. Ne hakları var çocuklarımızı aldılar. Çocuğumu büyüttüm, okula gönderdim, HDP çocuğumu alıp dağa götürdü. HDP, Amerika ile beraber. Niye çocuklarımızı götürüyorlar? Türk bayrağının altında yaşayan ve hainlik yapanın Allah evladını alsın. Devlet ve bayrak birdir. Oğlum sesimi duyuyorsan gel teslim ol. Burada eyleme devam edeceğim. Bütün çocuklara sesleniyorum, gelin teslim olun. Dağda size fayda yok. Gelin okul okuyun, sıcak yuvanıza gelin. Kar kış demeden bu işin peşinde olacağız. Çocuklarımızı vermeyene kadar burayı terk etmeyeceğiz. HDP'yi kapatsınlar. HDP mecliste niye konuşuyor, ne hakkı var. Bu Kürt davası değil; Ermeni, Amerika davasıdır.”
Oğlu için eylemini sürdüren bir diğer baba Halit Altun ise; “Muhsin oğlum 8 yıldır HDP seni kandırdı götürdü. Şu an var mısın yok musun bilmiyoruz. Yeter bu acıyı bize çektirdiğin. Aramadığım yer kalmadı. Neye mal olursa olsun bir canım var ve bu yolda vereceğim seni bulana kadar. Bütün HDP'lilere sesleniyorum, çocuklarımızı teslim edin. Cenab-ı Allah bize çektirdiğiniz acıyı size de çektirsin inşallah. Yıllardır gitmediğim, gezmediğim yer kalmadı. Çocuklarımızı 17-18 yaşında kandırıp okullardan götürüyorsunuz, kendi çocuklarınızı niye götürmüyorsunuz? Amerika'ya askerlik yapıyorsunuz. Gelin annenize, babanıza ve vatanınıza dönün. Oranın hayrı yok. Devlet hepimizin devleti. Devletin şefkati çok büyüktür. Gel devlete teslim ol. Oğlum eğer bizi seviyorsan gel. Senin gibi birçok kişi gelip teslim oldu. Sağ olduğum sürece buralara geleceğim” ifadelerini kullandı.